Bilim İnsanlarının Açıklayamadığı 3 Şey

1 – Kostarika’ nın Taş Küreleri

 

Küre şeklindeki bir nesneyi kolayca kalıptan geçirerek kilden yapabilirsiniz. Ancak Kostarika’ da çok eski zamanlarda yaşayan insanlar bunu zor yoldan yapmışlar.

1930 lu yıllarda Kostarika’ nın Diquis Deltası bölgesinde birkaç santimetreden yaklaşık 2 metreye kadar büyüyen boyutlarda küreler keşfedilmiştir.

Granodiyorit denilen sert bir taştan yapılmışlardı. Bu taş kürelerden yüzlercesi Talamanca Dağlarının eteğindeki bir taş ocağında bulunmuştur. Araştırmacılar 16 ton ağırlığında devasa bir top dahi bulmuşlardır.

Tahminlere göre bu taş küreler Milattan Önce 200 lü yıllarda yapılmaya başlanmış olup, ne için kimin için yapıldığı hala gizemini korumaktadır. Fakat 16. yüzyılda bölgeye İspanyol’ ların bölgeye gelmesi ile bu küre yapımı bırakılmıştır. Bu taşlar hala gizemini korumaktadır.

2 – Roma Dodekahedronu

Bronz veya taştan yapılmış bu garip içi boş nesneler yaklaşık 200 yüzyıl önce keşfedilmiştir. Her köşede ileriye doğru çıkık bir topuzu olan 12 yassı beşgen şeklinde yüzleri vardır.

Bu Dodekahedronların yüzlercesi o zamanlar Roma İmpatorluğunun bir parçası olan Macaristan, Büyük Britanya, İsviçre, Belçika, Avusturya, Almanya, Hollanda, Fransa ve Lüksemburg’ da bulunmuştur.

Bu nesneler 2,5-3 cm ile 10cm boyutlarında olup, tarihçesi Ms. 2 veya 3. yüzyıla kadar dayanmaktadır. Antik Romalıların normalde kayıt tutma alışkanlığı vardır. Fakat Dodekahedron lar için hiçbir şey bulunamamıştır.

Fakat araştırmacıların bunlar için bir kaç teorisi var örneğin bunlar muhtemelen

  • Oyun Zarı
  • Çocuk Oyuncağı
  • Mumluk
  • Basit Bir Süs Eşyası
  • Savaş Alanında Kullanılan Bir Ölçüm Cihazı
  • Astronomi İle İlgi Bir Alet

Uzmanların gerçek anlamda bir fikri olmadığı yukarıdaki örneklerden bellidir. Bu yüzden bu Roma Dodekahedronları hala gizemini korumaktadırlar.

3 – Girit’ teki Phaistos Diski

1908 yılında İtalyan Arkeleog Luigi Pernier Yunanistan’ ın Girit Adasının Phaistos kentindeki Minoan Sarayında Phaistos Diskini buldu.

Kilden yapılmıştı ve çapı yaklaşık 16cm idi.Her iki tarafıda sarmal şekilde düzenlenmiş 243 sembol ile kaplıydı.

Uzmanlar diskin M.Ö. 1400 ile 1850 yıllarında yapıldığını düşünüyorlar. Fakat bu diskin amacı ve anlamı hala gizemini korumaktadır.

Önceleri diskin uydurma olduğu düşünüldü. Fakat bu bilim insanlarının Phaistos Diskinin üzerindeki sembollerin ne anlama geldiğini bulmayı engellemedi.

Uzmanlar ilk önce bunun hareketli daktilo gibi birşey olduğunu savundu. Ancak Girit Teknoloji ve Eğitim Enstitüsünden Dil Bilimci ve Araştımacı olan Dr. Gareth Owens aksini düşündü.

Oxford Üniversitesi Fonetik Bölümünden Profesör John Coleman ile işbirliği yaparak bunun eski bir minoan tanrıçası adına yazılmış dua olduğuna karar verdiler. Şimdi Heraklion Arkeoloji Müzesinde sergilenen diskin ancak bir yüzünün yaklaşık %90 ı deşifre edilmiştir.  Bu disk demek ki hala gizemini korumaya devam etmektedir.

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir