3D Biyo Yazıcılar Yaraları Tedavi Etmekte Kullanılacak

Biyo-baskı, 3b baskı işleminin, canlı hücrelerin hassas konumlandırılmasıyla, kompleks biyolojik yapıların (doku, organ) katman katman oluşturulmasıdır. Biyolojik yapıların oluşturulmasında; biyomimikri, otonom birleşme ve mini doku yapı blokları gibi birkaç yaklaşım mevcuttur. Biyolojik yapılar oluşturulurken, hücrelerin işlem sırasında canlılığını koruyabilmesi gerekmektedir. Biyomimikri, hücrelerin doğasının ve işlevselliğinin incelenerek, gerçek biyolojik yapıyla aynı özellikleri taşıyan biyolojik yapıların üretilmesini hedefler. Otonom birleşme, hücrelerin birbirleriyle olan etkileşimleri incelenerek, gerçek biyolojik yapıyla aynı yapısal özelliklerin, hücre lokalizasyonunun ve doku işlevselliğinin sağlanmasını hedefler

3D yazıcıların ortaya çıkışının üretim için bir devrim olarak düşünülmesiyle birlikte bu yazıcıların sağlık alanında da çeşitli yararları bulunuyor. Normalde hastalarda meydana gelen geniş yaraların tedavisi için yine hastadan veya başka bir kişiden alınan deri greftlerinin kullanılması gerekiyordu. Wake Forest Institute for Regenerative Medicine (WFIRM) kurumundan araştırmacılar hastanın kendi derisinden 2 katman alıp yarayı yamayabilen yeni bir biyo yazıcı geliştirdi.

3D yazıcılar ile deri grefti alma fikri son zamanlarda düşünülen bir konuydu. Öyle ki 2014 yılında prototip bir makine deri greftleri basıp bu greftleri yaranın boyutuna göre kesip hastanın yarasını yamayabiliyordu. Gelişen teknoloji ile bu alan daha da gelişmeye başladı.

Yeni geliştirilen biyo yazıcı son şekil olarak önceki 2 prototopin bazı özelliklerini taşımakta. Yeni cihaz, herhangi bir el cihazından boyut olarak büyük olmakla birlikte hala hastane içi kullanım ve taşıma için uygun özellikleri bünyesinde barındırıyor. Tekerlekleri sayesinde rahatlıkla yatak yanına taşınabiliyor ve hasta bu yazıcının altına yatıyor.Ayrıca daha öncedenToronto Üniversitesi’nde geliştirilen 3D deri yazıcısına göre daha avantajlı olacağa benziyor.

Önceki prototipler gibi yeni geliştirilen bu cihaz da hastanın kendi hücrelerini kullanıyor ve bu sayede doku retlerinin önüne geçilmiş oluyor. İlk olarak hastanın derisinden küçük bir biyopsi alınıyor ve alınan biyopsiden fibroblast ve keratinosit adı verilen 2 farklı deri hücresi izole ediliyor. Fibroblastlar yaraların onarımından sorumlu esas hücreler olarak karşımıza çıkıyor. Keratinositler ise derinin en dış katmanında bulunan hücre gruplarını oluşturuyor.

Alınan biyopsi örneğinde bu hücreler sürekli üretiliyor ve sayıları artırılıyor. Daha sonra hidrojel adı verilen bir madde ile karıştırılıp biyo yazıcı için gerekli olan mürekkep oluşturuluyor. Cihaz önceki prototiplerden bu kısımda ayrılıyor. Önceki cihazlar gibi yamayı direk olarak yaranın üzerine kapatmak yerine üzerinde bulunan 3 boyutlu lazer tarayıcısı ile yarayı tarıyor ve yaranın topolojosini çıkarıyor. Daha sonra bu bilgileri kullanarak yaranın derin kısımlarını fibroblastlar ile daha yüzeyel ve üst kısımlarını ise keratinositler ile kapatıyor.

Yeni yöntem cildin kendini onarma mekanizmasını taklit etmekle birlikte yara iyileşmesini de hızlandırıyor. Araştırma yapan ekip, fareler üzerindeki deneylerinde gözlemleyerek yeni derinin yaranın merkezinden dışarıya doğru şekillenmeye başladığını tespit etti. Önemli olan husus ise bu yöntem sadece hastanın kendi hücreleri kullanıldığında başarılı oluyor; yapılan deneylerde farklı deneklerden alınan dokular organizma tarafından reddedildiği gözlemlendi.

Araştırmanın yardımcı yazarı James Yoo hastanın kendi hücreleri kullanıldığında bu uygulamanın yara iyileşmesine büyük katkı sağladığını ve iyileşme sürecinin çok daha fazla hızlandığını belirtti. Ayrıca Yaraları tedavi etmek ve iyileşmelerine yardımcı olmak için piyasada birçok yara iyileştirici ürün olduğunu belirten Yoo, bu ürünlerin aslında cilt oluşumuna doğrudan katkıda bulunmadığını da ekledi.

Araştırmacılar gelişen teknoloji ile birlikte bu tarz cihazların yanık hastaları, diyabetik yaralara sahip hastalar ve derin yaralara sahip olan kişilere büyük kolaylıklar getireceği görüşünde.

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir