Masonluk Nedir ?

İnsanlar arasında din, dil ve ırk farkı gözetmeden kardeşlik, hürriyet, eşitlik ve adalet ilkelerini savunduğunu iddia eder, Yahudi milli ve dini felsefesine bir yan felsefe olarak oluşmuştur ve Avrupa’ya taşınmasıyla Hıristiyan felsefesinden de büyük ölçüde etkilenmiştir fakat temel gayesinden hiçbir şey kaybetmemiştir.

Temel gayesi dünyayı gelecek zaman da var olacağına inandıkları bazı olaylar için ,kontrol altına almak, bir nevi ele geçirmektir. Bunun içinde insanları insan yapan ,onların benliğinin ve direncinin asıl kaynağı olan milli ve manevi değerleri bozmayı gaye edinmiştir.

Bunun yanında çağlar boyu insan hayatının büyük ölçüde kontrol edicisi halini almış Ekonomik, Siyasi ve Toplumsal olayların kontrolünü de ele geçirmek amaçları arasındadır. Bunun için Masonluğun hedef kitlesi üst düzey kesimdir.

Bu üst düzey kesimin önemli bir dilimi Mason dayanışması ve  maddi menfaatler uğruna , bu gurubun üyesi olmuş iş çevreleridir. Bu  çevreler tepeden gelen emirlere uyarak dünya ekonomisinin tek elden yönetilmesine araç olurlar.

Diğer bir dilim ise Siyasilerin dilimidir, ki  ekonomik ve toplumsal olayların en etkili kontrolü yönetici kadronun elindedir. Bir başka dilim ise MEDYA dilimidir, bu bana göre en önemli dilimdir.

Toplumsal, siyasi ve ekonomik olaylar birbiriyle daima etkileşim içindedir. Bu etkileşimi topluma yansıtan araç ise medyadır. Medyayı kontrol altına almakla toplumu yönlendirmek ,yerine göre uyutmak ve düşünemez hale getirmek, yerine göre de ayaklandırmak kaosa sürüklemek mümkündür. Çünkü insanlar gerçeği görüp duyduklarından ibaret sanma gibi bir yanılgıya sıkça düşerler. Gelecek bölümlerde masonlukla ilgili iddialarımızı tek tek ele alacağız…

Masonlukla ilgi diğer bir nokta ise ciddi bir gizlilik anlayışıdır. Bu gizlilik anlayışı Masonik sırların ve öğretilerin gizli kalmasını sağlamak. Bu yolla temel amaçlarının deşifre edilmesini engellemek istenmiştir. Masonluğun gizlilikle ilgili genel prensibini şu şekilde ifade etmek mümkündür : “Masonluk kendini her yerde hissettirmeli fakat hiçbir yerde görülmemelidir .” Ve görüyoruz ki masonluğun bu gizlilikle hedeflediği bir başka şeyde toplum üzerinde psikolojik bir etki oluşturmaktır. Çünkü İnsan Psikolojisinde var olduğu bilinen ,hissedilen fakat görülemeyen, gizlenen şeylerin etkisi büyüktür. Masonik sırları saklı tutmayarak masonluğa ihanet eden kişlerin başlarının kesilip, diğer masonlara ibret olması açısından çubuklara saplanıp sergilenişi tasvir eden bir çok resim mevcuttur. Bu tip örnekler çağımızda olmamakla birlikte, ortaçağ da sık sık yaşanmaktaydı.

Masonlara göre ise kendilerini çok daha farklı ifade ederler. Örneğin ”  Masonluğa saldıranların ve masonları kötüleyenlerin en büyük korkusu, Masonluğun ne olduğunun ve ne olmadığının toplumda iyice ve açıkça  anlaşılmasıdır.” sözleriyle masonluğun aslında “açıkça ve iyice anlaşılmak ”  istediğini, fakat art niyetli kişilerin bunu engellediklerini ifade etmeye çalışmışlardır .

Bu söze cevabımız şu olacak. Eğer masonluk “açıkça ve iyice anlaşılmak “isteseydi, elinde ki imkanlarla bunu pek ala yapabilirdi. Fakat günümüze kadar süslü cümlelerle dolu EDEBİ(!) açıklamalarla masonluk olduğundan farklı gösterilerek hep gizlenmeye çalışılmış. Burada söz oyunlarının aslı muhatabı masonlardır, asıl onlar “açıkça ve iyice”tanınmaktan korkarlar.  Bu nedenle hep gizli örgütlenirler, çoğu insan Masonluk diye bir kurumun  varlığından bile habersizdir. Toplantılarını kapalı kapılar ardında yapıp gizlilikten taviz vermezler,birbirleriyle “LEMS” denilen özel işaretlerle  anlaşırlar. Tüm bunlar masonluğun ne derece tanınmaktan korkan bir kurum olduğunu gözler önüne seriyor. Bu nedenle masonluk üzerlerindeki meraklı  gözlerin baskısını az da olsa azaltmak için Türkiye masonları son zamanlarda  göstermelik etkinlikler, sergiler düzenlemişlerdir.

Masonlar Masonluğu şöyle de tarif ederler ; “Masonluk, tüm insanların ve tüm toplumların barış ve mutluluğunu amaçlayan, bireylerin bu yolda ilerlemelerini sağlayan bir sistemdir.” Yukarıda insanlık,dünya vatandaşlığı ve enternasyonalizm gibi ülküleri  benimsediği, Masonların barış ve mutluluk için çalıştıkları öne sürülüyor.

Uygulamada ise masonlar sadece aynı teşkilat mensuplarını kardeş görür ve  ancak aynı teşkilata bağlananlara yardımcı olurlar,burada hedeflenen  insanlığın değil masonluğun mutluluğu ve barışıdır. Masonlara göre masonluğun birbaşka amacı ise; ” Özgür düşünceli, iyi ahlâklı, bilgili, erdemli, kendi toplumlarını ve  insanları seven, onların evrimsel doğrultuda gelişmeleri ve mutlulukları  için özveriyle çaba gösteren, adaleti öncelikli tutarak savunan, kendi sahip  oldukları değerleri başkalarına da kazandırmaya çalışan insanların giderek  daha çok sayıda yetişmelerinin sağlanması.”olarak ifade edilir.

Yukarıdaki sözlerle şunu da anlıyoruz ki masonluk çok sayıda edebiyatçıya  sahip .Tüm toplumca taktir edilen bir çok değer burada süslü cümlelerle masonluğun amacına dönüşmüş. Gerçek ise bundan çok farklıdır.

Cümle cümle  ele alalım. Özgür düşünceden bahsediliyor, yıllarca masonluk tabiri ile “tıpkı bir küp taş gibi yontulmuş”, kontrol altına alınmış,şekillendirilmiş, masonluğa uygun olmayan düşünceler(!)den arındırılmış beyinlerin özgür düşünceli olduğundan bahsedilmesi mantık dışıdır. Masonlukta özgürlük insanın manevi ve milli kimliğinden “bağımsız kalarak” kendini masonik değerlere bırakması, her zaman önceliği masonik değerlere tanımasından ibarettir.

İyi ahlak, bilgi ve erdemden bahsedilir, bunlar tüm insanlarca takdir edilen değerler olduğu için, burada cümleyi süslemek için kullanılmıştır. Günümüzde masonluk maddi menfaatleri amaç edinmiş, politik,ekonomik ve kişisel hırslarına kapılmış, insanların topluluğudur. Zaten masonluk kurumu da “Maşa olarak ” kullanabileceği kişileri kabul eder. Hiç bir zaman bir kasap, manav, ilkokul öğretmeni mason olamaz, ne derece ahlaklı, bilgili, erdemli olursa olsun. Fakat bunun yanında bir holding patronu yada politikacı, ne kadar pis meziyeti olursa olsun mason olabilir. Buradan da şu sonucu çıkarabiliriz ki Masonluk menfaatlerine uygun kişiler seçer, kişiler menfaatleri için mason olur.

“Kendi toplumlarını ve insanları seven, onların evrimsel doğrultuda gelişmeleri ve mutlulukları için özveriyle çaba gösteren” ifadesi ise başlı başına çelişkidir, çünkü mason kardeşliği, masonik amaçlar her zaman milli, manevi toplumsal anlayışın her zaman önünde tutulur . Dil ve ırk ayrımı yoktur sözlerine karşılık mason localarında bilhassa Yahudilerin ve dönmelerin en önemli mevkilerde bulunduğu görülmektedir.

Türkiye masonluğunun temellerini Selanikli sabetaycılar(gizli yahudiler) atmışlardır. Bu günde sabetaycılar ve masonlar arasındaki dayanışma devam  etmektedir, bu hal yahudilik ve masonluk ilişkisini gözler önüne seren  örneklerden biridir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir