Antik Mısır’ ın Gizemleri

Antik Mısır Dünya’ nın en büyük uygralıklarından biridir. Yaklaşık 3000 yıllık bir ömrü oldu. Antik Dünya’ nın 7 harikasından ikisini inşaa ettiler.

İlki Giza Piramitleri ve ikinci antik harikası da İskenderiye Feneri idi.

İskenderiye Feneri ( Pharos )

Pharos olarak bilinen bu fener devasa bir büyüklükte idi. Geçmişten gelen bazı bilgilere göre İskenderiye Fenerinin 50km öteden görülebildiği söylenmektedir.
İskenderiye Feneri yapıldığı döneme göre teknoloji ve mimari olarak tam bir şah eserdi.M.Ö. 3. yüzyılda inşaa edilen fener Antik Mısır’ı fetheden Büyük İskender’in kurduğu yeni başkentin baş tacı idi.

İskenderiye herşeyden öte dünyanın gördüğü en mükemmel bir şehirdi. Büyük İskender şehrin ne kadar güçlü olduğunu göstermek istiyordu bu yüzden de bir kent simgesi olarak Pharos yani İskenderiye Feneri inşaa edildi.
Fakat Mısır’ ın gücü azaldığında İskenderiye’ nin meşhur feneride harap olmaya başladı. Altındaki toprak yavaş yavaş denize karıştı ve 14. yüzyılda yaşanan bir depremden dolayı yıkıldı.
Günümüzde Pharos’ un İskenderi Limanın girişinde suyun 7 metre altında kaybolduğu düşünülmektedir.

Fransız bir arkeolog ekibi feneri tekrar kesfetmeye çalışıyor ve ipuçları için en yeni teknolojileri kullanarak deniz yatağını tarıyorlar.Amaçları alınan bilgilerle feneri dijital olarak yeniden inşaa etmek.
İlk bulgulara göre yaklaşık 3000 civarı granit blok deniz yatağının 12 dönümlük bir alana yayılmış durumda bulundu.
Bu bilgilere dayanarak dijital ortamda hazırlanan Fener’in en gerçekçi görüntüsü aşağıdadır. Yazı içinde gösterilen diğer resimler ise geçmişte resmedilen çizimlerdir.

Abydos Tekneleri

Issız bir ortamda kıyıdan uzak bir noktada çöl kumlarının altında hayalet bir tekne filosu bulmak kesinlikle beklenmedik bir durumdur.

5000 yıldır bu teknelerden kimsenin haberi yoktu. Tekneleri oraya neyin getirdiği hala araştılmaktadır.Bulundukları nokta nil nehrine çok uzak bir yerdir ve nehrin bu tekneleri buraya kadar sürüklemesi imkansız olarak düşünülmektedir.

Yapılan kazılarda tam 14 tekne bulunmuş olup, bu teknelerden kalan ahşap parçalarına göre teknelerin boyutunun 18mt civarında olduğu belirlenmiştir.
Bütün tekneler çok dikkatli bir şekilde yan yana paralel olarak yerleştirilmiş halde bulunmuştur. Aynı zamanda bu tekneler keşfedilen en eski filo konumundadır.
Dijital ortamda hazırlanan grafik bilgilerine göre teknelerin basit bir tekne olmadığı ve 30 kürekçiyi içine alabilecek biçimde oluşturulmuş kürekçi tekneler olduğu keşfedilmiştir.

Bu 14 tekne yapılış biçimine ve büyük bir maliyeti olacağından firavuna ait olduğu düşünülmektedir. Etrafında yapılan kazılarda içinde yiyecek ve bira olan çömlekleri ortaya çıkarmıştır.
Ayrıca hemen yakınında büyük bir harabe şekilde bir yapı bulunmuştur ve varsayıma göre bu noktada ayinler düzenleniyormuş. Teknelerin ayin için hazırlanan dini bir ifadenin parçası olduğu düşünülüyor.
Bu bölgedeki yapılar büyük piramitlerden yaklaşık 200 yıl önce M.Ö. 2700 yılları civarında yapılmış. Yapılan incelemelere göre tekneler tuğlalar ile bir lahit mezar gibi kapatılmıştır.
Bütün bu tuğlalarda beyaz bir sıva ile kaplanmış bir durumdadır. Kısacası bu 14 tekneden oluşan bir tekne mezarlığı olarak düşünülmektedir. Aynı zamanda bu yapılara yaklaşık 1,5 km uzaklıkta aynı zaman aralığında yapılmış bir ilginç yapı daha keşfedilmiştir.

Mısırın ilk firavunlarından birine ait bir mezar olduğu anlaşılmıştır. Bu bilgilere görede bu teknelerin firavunun son yolculuğunda onurlandırılarak gömüldüğüne inanılmaktadır.

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir