Devil May Cry 5 İnceleme

Devil May Cry 5 İncelemesi! Video oyun dünyasının en köklü serilerinden bir tanesi olan Devil May Cry, şüphesiz her oyunuyla (ikinci oyun hariç) belli bir kalite standardını yakalayarak oyuncuların karşısına çıkmayı başardı. Özellikle ilk oyunuyla video oyun dünyasında aksiyon oyunlarının bazı temellerini değiştiren seri, üçüncü ve dördüncü oyunuyla ağızlarda mükemmel bir tat bıraktı. Son olarak DmC: Devil May Cry’la birlikte seriyi İngilizlere emanet eden Capcom, hikayeyi baştan başlatmak istemişti. Fakat Devil May Cry hayranları, yeni Dante’nin özellikle görünüşüne fazla tepki gösterince, oyun kaliteli olsa bile DmC: Devil May Cry, ana seriye dahil edilmemişti.

Geçtiğimiz E3 fuarında duyurulan Devil May Cry 5 ile birlikte, dördüncü oyunda bıraktığı hikayeyi devam ettireceğini belirten Capcom, eski ve yeni nesil oyuncuların ilgisini etrafında toplamak istiyor. Resident Evil 2 Remake sayesinde bu gayesine ulaşan Capcom, aynısını Devil May Cry markası için de hedefledi. Ana karakter olarak Dante’nin dışında dördüncü oyundan tanıdığımız Nero’yu da oyuna dahil eden geliştiriciler, bu kez serinin hikayesine doğrudan etki edecek bir karakteri daha karşımıza çıkarttı.

Hikayede Devil May Cry’a bir müşteri olarak gelen V, üçüncü oynanabilir karakter olarak oyunda yer ediniyor. Dante ve Nero’dan farklı olarak uzak dövüş yeteneğiyle farkını ortaya koyan V’nin, seriye oldukça yakıştığını söyleyebilirim. Eğer dördüncü oyunda Capcom, Dante yerine ana karakter Nero’yu verdiğinde karaktere karşı bir soğukluk hissettiyseniz, bu hissiyatın V’de yaşanmadığının altını çizmek istiyorum. Diğer oyun serilerine nazaran yeni bir karakteri oldukça zor kabul eden Devil May Cry serisi, bu engelini beşinci oyunuyla V sayesinde (karakterin başrol olmamasından mütevellit) aşmış. Oyunun ilk başında Nero’yla başladığınız maceraya V karakteri, daha sonradan dahil oluyor. Gizemli tavırlarıyla nasıl bir yapıda olduğu çözülemeyen karakterin, hikaye boyunca size ihanet edeceği düşüncesi aklınızın bir köşesinde her zaman yer ediniyor. Çünkü kendisi her ne kadar oynanabilir ve önemli bir karakter olarak resmedilse de, senaryo tarafında V yan karakterlere güven vermekte güçlü çekiyor.

Seriye yeni katılan Nico karakterinin ise Nero’nun yanına oldukça yakıştığını söyleyebilirim. Kendisi ateşli ve delici silahlar geliştirmekte usta bir karakter olarak oyuna eklenmiş. Hatta daha oyunun başlarındayken, kendisinin bu yeteneğini nereden aldığı ortaya çıktığında, Nico seriyi yakından takip eden oyuncuları şaşırtabilir. Hikayenin başını özetleyecek olursak; V’nin görevini kabul ettikten sonra bu görevin, diğer şeytan avlama görevlerinden çok farklı olduğunu fark eden Dante, beklemediği bir şekilde güçlü bir düşmanla karşılaşıyor. V ve Dante oyunun ana hikayesine bu şekilde dahil olurken, Nero ise partiye geç kalan karakter konumunda bulunuyor. Bu kısımda hikayeye dair pek fazla detay vermek istemiyorum, keza oyunu oynadığınız zaman hikayenin girişini birinci elden gözlemlemeniz, oyunun size yaşattığı zevki daha da yükseltecektir.

Devil May Cry 5’in hikaye anlatımına geçtiğimizde Capcom’un, seriye ilk kez hikaye konusunda daha fazla önem verdiğini oyuna giriş yaptığımız ilk andan itibaren fark edebiliyorsunuz. Hali hazırda elle tutulur pek fazla hikaye derinliği olmayan Devil May Cry serisi, bu kez beşinci oyunuyla bizlere sürükleyici bir senaryo sunmuş. Bunun yanında hikayeyi anlamanız için sizden diğer oyunları oynamanızı da isteyen geliştiriciler, seriye yeni giriş yapacak olan oyunculara bir güzellik de yapmış. Oyunun ana menüsünde bulunan seçenek sayesinde, Devil May Cry serisinde geçmişten günümüze kadar neler olduğunu anlatan kısa bir videoyla kim kimdir? Nedir? Öğrenebiliyorsunuz.

Her bir karaktere arka plan hikayesi koyup dallanıp bulandırmak yerine, üç karakteri de tek bir amaç için aynı çatı altına toplayan oyunda, senaryoyu farklı bir karakterle oynamak isterseniz hikaye ilerleyişi değişmiyor. Oyunun çoklu karakter sistemine bu özellik sayesinde co op oynanış da ekleyen geliştiriciler, başka oyuncuların oyunumuza dahil olmasına izin vermiş. Fakat bu mekaniğin oynanışı herhangi bir şekilde baltalamadığının altını çizmek istiyorum. Herhangi bir yerde dövüşürken, bir anda sizin kontrol etmediğiniz karakter dövüşe dahil oluyor ve size yardım edip ortadan kaybolabiliyor. Ayrıca bu co op mekaniğinin gerçek zamanlı olmadığına da belirtmekte fayda var. Eğer oyunu çevrimiçi bir şekilde oynarsanız, oyun sizin hayalet kayıt dosyanızı (ghost data) çıkartıyor ve diğer oyuncularla etkileşime sokuyor. Ayrıca oyununuza dahil olan oyuncuları bölüm sonlarında iyi veya kötü olarak puanlama imkanınız da var.

Devil May Cry 5’in karakter gelişimi sistemi ise eski oyunların yolunu izlemiş. Yine Red Orb toplayarak karakterimize yeni beceriler alabilirken, aynı zamanda silahlarımızı da geliştirebiliyoruz. Karakter gelişimi ekranında Nero’nun, oyuncuya oldukça fazla seçenek verdiğini belirtelim. Hikayede şeytan kolunu kaybeden Nero, bu boşluğu Nico’nun yaptığı Devil Breaker’larla dolduruyor. Devil Breaker sisteminin, oynanış anlamında Nero’ya bağlı olarak oyunu renklendirdiğini rahatlıkla söyleyebilirim. Oyuna beklediğimizden daha fazla Devil Breaker entegre eden Capcom, her birini özgün olacak şekilde tasarlamış. Farklı farklı Devil Breaker seçenekleriyle Nero’nun yeteneklerini değiştirebilirsiniz.

Ayrıca bu eşyaları oyun içerisinde dövüşürken de bulmak mümkün. Red Orb’larla teker teker Nico’dan satın alınabilen Devil Breaker’lar, fazla kullanıldığındaysa parçalanabiliyor. Parçalandığında ise cebinizde bulunan sıradaki Devil Breaker devreye giriyor. Ancak bu sırayı sadece bölümün en başında ayarlayabiliyorsunuz. Dövüşlere daldığınızda bu sırayı değiştirmeniz imkansız. Eğer aktif olarak kullandığınız Devil Breaker, hoşunuza gitmezse tek bir tuşla parçalayıp, bir sonraki Devil Breaker’a geçebilmek de mümkün.

Kombo açısından Nero, dördüncü oyunda olduğu gibi daha ağır (Dante’ye göre) animasyonlara sahip. Dördüncü oyunda kendisi şeytan koluyla düşmanları tutup savurabiliyordu. Yeni oyunda da bu mekaniğin bir benzeriyle karşılaşıyoruz. Düşmanları karşısında hızlı olmak yerine ağır hasar vermeyi tercih eden Nero, oyuna başlamak için ideal bir karakter pozisyonunda bulunuyor. Geliştiriciler de bu durumu fark ettiği için, kontrolümüze oyunun en başında Nero’yu vermek istemiş.

Seriye yeni katılan V karakterine geçecek olursak, kendisinin diğer iki karaktere nazaran oldukça ağır hasarlar verebilmesi beni oldukça şaşırttı. Oynaması kolay olan V, Griffon ve Shadow isminde iki adet özel bir hayvana sahip. Griffon uzaktan hasar verebilirken, Shadow siz emir verdiğiniz takdirde düşmanın yanına gidip seri şekilde saldırı yapabiliyor. Ayrıca çok zorda kaldığınız zaman tek bir tuşla V’nin üçüncü şeytanı olan Nightmare’ı da çağırabilirsiniz. Savaş alanına geldiğinde oldukça büyük hasarlar verebilen bu dev yaratık, kısa süreliğine size yardım ediyor ve ortadan kayboluyor. Griffon sayesinde savaş alanında süzülebilen V’nin bir diğer dikkat çeken yeteneği ise kitap okuması olmuş. Savaş sırasında şiir okuyan V, bazı düşmanları manipüle edip etkisiz hale getirebiliyor. Fakat kitap okurken, saldırılardan kaçınmanın daha zor olduğunu da belirtmekte fayda var. Ayrıca Griffon ve Shadow’un da kendine özel bir can barı olduğu için, bu iki minyonu oldukça dikkatli kullanmalısınız. Eğer bu iki yardımcımız ağır hasar yerse, kısa süreliğine savaş alanını terk ediyor. V’nin karakter gelişim ekranıysa Nero kadar detaylı değil. Topladığımız Red Orb’lar sayesinde kontrol ettiğimiz yaratıklar yeni yeteneklere kavuşuyor.

Üçüncü oynanabilir karakter olan ve genel olarak Dmc hayranlarının favorisi manipüle ise hikayeye çok sonradan dahil oluyor. Serinin en sevilen karakteri olan Dante, oyunda önemli bir ağırlığa sahip. Herkesin el üstünde tuttuğu bir usta gibi gözüken Dante, şahsen benim oynarken en zevk aldığım karakter oldu. Eski Devil May Cry hayranlarının aşina olduğu kombo sistemini beşinci oyuna getiren manipüle , Dante’yi farklı stillere bölmüş. D-Pad’ler yardımıyla karakterin savaş alanında sergileyeceği yetenekleri değiştirebiliyorsunuz.

Ayrıca kendisi kılıç kullanmanın yanında yakın dövüş olarak tekme ve yumruklarını da kullanıyor. Oldukça akıcı bir dövüş mekaniğine sahip olan Dante’yi kontrolünüze aldığınızda, bir daha bırakmak istemiyorsunuz. Aynı şekilde Dante’nin gelişimi de diğer oyunlarda olduğu gibi yeni yetenek açmaya dayalı hale getirilmiş. Son olarak oynanış mekaniklerinin en dikkat çekici yanı ise oyuna eklenen özel bir asistan olmuş. Bu asistanı aktif ettiğinizde, oyunun kombolarını daha kolay bir şekilde yapabiliyorsunuz. Hali hazırda kolay olan oyunda bir de bu özelliği aktif ettiğinizde, karşınıza çıkan düşmanlar adeta birer kum torbasına dönüşüyor.

Oynanış mekaniklerini bir kenara bıraktığımızda oyunun teknik anlamda da başarılı olduğunu söylemekte fayda var. Konsol platformlarında da yüksek FPS değerinde çalışan Devil May Cry 5’in özellikle ara sahne grafikleri oldukça güzel olmuş. RE Engine’in gücünü sonuna kadar kullanan oyunun müzikleriyse, maalesef önceki oyunların gerisinde kalmış. Her ne kadar DmC: Devil May Cry, ana seriye dahil edilmemiş bir oyun olsa da, dövüş esnasında çalan müzikler bakımından oldukça zengin bir yapımdı. Fakat beşinci oyunda geliştiriciler, müzik konusunda biraz daha cimri diyebileceğimiz bir tavır göstermiş.

Oyunun en rahatsız edici tarafıysa bir Devil May Cry klasiği olan kamera açıları olmuş. Her bir oyunda kamera açısı sıkıntısını düzeltemeyen seri, beşinci oyunununda da bu sorununu aşamamış. Oyun, hızlı bir şekilde aktığı için bazen kamera açısı sapıtıyor ve dövüştüğünüz sahneyi görmek yerine, dövdüğünüz canavarın sırtını görmek zorunda kalabiliyorsunuz. Bu gibi kamera açısı hatalarıyla oyunda neredeyse her bir bölümde karşılaştım. Bunun yanında oyunun arayüz ekranının bazı oyuncuları rahatsız ettiğinin de altını çizmeliyim. Oyun içi arayüze eklenen kırık cam parçası efektleri, herkesi olmasa da bazı oyuncuların dikkatini dağıtabiliyor.

Sona geldiğimizde Devil May Cry 5, eski ve yeni nesil oyuncuları tek çatı altında toplayabilen bir yapım olmuş. Hızlı ve sürükleyici yapısıyla yeni nesil oyuncuları kendine bağlama potansiyeli olan oyun, aynı zamanda özüne sadık kaldığı için kemik kitlesini de üzmeyecektir. Eğer sıkı bir Devil May Cry hayranıysanız, bu oyunu kesinlikle kaçırmamanızı öneriyorum.

Kaynak  : https://www.merlininkazani.com/devil-may-cry-5-106131-inceleme

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir