Soru ve Cevaplarla ─░lgin├ž Bilgiler ÔÇô 2

– Ev ├ži├žekleri bize nas─▒l zarar verebilirler?

Evimizdeki bitkiler veya s├╝s ├ži├žekleri solunumlar─▒nda g├╝nd├╝zleri havadaki karbondioksiti alarak oksijen verirler ama geceleri ise bizim gibi oksijen alarak karbondioksit verirler. Bu nedenle de ├ži├žeklerle ayn─▒ odada uyuman─▒n, havadaki oksijen azalaca─č─▒ i├žin zararl─▒ olabilece─či konusunda genel bir inan─▒┼č vard─▒r. Asl─▒nda bu do─črudur ama san─▒ld─▒─č─▒ kadar tehlikeli de─čildir.

Konuyu daha iyi anlamam─▒z i├žin bir bitkinin ayn─▒ anda yapt─▒─č─▒ iki i┼či bilmemiz laz─▒m. Birincisi h├╝crelerin nefes al─▒┼č─▒, ikincisi de ─▒┼č─▒k ve klorofil ├Âz├╝mlemesi diye de adland─▒r─▒lan fotosentezdir. Bu iki olay tamamen birbirinden farkl─▒, iki ayr─▒ i┼člemdir.

T├╝m canl─▒ h├╝crelerde oldu─ču gibi bitki h├╝crelerinin de ya┼čayabilmeleri i├žin havadaki oksijene ihtiya├žlar─▒

vard─▒r. Havadan nefes yolu ile ald─▒klar─▒ oksijenle ┼čeker gibi g─▒da molek├╝llerini yakarlar, enerji kazan─▒rlar. Bu, g├╝nd├╝z ve gece ya┼čamlar─▒ boyunca durmaks─▒z─▒n devam eder.

Bitkilerin yapraklar─▒ndaki h├╝creler ayn─▒ zamanda g├╝nd├╝zleri ─▒┼č─▒kla birlikte fotosentez i┼člemini ger├žekle┼čtirirler. Yani bitki g├╝nd├╝zleri her iki i┼člemi birlikte yaparken geceleri sadece nefes almaya devam eder. Fotosentez i┼čleminde bitkiler havadan karbondioksiti al─▒p oksijen verirler. Ancak h├╝creler buradan ├ž─▒kan oksijeni nefes almada tekrar kullan─▒rlarken, nefes veri┼čteki karbondioksiti de fotosentezde kullan─▒rlar.

Ortalama yeti┼čkin bir insan, hareketsiz durumda bir dakikada 15, bir g├╝nde 20 bin kez nefes al─▒r. Her solumada yar─▒m litre hava ci─čerlerine girer. Yani dakikada 7-8 litre havay─▒ ci─čerlerine ├žeker ve tekrar verir. Bu, g├╝nde 11 bin litre hava demektir. Asl─▒nda nefes al─▒rken havadan oksijen al─▒p karbondioksit veririz ifadesi de tam do─čru de─čildir.

Ald─▒─č─▒m─▒z havada hem oksijen vard─▒r, hem de karbondioksit. Verdi─čimizde de ayn─▒ ┼čekildedir ama oranlar─▒ de─či┼čiktir. Ci─čerlerimize ald─▒─č─▒m─▒z havadaki oksijen oran─▒ y├╝zde 21 iken d─▒┼čar─▒ verdi─čimizdekinde y├╝zde 16’d─▒r. Yani her nefeste ald─▒─č─▒m─▒z havan─▒n y├╝zde 5-6’s─▒ v├╝cudumuzda oksijen olarak kullan─▒l─▒r. Dolay─▒s─▒yla havadan ald─▒─č─▒m─▒z g├╝nl├╝k oksijen miktar─▒ ortalama 570 litre civar─▒ndad─▒r.

G├╝nd├╝zleri yeterli ─▒┼č─▒k alt─▒nda, bitkilerdeki fotosentez i┼člemi, bitkinin nefes almas─▒ndan daha yo─čundur. Yani ortaya fazladan oksijen ├ž─▒kar ve g├╝nd├╝zleri odan─▒zdaki havadaki oksijen miktar─▒n─▒ art─▒r─▒rlar. Geceleri ─▒┼č─▒k olmad─▒─č─▒ndan ve karanl─▒kta fotosentez i┼člemi yap─▒lamad─▒─č─▒ndan, nefes almaya devam eden bitkilerden ├ž─▒kan karbondioksit miktar─▒ daha ├žoktur.

Evlerimizdeki bitkilerin veya s├╝s ├ži├žeklerinin g├╝nd├╝z ├ž─▒kard─▒klar─▒ fazla oksijen ve gece verdikleri karbondioksit miktar─▒, insan─▒n soludu─ču havan─▒n i├žindeki oksijen miktar─▒ yan─▒nda o kadar azd─▒r ki sa─čl─▒─č─▒m─▒z─▒ etkileyebilmesi m├╝mk├╝n de─čildir. Ancak kap─▒s─▒, penceresi hava s─▒zd─▒rmaz k├╝├ž├╝k bir odada, dev bitkilerle birlikte yatma gibi bir al─▒┼čkanl─▒─č─▒n─▒z varsa ba┼čka tabii…

 

– Sabun kiri nas─▒l gideriyor?

Asl─▒nda sabun bir antiseptik, yani mikrop ├Âld├╝r├╝c├╝ de─čildir. Normal bir deri ├╝zerinde, ├Âl├╝ deri h├╝creleri, kurumu┼č ter, ├že┼čitli bakteriler, ya─čl─▒ ifrazatlar ve toz vard─▒r. Sabunun ├Âzelli─či, mekanik olarak derimizin ├╝zerinden bunlar─▒n al─▒nmas─▒n─▒ sa─člamas─▒d─▒r.

Suyu ve ya─č─▒ (ne ya─č─▒ olursa olsun) ayn─▒ kaba koyarsan─▒z birbirlerine hi├ž kar─▒┼čmazlar aksine su ve ya─č molek├╝lleri aras─▒nda birbirlerini iten bir g├╝├ž vard─▒r. Elimizi sadece su ile y─▒kad─▒─č─▒m─▒zda, derimizin ├╝zerindeki ya─č tabakas─▒, suyun derimize temas─▒na mani olur, onu da─č─▒t─▒r ve tam anlam─▒ ile temizlik sa─članamaz. ─░┼čte burada sabun devreye girer ve arac─▒l─▒k rol├╝n├╝ ├╝stlenir.

Sabunun bilinen tarihi 2000 y─▒ldan da ├Âncesine uzan─▒r. Hatta Anadolu’da 4000 y─▒l evvel Hititlerin yakt─▒klar─▒ bitkilerin k├╝lleri ile ellerini temizledikleri bilinmektedir. Sabun, tarihinin her d├Âneminde ucuz ve kolay bulunabilen malzemelerden┬á┬á yap─▒lm─▒┼čt─▒r. Romal─▒lar┬á sabun┬á yapabilmek┬á i├žin,┬á kire├ž┬á ta┼č─▒n─▒ ─▒s─▒tarak kire├ž elde etmi┼č, bu ─▒slak kireci s─▒cak a─ča├ž k├╝lleri ├╝zerine p├╝sk├╝rt├╝p sonra da kar─▒┼čt─▒rm─▒┼člard─▒r.

Olu┼čan gri ├žamuru s─▒cak su dolu bir kazana d├Âkerek ke├ži ya─č─▒ ile saatlerce kar─▒┼čt─▒rarak kaynatm─▒┼člard─▒r. Kirli kahverengi kal─▒n bir tabaka olu┼čunca, so─čumaya b─▒rakm─▒┼člard─▒r. So─čuma sonucu sertle┼čen tabakay─▒ par├žalara b├Âlerek sabun olarak kullanm─▒┼člard─▒r.

─░┼čte sabun budur. Her sabun kire├ž gibi bir alkali madde ile bir ├že┼čit ya─č─▒n kar─▒┼č─▒m─▒d─▒r. G├╝n├╝m├╝zde alkali olarak kire├ž yerine genellikle kostik soda kullan─▒l─▒yor. Ke├ži ya─č─▒ yerine de, s─▒─č─▒r ve koyun ya─člar─▒ndan elde edilen don ya─člar─▒, hurma, pamuk ├žekirde─či ve zeytinden elde edilen ya─člar kullan─▒l─▒yor.
Alkali ve ya─čdan meydana gelen sabun da anne ve babas─▒n─▒n ├Âzelliklerini ta┼č─▒r. Yani bir taraftan ya─č─▒ severken di─čer taraftan suyu sever. Sabun molek├╝llerinin bir ucu ya─č─▒, di─čer ucu da bir alkali olan suyu ├žeker. Ellerimizi ovu┼čturdu─čumuzda ya─č ve kirler, dolay─▒s─▒yla i├žindeki bakteriler par├žalan─▒r. Sabun molek├╝lleri bu ya─čl─▒ kirleri sararlar suyla birle┼čtirirler ve art─▒k ├ž├Âz├╝nemez hale getirirler. Musluktan akan su ile de uzakla┼č─▒r giderler. Ellerin kurulanmas─▒ ile de bakterilerin ├žok sevdi─či nemli ortam ortadan kalkm─▒┼č olur.

G├╝n├╝m├╝z├╝n modern marketlerinde ise sabunun, baz─▒ katk─▒ maddeleri, boyalar, parf├╝mler, deodorantlar, bakteri giderici maddeler, kremler, losyonlar ve reklamlarda s├Âylenilen di─čer maddeler eklenmi┼č hali ile kar┼č─▒la┼č─▒yoruz. ┼×ampuan, di┼č macunu, t─▒ra┼č kremi ve kozmetikler, sabunun sodyumun de─či┼čik bile┼čikleri ile yap─▒lm─▒┼č di─čer adlar─▒d─▒r. E─čer kostik soda yerine potasyum kullan─▒l─▒rsa, daha yumu┼čak olan s─▒v─▒ sabun elde edilir.

 

– Sirklerde k─▒l─▒c─▒ nas─▒l yutuyorlar?

─░ster inan─▒n, ister inanmay─▒n g├Âsterilerde k─▒l─▒c─▒ yutanlar─▒n yapt─▒klar─▒ numara sahte de─čildir. Ger├žekten k─▒l─▒c─▒ yutarlar. Ana problem g─▒rtlak adalelerini rahatlatmay─▒ ├Â─črenmek, b├Âylece yutkunmaya mani olmakt─▒r. Bu ├Âzellik haftalar boyu s├╝ren egzersizlerle kazan─▒labilir. K─▒l─▒c─▒n bo─čaz─▒ kesme ihtimali yoktur, ├ž├╝nk├╝ her iki taraf─▒ da keskin de─čildir, yani k├Ârd├╝r. K─▒l─▒c─▒n ucu sivri gibi g├Âr├╝n├╝r ama midenizin taban─▒na ula┼čamayacak boyda bir k─▒l─▒├ž se├žerseniz bu da problem yaratmaz.

K─▒l─▒├ž ve alev yutman─▒n b├╝y├╝k ustalar─▒ndan Dan Mannix, bu konuda 1951 y─▒l─▒nda bir kitap bile yazm─▒┼čt─▒r. Mannix bu i┼či ba┼čarabilmek i├žin haftalar boyunca, g├╝nde en az bir saat, kesme ihtimali olmayan bir k─▒l─▒├ž ile ├žal─▒┼čt─▒─č─▒n─▒ s├Âyl├╝yor. Birinci problem yutkunma refleksinden ├ž─▒km─▒┼č. Yine haftalarca ├Â─čle yeme─či yemeyerek, k─▒l─▒├ž bo─čazdan girerken bo─čaz─▒n b├╝z├╝┼čmesi problemini halletmi┼č. Sonunda bir g├╝n k─▒l─▒c─▒ sokarken bo─čaz─▒ gev┼čeyebilir hale gelmi┼č.

Mannix i┼čin en zor yan─▒n─▒ ge├žti─čini zannederken esas zorlukla Adem Elma’s─▒ denilen yerin arkas─▒nda kar┼č─▒la┼čm─▒┼č. Oradaki k─▒vr─▒m─▒ da ge├žmeyi ba┼čard─▒ktan sonra, kaburga kemiklerine de dikkat ederek, k─▒l─▒c─▒ kabzas─▒na kadar yutabilme yetene─čini kazanm─▒┼č.

K─▒l─▒├ž yutmay─▒ evde kendi kendine ├Â─črenmeye kalk─▒┼čmak son derece tehlikelidir. Hele bu numaray─▒ yaparken konu┼čmay─▒ profesyoneller d├╝┼č├╝nmezler bile. Yutmadan ├Ânce ve sonra k─▒l─▒c─▒n steril hale getirilmesi de ├žok ├Ânemli bir husustur.

├çok az da olsa katlanabilir k─▒l─▒├žlar─▒ kullanan baz─▒ hilebazlar ortaya ├ž─▒k─▒nca, Mannix k─▒l─▒c─▒ ger├žekten yuttu─čunu ispatlayacak ba┼čka numaralara ge├žmi┼č. ├ľzel olarak imal edilmi┼č, ├žok ince kal─▒nl─▒ktaki, elektrik ba─člant─▒lar─▒ sadece bir taraf─▒nda bulunan, ‘U’ ┼čeklindeki bir neon t├╝p├╝ yutmu┼č. Elektrik verilip neon lambas─▒ yan─▒nca, ─▒┼č─▒k v├╝cudunun d─▒┼č─▒ndan da g├Âr├╝lm├╝┼č. B├Âylece bu tip ┼čeyleri ger├žekten yuttu─čunu ispatlam─▒┼č.

Mannix ve asistanlar─▒ i┼či ├Âyle geli┼čtirmi┼čler ki, k─▒zg─▒n, k─▒zarm─▒┼č k─▒l─▒├žlar─▒ yutma numaralar─▒ bile yapm─▒┼člar. Tabii ├Ânce asbest bir k─▒l─▒├ž k─▒n─▒n─▒ yutarak.

 

– Gazeteler ni├žin enine d├╝zg├╝n y─▒rt─▒lam─▒yor?

Denerseniz g├Âreceksiniz ki, bir gazete sayfas─▒n─▒ yukar─▒dan a┼ča─č─▒ya d├╝zg├╝n olarak y─▒rtabilirsiniz. Ancak sa─čdan sola yani enine y─▒rtt─▒─č─▒n─▒zda d├╝zg├╝n y─▒rlamazs─▒n─▒z, muhakkak zikzaklar olu┼čur.

Gazete ka─č─▒d─▒n─▒n ana maddesinin a─ča├ž oldu─čunu hepimiz biliyoruz. Bir gazete ka─č─▒d─▒nda a─čac─▒n lirleri yukar─▒dan a┼ča─č─▒ya olacak ┼čekilde gelir.
─░┼čte bu sebeple bir gazete sayfas─▒n─▒ d├╝┼čey olarak y─▒rtarsan─▒z, y─▒rt─▒k, liflerin yolunu takip ederek d├╝zg├╝n bir ┼čekilde a┼ča─č─▒ya kadar iner. Enine y─▒rt─▒ld─▒─č─▒nda, her life rastlay─▒┼č─▒nda y─▒rt─▒lma zikzak ├žizer.

Peki lifler ni├žin d├╝┼čey do─črultuda? Bunun nedeni ka─č─▒d─▒n ├╝retili┼č bi├žiminde yat─▒yor. Bu lifler ├žok az su i├žeriyor ve ├╝retim band─▒nda, band─▒n hareketi boyunca yay─▒l─▒yor. ├ťretim band─▒ sonunda su kuruyor ama, lifler ka─č─▒tta uzunlamas─▒na yer al─▒yor.

 

– Atletler ni├žin saat y├Ân├╝n├╝n tersine ko┼čuyor?

Sa─č elini kullanan insanlar, ayakla yap─▒lan hareketlerde de, sa─č bacaklar─▒n─▒ ├ľncelikle kullan─▒rlar. Bu nedenle de sa─č bacaklar─▒ daha g├╝├žl├╝d├╝r.
Sola kavis ├žizerek ko┼čtuklar─▒nda, sa─č ayak d─▒┼čar─▒da kal─▒r. ├ľzellikle k─▒sa mesafe ko┼čular─▒nda, pistin k├Â┼čelerinde ko┼čucular hafif i├že meylederek ko┼čtuklar─▒ i├žin sa─č aya─ča daha ├žok y├╝k biner ve ko┼čucu bu kuvvetli aya─č─▒ ile sola do─čru daha rahat ko┼čar.

─░nsanlar─▒n ├žo─ču sa─č ellerini kullan─▒rlar. Erkeklerin sadece y├╝zde 5’i, kad─▒nlar─▒n ise y├╝zde 3’├╝ solakt─▒r. ├ço─čunlu─čun rahat─▒ d├╝┼č├╝n├╝ld├╝─č├╝ i├žin de atletler pistte saat y├Ân├╝n├╝n aksi y├Ânde ko┼čarlar. Tabii bu durumda ve ├Âzellikle 400 metre ko┼čular─▒nda solaklar─▒n ┼čans─▒ biraz azalm─▒┼č oluyor.

 

– Boks ringleri ni├žin d├Ârt k├Â┼čedir?

Bilindi─či gibi, ‘ring’ kelimesi, ─░ngilizce’de daire, halka anlam─▒ndad─▒r. Parma─ča tak─▒lan y├╝z├╝─če bile bu nedenle ‘ring’ denilir. Asl─▒nda ge├žmi┼čte profesyonel boksta, boks├Ârler grup halinde, kasabadan, kasabaya dola┼č─▒r, oradaki yerli boks├Ârlerle ma├ž yaparlard─▒.

Boks yap─▒lacak alana seyirciler daire ┼čeklinde yerle┼čtirilir, en ├Ânde oturanlara alan─▒ ├ževreleyen ip tutturularak, ba┼čkalar─▒n─▒n boks yap─▒lacak yere girmeleri ├Ânlenirdi. Ayr─▒ca sahnedeki boks├Âre meydan okuyan biri kafas─▒n─▒ bu ipe ├žarparak d├Âv├╝┼čmek iste─čini belirtirdi.

Seyirci miktar─▒ art─▒nca bu usul├╝ uygulamak zorla┼čt─▒. Yere dikilen kaz─▒klara ip ba─članarak boks yeri belirlenmeye ba┼čland─▒. Tabii ki bu i┼č i├žin en uygun ┼čekil kare idi.

Boks yap─▒lan yerlerin d├╝nyan─▒n her yan─▒nda kare olmas─▒na ra─čmen “ring” diye adland─▒r─▒lmas─▒n─▒n hikayesi i┼čte bu!

 

– Asans├Âr d├╝┼čerken z─▒plan─▒lsa ne olur ?

D├╝┼č├╝n├╝n ki, asans├Âr├╝n├╝z bozuldu ve 60-70 km/saat, yani saniyede 18 metre h─▒zla d├╝┼č├╝yor. Siz de son saniyede yukar─▒ z─▒pl─▒yorsunuz. Yukar─▒ z─▒plaman─▒z olsa olsa saniyede 4-5 metre h─▒zla olabilir. Yani siz yine de yakla┼č─▒k saniyede 13-14 metre h─▒zla yere d├╝┼čmeye devam ediyorsunuz.

─░ster saniyede 18 metre, isterse 13 metre h─▒zla yere d├╝┼č├╝n, sonu├ž fark etmez. Sizi yerden kaz─▒mak zorunda kalabilirler. L├╝tfen panik yapmay─▒n, asans├Âr├╝ tutan tek bir kablo de─čildir, en az─▒ndan 5 veya 6 kablo vard─▒r. Bu kablolar─▒n her biri tek ba┼č─▒ na asans├Âr├╝n a─č─▒rl─▒─č─▒m ta┼č─▒yabilir.
Diyelim ki, bu kablolar─▒n hi├žbiri g├Ârevini yapmad─▒, asans├Âr├╝ durduracak bir ba┼čka fren donan─▒m─▒ daha vard─▒r. Hatta baz─▒ asans├Âr bo┼čluklar─▒nda ilaveten yayl─▒ veya ya─čl─▒, hayati tehlikeyi ├ľnleyecek ├Âzel sistemler de bulunur.

Bu sistemlerin hi├žbiri ├žal─▒┼čmazsa yine de iyimser olmaya ├žal─▒┼č─▒n, hi├ž olmazsa hayat─▒n─▒zda bir kere, hi├žbir katta durmadan do─črudan zemine inmi┼č oluyorsunuz!

 

– Mum yan─▒nca ni├žin geriye bir ┼čey kalm─▒yor?

Ger├ži ┼čimdi elektrikler kesilince otomatik olarak devreye giren lambalar, hatta jenerat├Ârler var ama mum hayat─▒m─▒z boyunca evimizin demirba┼č─▒ olmu┼čtur. Onu o kadar hayat─▒m─▒z─▒n ola─čan bir par├žas─▒ olarak alg─▒lam─▒┼č─▒zd─▒r ki, fitiline bir kibrit ├žakt─▒─č─▒m─▒zda onun nas─▒l yand─▒─č─▒ n─▒, yand─▒k├ža kat─▒ k─▒sm─▒n─▒n nereye gitti─čini d├╝┼č├╝nmeyiz bile.

Tarihi ├žok eskiye uzanan mum ─▒┼č─▒─č─▒n─▒n adeta b├╝y├╝l├╝ bir g├╝c├╝ vard─▒r. ─░nsanda romantik duygular uyand─▒rd─▒─č─▒ gibi, t├╝m dinlerde ruhani bir yeri de vard─▒r. Ayin ve adaklar─▒n vazge├žilmez malzemesidir. Mum tarihin ilk icatlar─▒ndan biridir. M─▒s─▒r’da ve Girit adas─▒nda milattan 3000 y─▒l ├Ânceden kalma mumlar bulunmu┼čtur ama en yayg─▒n kullan─▒┼č─▒ orta├ža─čda Avrupa’da olmu┼čtur. Tarihi bu kadar eski olup da g├╝n├╝m├╝zde de pop├╝laritesini yitirmeyen ve ├žok yayg─▒n olarak kullan─▒lan ba┼čka hi├žbir ┼čey yoktur.

Asl─▒nda mumun yap─▒s─▒ ├žok basittir ama yanma mekanizmas─▒ o kadar basit de─čildir. Mumun yap─▒s─▒nda iki ana eleman vard─▒r. Birincisi yak─▒t g├Ârevini g├Âren, bir ├že┼čit balmumu, ikincisi de emici ├Âzelli─či olan bir ├že┼čit sicim, yani fitil. Fitilin emici ├Âzelli─či ├žok ├Ânemlidir. ├ç├╝nk├╝ mumun yanma s─▒rr─▒ burada gizlidir. Bu ├Âzellik gaz lambalar─▒n─▒n fitillerinde de vard─▒r ve onlar da ayn─▒ prensiple ├žal─▒┼č─▒rlar.

Elinize herhangi bir sicim al─▒p ucundan su dolu bir kaba dald─▒rd─▒─č─▒n─▒zda suyun sicim taraf─▒ndan emildi─čini ve suyun sicim boyunca yukar─▒ ├ž─▒kt─▒─č─▒n─▒ renginin koyula┼čmas─▒ndan anlayabilirsiniz. ─░┼čte fitil de mumun ├╝st k─▒sm─▒nda alevden dolay─▒ eriyen balmumunu emerek ├╝st k─▒sm─▒na ta┼č─▒r ve bu b├Âlgede yanman─▒n devam─▒n─▒ sa─člar, yani burada as─▒l yanan ve ─▒┼č─▒─č─▒ veren fitil de─čil balmumunun kendisidir.

Parafin balmumlar─▒ ham petrolden yap─▒l─▒r, yani koyu bir hidrokarbon olup iyi bir yan─▒c─▒d─▒rlar. ├çakma─č─▒ ├žak─▒p fitili tutu┼čturunca, mumun en ├╝st tabakas─▒n─▒n da erimesine ve dolay─▒s─▒yla mekanizman─▒n ├žal─▒┼čmaya ba┼člamas─▒na sebep olursunuz. Fitil, bu erimi┼č balmumunu yukar─▒ aleve do─čru ta┼č─▒r, balmumu alevin s─▒cakl─▒─č─▒nda buharla┼č─▒r ve tutu┼čur. Yanan ┼čey asl─▒nda mumun kat─▒ k─▒sm─▒ oldu─čundan mum t├╝m├╝yle yan─▒p bitti─činde geriye pek bir ┼čey kalmaz.

Mum yapmada en ├žok ar─▒ balmumu, benzin ├╝retiminde petrolden ├ž─▒kan bir yan ├╝r├╝n olan parafin veya bitkisel ve hayvansal ya─člardan yap─▒lan ‘stearin’ kullan─▒l─▒r. G├╝n├╝m├╝zde en fazla kullan─▒lan mumlar bunlar─▒n kar─▒┼č─▒m─▒ ile elde ediliyor. Mumlar ├žekme y├Ântemi ile, d├Âk├╝lerek veya pres edilerek yap─▒l─▒yor. Her ┼čey tamamland─▒ktan sonra boya banyolar─▒na sokulurlar ve en sonunda da parlakl─▒k kazand─▒rmak i├žin so─čuk suya dald─▒r─▒l─▒rlar.

 

– Yaz─▒n ni├žin a├ž─▒k renk giysiler giyiyoruz?

Yaz g├╝nleri, g├╝ne┼čli s─▒cak g├╝nlerde genellikle beyaz veya a├ž─▒k renkli giysiler giyeriz. Beyaz renk g├╝ne┼č ─▒┼č─▒─č─▒ i├žinde bulunan b├╝t├╝n ─▒┼č─▒nlar─▒ yans─▒t─▒r yani b├╝t├╝n renklerin birle┼čimidir. Siyah renk ise tam aksine b├╝t├╝n ─▒┼č─▒nlar─▒ emer. Siyah renk ├╝zerinde hi├žbir ─▒┼č─▒n yans─▒maz, yani asl─▒nda siyah bir renk de─čildir, renksizliktir.

Siyah renkli kuma┼člar ─▒┼č─▒─č─▒n hepsini tuttuklar─▒ndan, beyaz kuma┼člara g├Âre tenimizi 5 derece daha s─▒cak tutarlar. Peki ├Âyleyse Sina ├ž├Âllerindeki bedeviler ni├žin siyah renkte giysi giymeyi tercih ediyorlar? ├ç├╝nk├╝ siyah renkli giysi, kuma┼č ile tenin aras─▒ndaki havay─▒ ─▒s─▒t─▒yor ama ayn─▒ anda bir havaland─▒rma mekanizmas─▒n─▒n da ├žal─▒┼čmas─▒n─▒ sa─čl─▒yor. Bu ─▒s─▒nan havan─▒n yerini alan hava bedevilerin serinlik hissi duymalar─▒n─▒ sa─čl─▒yor.

Siyah giysiler g├╝ne┼čin t├╝m ─▒┼č─▒nlar─▒n─▒ tenimize ge├žirirler ama beraberlerinde enfraruj ─▒┼č─▒nlar─▒n─▒ da. Bu nedenle ├žok g├╝ne┼čli bir g├╝nde a├ž─▒k renk giymek kesinlikle faydal─▒d─▒r. Kapal─▒ bir yerde ise enfraruj ─▒┼č─▒nlar─▒ n├╝fuz edemeyece─či i├žin siyah rengin ─▒s─▒y─▒ daha fazla iletmesi avantaj yaratabilir. Belki de d─▒┼ča beyaz, i├že siyah giymek, giysi, ten ve hava aras─▒ndaki ─▒s─▒ al─▒┼čveri┼či i├žin en ideal kombinasyondur. Tabii k─▒┼č─▒n da tam tersi.

K─▒┼č─▒n ├╝st ├╝ste giyinmenin as─▒l faydas─▒ iki giysi aras─▒nda hava tabakas─▒ olu┼čmas─▒d─▒r. Bilindi─či gibi hava iyi bir izolat├Ârd├╝r. Yani ─▒s─▒ iletkenli─či iyi de─čildir. Bu ┼čekilde g├╝ne┼čin ─▒┼č─▒─č─▒ tutuldu─ču gibi v├╝cuttan da ─▒s─▒ kayb─▒ olmaz. Yani k─▒┼č─▒n iki kat giyinildi─činde d─▒┼čtakinin siyah, i├žteki giysinin ise beyaz renk olmas─▒ ger├žekten faydal─▒d─▒r.

 

– Cam─▒n arkas─▒nda g├╝ne┼čte bronzla┼čabilir miyiz?

Hay─▒r. G├╝ne┼čte cildimizin renginin de─či┼čmesini sa─člayan g├╝ne┼č ─▒┼č─▒─č─▒n─▒n i├žindeki ├╝ltraviyole (UV) ─▒┼č─▒nlar─▒d─▒r ki bunlar camdan ge├žemez. UV ─▒┼č─▒nlar─▒ g├Âr├╝nmeyen, y├╝ksek enerjili, k─▒sa dalga boylu ve g├Ârebildi─čimiz renk da─č─▒l─▒m─▒nda mor rengin ├Âtesinde yer alan ─▒┼č─▒nlard─▒r. Bunun i├žin ├žok g├╝ne┼čli bir havada, g├╝ne┼č tam kar┼č─▒dan gelirken araba kulland─▒─č─▒m─▒zda y├╝z├╝m├╝z de─čil de a├ž─▒k olan pencereye yasl─▒ kolumuz k─▒zar─▒r.

Bizim bronzla┼čma ve ├žok sa─čl─▒kl─▒ g├Âr├╝n├╝yoruz diye be─čendi─čimiz, derimizin g├╝ne┼č alt─▒nda rengini de─či┼čtirmesi olay─▒ asl─▒nda ‘derma’ diye bilinen cildimizin ikinci tabakas─▒ndaki pigment h├╝crelerinin bir reaksiyonudur. Bu h├╝creler UV ─▒┼č─▒nlar─▒na maruz kald─▒klar─▒nda ‘melanin’ denilen daha koyu pigmentlerin miktar─▒n─▒ art─▒r─▒rlar. Bu koyu pigmentler derimizin ├╝st tabakalar─▒na gelirler ve b├Âylece derimizin rengi koyula┼č─▒r.

Melanin, UV ─▒┼č─▒nlar─▒n─▒ emer, yani v├╝cudun melanin ├╝retimini art─▒rmas─▒, v├╝cudumuzu UV ─▒┼č─▒nlar─▒n─▒n tehlikeli etkilerinden korumak i├žindir. Ama bir noktadan sonra bu da ge├žerli de─čildir. G├╝ne┼čin alt─▒nda ne kadar yanm─▒┼č olursak olal─▒m, derimizin rengi ne kadar koyula┼č─▒rsa koyula┼čs─▒n, yine de g├╝ne┼č ─▒┼č─▒─č─▒n─▒n i├žindeki UV ─▒┼č─▒nlar─▒n─▒n yar─▒s─▒n─▒ derimiz i├žine almaya devam edebilir.

A┼č─▒r─▒ UV ─▒┼č─▒nlar─▒na maruz kalmak sonunda deri kanserine bile yol a├žabilir. Her y─▒l yar─▒m milyon insanda bu hastal─▒k g├Âr├╝lmektedir. ├ľzellikle gen├žler aras─▒nda giderek artmaktad─▒r. Ger├ži bu t├╝r, genellikle ba┼čar─▒ ile tedavi edilmektedir ama ci─čere veya beyine yay─▒labilecek ├žok daha k├Ât├╝ t├╝rleri de vard─▒r.
├çok g├╝ne┼čli havalarda UV ─▒┼č─▒nlar─▒ndan korunmak, ┼čapka ve g├Âzl├╝k takmak tavsiye edilir. UV ─▒┼č─▒nlar─▒ g├Âzlerimize de ├žok zararl─▒d─▒r. Unutmayal─▒m ki,

v├╝cudumuzdaki en ince deri g├Âz kapaklar─▒m─▒zdad─▒r. G├╝ne┼če ├ž─▒kmak zorunda kalmayacaksa koruma fakt├Âr├╝ y├╝ksek krem ve ya─člar kullan─▒lmal─▒d─▒r.
UV ─▒┼č─▒nlar─▒ cisimlerden de yans─▒r. Bu nedenle g├Âlgede kalmak da ├žare de─čildir. ─░nsan g├Âlgede de yanabilir.

G├╝ne┼č enerjisi tahmin edilenden ├žok daha g├╝├žl├╝d├╝r. Yery├╝z├╝nde 3 kilometrekarelik bir tarlan─▒n bir g├╝n boyunca g├╝ne┼čten ald─▒─č─▒ enerji, Hiro┼čima ├╝zerinde patlat─▒lan atom bombas─▒n─▒n sal─▒verdi─či enerjiye e┼čittir. Bombadan enerji bir anda bo┼čalt─▒ld─▒─č─▒ndan, ┼čok dalgalar─▒ olu┼čmu┼č ve ├Âl├╝mc├╝l olmu┼čtur.

 

– Elektrik insan─▒ nas─▒l ├žarp─▒yor?

─░nsanlar─▒n elektri─če ├žarp─▒lmalar─▒ onun bir iletkeni haline gelmelerinden oluyor. S─▒v─▒lar iyi iletkendirler, yani elektri─či iyi iletirler. V├╝cudumuzu i├ži s─▒v─▒ dolu bir kap olarak d├╝┼č├╝n├╝rsek, b├╝t├╝n koruma g├Ârevi derimize kal─▒yor. O da v├╝cudumuzun her taraf─▒nda ayn─▒ kal─▒nl─▒kta de─čil. Islan─▒nca o da iletkenle┼čiyor, hele ├╝zerinde bir yara varsa direnci tamamen yok oluyor.
Evlerimizde 220 volt ve 50 Herz ak─▒m daima vard─▒r. Ne kadar ilgin├žtir ki, bir elektrik ak─▒m─▒n─▒n insana en tehlikeli frekans aral─▒─č─▒ 50 – 60 Hz.dir. Elektrik ak─▒m─▒n─▒ evimizdeki su tesisat─▒na benzetebiliriz. Suyun bas─▒nc─▒ neyse ‘Volt’ta odur. ‘Amper’ de suyun miktar─▒n─▒n kar┼č─▒l─▒─č─▒d─▒r.
Elektri─če ├žarp─▒lmada s├╝re de ├Ânemlidir. S├╝re uzarsa deride yaralar olu┼čur ve elektrik bu yaralardan daha ├žabuk ge├žer. Derimizden ge├žen elektrik ak─▒m─▒ derhal sinir sistemimizi etkiler. Beyindeki nefes alma merkezini fel├ž eder, kalbin ritmini bozar hatta durmas─▒na neden olur. Elektrik ├žarpmas─▒n─▒n sonucu genellikle kalp durmas─▒ oldu─ču i├žin ilk yard─▒m da ona g├Âre yap─▒lmal─▒d─▒r. Elektri─če nereden ├žarp─▒ld─▒─č─▒m─▒z da ├Ânemlidir. Elektri─čin elden ele veya elden aya─ča ge├žmesi aradaki hayati organlar─▒m─▒za zarar verebilir.
Elektri─če ├žarp─▒l─▒nca ┼čoka girmemizin nedeni kendi elektri─čimizdir. Sinir sistemimizin ├╝retti─či elektrik ile d─▒┼čardan ├žarp─▒ld─▒─č─▒m─▒z elektrik kar┼č─▒la┼č─▒p i├ž i├že girince v├╝cudumuzda kas─▒lmalar ve titremeler yarat─▒yor.
Elektrik ├žarpmas─▒nda voltaj─▒n de─čil de ak─▒m─▒n ┼čiddetinin yani amperin ├Ânemli oldu─ču ileri s├╝r├╝l├╝yor. Bu konuda elektrik m├╝hendisleri ile fizik├žiler

aras─▒nda g├Âr├╝┼č ayr─▒l─▒─č─▒ var. Zaten elektri─čin kendisinin de tam bir tan─▒m─▒ yap─▒lm─▒┼č veya tek bir tan─▒m ├╝zerinde uzla┼čma sa─članm─▒┼č de─čil.
Elektri─čin ├Âld├╝r├╝c├╝ g├╝c├╝n├╝n voltaj de─čil de ak─▒m miktar─▒ oldu─čunu ├Âne s├╝renlere g├Âre ak─▒m do─črudan kalbi etkiliyor. Bu d├╝┼č├╝n├╝┼če g├Âre l ila 5 miliamper ak─▒m─▒n v├╝cutta hissedilme seviyesi; 10 miliamperde ac─▒ ba┼čl─▒yor; 100 miliampere gelince sinirler reaksiyon g├Âsteriyor ve 100-300 miliamperde ┼čok olu┼čuyor. Tabii b├╝t├╝n bu de─čerlendirmeler tam bir bilimsel s─▒n─▒fland─▒rma de─čil. Yani tuzlu bir suyun i├žinde iseniz, cereyan t├╝m v├╝cudunuza birden de─čece─činden mili de─čil mikroamper seviyesinde bile bir ak─▒mdan zarar g├Ârebilirsiniz.

Elektri─če ├žarp─▒lanlar e─čer ├Âlmezlerse, genellikle hayatlar─▒n─▒n geri kalan k─▒sm─▒n─▒ bu olay─▒n izi kalmadan, problemsiz olarak ya┼čayabiliyorlar. Ama az miktarda da olsa sinir sistemi ├╝zerinde hasar b─▒rakabiliyor. Elektrikten ├žarp─▒l─▒p ┼čoka girenlere de, kalp ritmini d├╝zenlemek i├žin yine elektro ┼čok uygulan─▒yor.

 

– A─čr─▒ nedir?

A─čr─▒ olay─▒, ince sinir sistemimizle, beyin, kas sistemimiz ve dola┼č─▒m sistemimizle do─črudan ilgilidir. Ancak bu ileti┼čimin s─▒rlar─▒ tam olarak ├ž├Âz├╝lebilmi┼č de─čildir. A─čr─▒, doktorun hastal─▒─č─▒ te┼čhis etmesine yard─▒m eder, ├Âyleyse faydal─▒d─▒r. O zaman kad─▒nlar ni├žin a─čr─▒lar i├žinde do─čum yapar? Ni├žin ├žok ciddi baz─▒ hastal─▒klarda a─čr─▒ hi├ž ortaya ├ž─▒kmaz?

A─čr─▒lar d├Ârt s─▒n─▒fa ayr─▒l─▒r. ─░lk ikisi toplumca bilinen klasik a─čr─▒lard─▒r. ─░lki, Parma─č─▒m─▒za inen bir ├žeki├ž darbesi sonucu duyulan a─čr─▒. ─░kincisi v├╝cudumuzun i├žinden kaynaklanan, romatizma, migren vb. a─čr─▒lar. ├ť├ž├╝nc├╝ s─▒n─▒f a─čr─▒lar, tuhaf ve mant─▒kd─▒┼č─▒ g├Âr├╝len ve olaydan ├žok uzun bir s├╝re sonra ortaya ├ž─▒kabilen a─čr─▒lard─▒r.

├ľrne─čin, bir kolun kesilmesinden yirmi y─▒l sonra olmayan kolda a─čr─▒ hissedilmesi olaylar─▒ ile kar┼č─▒la┼č─▒lm─▒┼čt─▒r. D├Ârd├╝nc├╝ s─▒n─▒f a─čr─▒lar ise, do─črudan ki┼činin ruhsal hali ile ilgili olan hayali a─čr─▒lard─▒r. Nedeni hayali de olsa a─čr─▒ ger├žektir. Bu tip a─čr─▒lar─▒n y├╝zde 30’unun ila├ž niyetine verilen etkisiz maddelerle giderildi─či bilinmektedir.

Ba┼č a─čr─▒s─▒n─▒ ise di─čerlerinden ayr─▒ bir yere koymak gerekir. Yap─▒lan ara┼čt─▒rmalara g├Âre, ba┼č a─čr─▒lar─▒n─▒n y├╝zde 90’─▒ kas a─čr─▒lar─▒d─▒r. A─č─▒r bir el ├žantas─▒ ya da omuz ├žantas─▒ ta┼č─▒mak, telefonu ├ženenin alt─▒na s─▒k─▒┼čt─▒rarak konu┼čmak, ba┼č─▒n ├Âne e─čik oldu─ču konumda s├╝rekli daktilo yazmak ve okumak gibi hareketlerin boyun ve ba┼č kaslar─▒n─▒ etkilemesi, ba┼č a─čr─▒lar─▒n─▒n en yayg─▒n nedenlerini olu┼čturmaktad─▒r.

Tarih boyunca a─čr─▒y─▒ gidermek i├žin, s─▒cak su, k─▒zg─▒n demirle da─člama gibi ba┼čka bir a─čr─▒ uygulama da dahil olmak ├╝zere ├že┼čitli y├Ântemler kullan─▒lm─▒┼čt─▒r. Bunlar─▒n ortaya koydu─ču en ├Ânemli yarar, a─čr─▒n─▒n, olu┼čum ve engelleme mekanizmas─▒n─▒n omurilikte de─čil, beyinde bulundu─čunun saptanmas─▒ olmu┼čtur.

En kuvvetli bir a─čr─▒n─▒n bile gerilim durumunda veya tam tersi olan uyku halinde ortadan kalkmas─▒, a─čr─▒n─▒n denetiminde beynin ne kadar b├╝y├╝k bir rol├╝ oldu─čunu g├Âsterir. ├ľrne─čin kimi kazalardan sonra kendileri ile konu┼čulan yaral─▒ kazazedelerin hi├ž ac─▒ duymad─▒klar─▒n─▒ s├Âyledikleri ├žok g├Âr├╝l├╝r.

A─čr─▒ ├╝zerinde en etkili iki ila├ž, ha┼čha┼čtan elde edilen morfin ile s├Â─č├╝t kabu─čundan elde edilen aspirindir. Bu maddeler a─čr─▒l─▒ duyuyu uyarmak yerine, a─čr─▒n─▒n hissedilmesini engeller. A─čr─▒ ├Âzellikle insanlar─▒ ilgilendirir. Bize a─čr─▒ ├žektiren olaylar─▒n ├žo─ču hayvanlarda g├Âr├╝lmez.

 

– Nas─▒l sarho┼č olunuyor?

─░lk yudumla birlikte, alkol a─č─▒z ve yemek borusu ile temas ettikten sonra, ciddi miktarda kana kar─▒┼čt─▒─č─▒ ilk durak olan mideye gelir. Ancak alkol├╝n kana kar─▒┼čmas─▒ en ├žok ince ba─č─▒rsaklarda olur.

B├╝y├╝k bir k─▒sm─▒ ince ba─č─▒rsaklarda kana ge├žen alkol, derhal merkezi sinir sistemimizi etkilemeye ba┼člar. Birka├ž dakika sonra beyne ge├žerek sinir h├╝crelerini etkiler ve mesaj iletimini yava┼člat─▒r.

─░├žmeye devam edilirse, beyindeki g├Ârme, denge, konu┼čma ve muhakeme ile ilgili sinir merkezleri etkilenmeye ba┼člarlar. Bu arada alkol├╝n bask─▒lay─▒c─▒ etkilerini yenebilmek i├žin, kalp kas─▒ zorlan─▒r ve nab─▒z artar.

Biraz daha i├žilirse ┼čuur kayb─▒ meydana gelebilir. Daha da devam edilirse, alkol├╝n kandaki oram alkol zehirlenmesi seviyesine ula┼č─▒r, solunum yetmezli─či nedeni ile ├Âl├╝m ka├ž─▒n─▒lmaz olur.

Alkol olduk├ža yava┼č yak─▒l─▒r. 100 gram saf alkol├╝n v├╝cut├ža yak─▒lmas─▒ yakla┼č─▒k 10 saat s├╝rer.

Karaci─čerde yak─▒lan her bir gram alkol i├žin 7.1 kilokalori a├ž─▒─ča ├ž─▒kar. Yap─▒lan ara┼čt─▒rmalara g├Âre ABD’de insanlar genel olarak kalori ihtiyac─▒ n ─▒ n y├╝zde 10’unu alkolden kar┼č─▒lamaktad─▒r. Alkoliklerde bu oran y├╝zde 50 olup ciddi beslenme bozukluklar─▒ g├Âr├╝l├╝r.

Alkol karaci─čer yetmezli─či yan─▒nda, kalp hastal─▒─č─▒ ve kanser riskini de art─▒r─▒r. Beyinde h├╝cre kayb─▒na yol a├žar, uzun s├╝rede beyin h├╝crelerindeki dejenerasyon artar, psikiyatrik bozukluklar ba┼člar.

Ama alkol├╝n en b├╝y├╝k etkisi, sa─čl─▒─č─▒ bozmas─▒n─▒n yan─▒ nda, aileleri ve arkada┼čl─▒klar─▒ par├žalamas─▒, hapishane ve hastaneleri doldurmas─▒d─▒r. Haydi, ┼čerefinize!

 

– Vurgun yemek nas─▒l olur?

─░nsanlar y├╝zy─▒llard─▒r su alt─▒ na sadece zevk veya merak i├žin de─čil, inci, mercan, s├╝nger gibi ┼čeyleri ├ž─▒kar─▒p, ge├žimlerini sa─člamak i├žin de dalm─▒┼člard─▒r.
Deniz seviyesinde hava bas─▒nc─▒ l atmosferdir. ─░nsan v├╝cudunun solunum ve dola┼č─▒m sistemi bu bas─▒nca ayarl─▒d─▒r. Ancak suyun i├žinde, derine gittik├že, her 10 metrede bas─▒n├ž l atmosfer daha artar. 30 metre derinlikte su bas─▒nc─▒ 3 atmosferdir, yani bu derinlikte v├╝cudumuzun her santimetrekaresine suyun yapt─▒─č─▒ bas─▒n├ž, y├╝zeye oranla ├╝├ž mislidir.

Hi├žbir gere├ž kullanmadan, 30 metre derinli─če inildi─činde, akci─čer kapasitesi d├Ârtte birine d├╝┼čer, kan bas─▒nc─▒ artar, v├╝cut ─▒s─▒s─▒ d├╝┼čt├╝─č├╝nden kalbin at─▒┼č h─▒z─▒ artar, bilin├ž bulan─▒kl─▒─č─▒ ba┼člar. Bu nedenle yard─▒mc─▒ gere├ž kullanmadan 30 metrenin alt─▒na inmek tehlikelidir.

Ancak t├╝ple dal─▒┼č─▒n da kendine ├Âzg├╝ sorunlar─▒ vard─▒r. Derinde d─▒┼č bas─▒nc─▒n y├╝ksek olmas─▒ndan dolay─▒ t├╝pten solunan havan─▒n i├žindeki oksijen, azot gibi gazlar, dokulara daha k├╝├ž├╝lm├╝┼č bir hacimle da─č─▒l─▒rlar.

E─čer su y├╝zeyine s├╝ratle ├ž─▒k─▒l─▒rsa, bas─▒nc─▒n azalmas─▒yla bu gazlar da s├╝ratle genle┼čir. Oksijen dokularda kullan─▒ld─▒─č─▒ndan sorun yaratmaz, ama ├Âzellikle azot gaz─▒ damarlarda s├╝ratle genle┼čerek, damar t─▒kan─▒kl─▒─č─▒, akci─čer y─▒rt─▒lmas─▒ ve hatta fel├ž gibi ├Ânemli v├╝cut hasarlar─▒na yol a├žar.

Bu ┼čekilde vurgun yiyenler, s├╝ratle bas─▒n├ž odalar─▒na al─▒n─▒rlar. Burada tekrar vurgun yedi─či derinlikteki bas─▒n├ž verilir ve dengeli olarak azalt─▒l─▒r. Bir ba┼čka ├Ânlem de vurgun yiyeni, ayn─▒ derinli─če tekrar indirmektir.
Vurgun yememek i├žin y├╝zeye yava┼č ├ž─▒kmal─▒, hatta belirli derinliklerde beklenmelidir. ─░deal ├ž─▒k─▒┼č h─▒z─▒ dakikada 20 metre olup, pratikte e─čitmenler bunu dalg─▒├ž adaylar─▒na ‘y├╝zeye gelen en k├╝├ž├╝k bir hava kabarc─▒─č─▒ndan daha h─▒zl─▒ ├ž─▒kma’ ┼čeklinde ├Â─čretirler.

 

– Neden esneriz?

Sadece uykumuz gelince mi esneriz? Esneme bula┼č─▒c─▒ m─▒d─▒r? Asl─▒nda esnemenin ve fizyolojisinin ard─▒nda yatan ger├žek hala tam olarak bilinememektedir.

├ľnceleri esneme, insan─▒n yorgun oldu─ču zamanlarda kandaki oksijen miktar─▒n─▒ art─▒rmak i├žin v├╝cudun yapt─▒─č─▒ bir solunum sistemi refleksi olarak d├╝┼č├╝n├╝l├╝yordu. Yap─▒lan deneylerin sonucunda, esnemenin, solunum olay─▒na k─▒sa bir destek verdi─či, ancak onun ├Ânemli bir fonksiyonu olmad─▒─č─▒ tespit edilmi┼čtir.

Hem burnumuzla, hem de a─čz─▒m─▒zla nefes alabilmemize ra─čmen, kapal─▒ a─č─▒zla esnemek m├╝mk├╝n de─čildir. En ├žok ve s─▒k esnemenin oldu─ču zaman, sabah uykudan kalkma vaktidir. Ortalama bir esneme 6 saniye s├╝rer.

Sadece insanlar de─čil, kediler, ku┼člar, fareler ve bir├žok canl─▒ t├╝r├╝ de esner. Ancak farkl─▒ t├╝rlerdeki bu davran─▒┼č bi├žimi, ayn─▒ fonksiyona y├Ânelik olabilir mi? ├ľrne─čin insanlar─▒n g├╝lme olarak yapt─▒─č─▒ y├╝zdeki kas hareketi di─čer baz─▒ canl─▒larda korkunun ifadesi olabilmektedir.

Yap─▒lan ara┼čt─▒rmalarda, hayvanlar─▒n daha ├žok dikkat gerektiren bir olay─▒ kar┼č─▒lama s─▒ras─▒nda esnedikleri, insanlar─▒n ise, tersine d─▒┼č uyar─▒larda azalma oldu─čunda esnedikleri saptanm─▒┼čt─▒r.

Derslerde can─▒ s─▒k─▒lan ├Â─črencilerin de─čil de, can─▒ s─▒k─▒ld─▒─č─▒ halde uyumamaya ├žal─▒┼čanlar─▒n daha ├žok esnedikleri g├Âzlemlenmi┼čtir. Bir di─čer g├Âr├╝┼če g├Âre de, s─▒nava girecek bir ├Â─črencinin veya yar─▒┼ča girecek bir atletin ├žok esnemesinin sebebi, organizman─▒n kendini sakinle┼čtirmesidir.

Esneme de g├╝lme gibi bula┼č─▒c─▒d─▒r. Esneyen ki┼činin y├╝z hatlar─▒nda meydana gelen ┼čekillenmenin, di─čer insanlar ├╝zerinde esnemeyi te┼čvik edici bir etki uyand─▒rd─▒─č─▒ tahmin ediliyor. Yani nas─▒l yemek yiyen bir insan─▒ g├Âr├╝nce ac─▒k─▒rsak, onun gibi bir ┼čey.

Esnemenin bula┼č─▒c─▒ oldu─čunu ileri s├╝ren bir g├Âr├╝┼če g├Âre ise ilk insanlardan kalma bir davran─▒┼č olarak esnemekteyiz. ─░lkel atalar─▒m─▒z ak┼čamlar─▒ ate┼čin etraf─▒nda topluca otururken grubun lideri t├╝m di┼člerini g├Âstererek esner, oturumu kapat─▒r, art─▒k gecenin ba┼člad─▒─č─▒, herkesin sabaha kadar yatmas─▒ ve hareket etmemesi gerekti─či sinyalini verirdi. Grubun di─čer ├╝yeleri de esneyerek g├Âr├╝┼č birli─či i├žinde olduklar─▒n─▒ beyan ederlerdi.

G├╝n├╝m├╝zde bu i┼č i├žin daha kar─▒┼č─▒k teknolojiler kullan─▒l─▒yor. Baba televizyonu uzaktan kumanda ile kapat─▒p koltu─čundan kalk─▒yor. Bu nedenle g├╝n├╝m├╝zde esnemenin hi├žbir faydas─▒ g├Âr├╝lmemektedir ve ├Ân├╝m├╝zdeki bir milyon y─▒l i├žinde ortadan kalkaca─č─▒ san─▒lmaktad─▒r.
4.05 Ni├žin ya┼član─▒yoruz?
Her insan v├╝cudu zaman ge├žtik├že ya┼član─▒r. ─░nsan ├Âmr├╝ her ki┼čiye g├Âre farkl─▒ olmakla birlikte g├╝n├╝m├╝zde ortalama 75 y─▒la ula┼čm─▒┼čt─▒r.

Bilimciler insanlar─▒n 150 y─▒la kadar ya┼čayabileceklerine inan─▒yorlar. Bug├╝ne kadar kayda ge├žen en uzun insan ├Âmr├╝, Japon Shigechiyo Izumi’ye aittir. Bu ki┼či 120 y─▒l 237 g├╝n ya┼čam─▒┼čt─▒r.

─░nsanlar─▒n b├╝y├╝mesi, ya┼članmalar─▒ ve ├Âlmeleri ├╝zerine ├že┼čitli teoriler var. Bir teoriye g├Âre, ├ľmr├╝m├╝z s├╝resince biyolojik aktivitemizde ortaya ├ž─▒kan baz─▒ kimyasal reaksiyonlar, g├╝n ge├žtik├že ba┼čta b├Âbrek ve kalp olmak ├╝zere sa─čl─▒kl─▒ h├╝crelerimize zarar vermektedir.

Bir ba┼čka teoriye g├Âre ise, genetik programlamam─▒zla ├Âmr├╝m├╝z ├Ânceden belirlenmi┼čtir. Program, h├╝crelerimiz ├╝zerinden ya┼članmam─▒z─▒ kontrol ediyor, yeterli say─▒da h├╝cre ├Âld├╝kten sonra organlar gereken d├╝zeyde ├žal─▒┼čm─▒yor ve insan ├Âl├╝yor. Ancak ilk ├ža─člarda insan ├Âmr├╝ ortalama 30-40 y─▒l iken g├╝n├╝m├╝zde 75 y─▒la ula┼čmas─▒, bu sav─▒ ├ž├╝r├╝tmektedir.

Bu ama├žla bilimciler, meyve sineklerinin genleri ile oynayarak daha uzun ├ľm├╝rl├╝ sinekler yaratmay─▒ ba┼čarm─▒┼člard─▒r. Bu uzun ├Âm├╝rl├╝ sineklerin di─čerlerinden farklar─▒ oksitlenmeyi ├Ânleyen enzim nedeniyle, savunma sistemlerinin daha g├╝├žl├╝ olmas─▒ ve ya─č depolama kabiliyetleri bak─▒m─▒ndan a├žl─▒─ča dayan─▒kl─▒ olmalar─▒d─▒r.

Meyve sine─či ├╝zerinde yap─▒lan ara┼čt─▒rmalar, insan ├Âmr├╝ konusunda ciddi bir ipucu verememi┼čtir, ancak genetik bak─▒mdan insanlara daha yak─▒n

 

– Ni├žin g─▒d─▒klan─▒yoruz?

G─▒d─▒klanmak rahats─▒z edici oldu─ču kadar e─člendiricidir de. Ba┼čkalar─▒ taraf─▒ndan, hatta bazen dokunulmadan g─▒d─▒klan─▒r─▒z, ama kendi kendimizi g─▒d─▒klayamay─▒z. Baz─▒lar─▒ g─▒d─▒klanmaya kar┼č─▒ ├žok hassasken baz─▒lar─▒ etkilenmez bile.

Bir insan g─▒d─▒klan─▒nca, derinin y├╝zeyinde bulunan k├╝├ž├╝k sinir lif├žikleri harekete ge├žer. ├ľzellikle t├╝yle ok┼čama, b├Âcek y├╝r├╝mesi gibi olaylara hassas olan bu lif├žikler, sinyalleri beyne g├Ânderirler. Ancak ara┼čt─▒rmac─▒lar bu sinyallerin beyinde nereye kaydedildi─činden emin de─čiller. Beyinin g─▒d─▒klanmaya tepkisi, ka┼č─▒nmaya olan tepkisi gibi, g├Ân├╝ls├╝z yap─▒lan bir tepkidir.

G─▒d─▒klama ile kan bas─▒nc─▒ artarken, nab─▒z ve kalp at─▒┼č─▒ h─▒zlan─▒r, beynin uyan─▒kl─▒─č─▒ fazlala┼č─▒r. G─▒d─▒klanman─▒n fiziksel oldu─ču kadar psikolojik yan─▒ da vard─▒r. G─▒d─▒klanma ba┼člang─▒├žta zevkli olabilirse de s├╝rd├╝r├╝ld├╝─č├╝nde korku ve pani─če d├Ân├╝┼čebilir.

─░nsanlar─▒n daha ├žok g─▒d─▒kland─▒klar─▒ yerler, ayak alt─▒, avu├ž i├ži ve koltuk alt─▒ gibi b├Âlgelerdir. Bunun nedeni, buralar─▒n ├žok hassas b├Âlgeler olmalar─▒d─▒r.
─░nsan beyni v├╝cuda gelen uyar─▒lar─▒n hangisinin insan─▒n bizzat kendisinden, hangisinin d─▒┼čar─▒dan geldi─čini ay─▒rt eder ve ona g├Âre ├Âncelik verir. ├ľrne─čin, elimizin yanmas─▒ gibi acil refleks gerektiren d─▒┼čar─▒dan gelen uyanlara ├Âncelik verir. Bu nedenle bir ba┼čkas─▒ taraf─▒ndan g─▒d─▒kland─▒─č─▒m─▒zda reaksiyon g├Âsteririz ama kendi kendimizi g─▒d─▒klamaya ├žal─▒┼čt─▒─č─▒m─▒zda beyin bu noktalardaki hassasiyeti azaltt─▒─č─▒ndan g─▒d─▒klanamay─▒z.
4.07 Renklerden nas─▒l etkileniriz?

Renklerin insan davran─▒┼č─▒n─▒ ve psikolojisini ├Ânemli ├Âl├ž├╝de etkiledi─či bug├╝n kesinle┼čmi┼čtir. Kanada’da bir okulda yap─▒lan deneyde, odalar─▒n renk ve ─▒┼č─▒k d├╝zenlerinin de─či┼čtirilmesi ile baz─▒ ├Â─črencilerin zeka d├╝zeylerinin ve disiplin sorunlar─▒n─▒n olumlu bi├žimde etkilendi─či tespit edilmi┼čtir. Ancak insan g├Âz├╝n├╝n ─▒┼č─▒k ve rengi alg─▒layan a─č tabakas─▒n─▒n g├Ârme sinirleri vas─▒tas─▒yla bunu beyne ilettikten sonra beyinde nas─▒l fizyolojik etkiler yaratt─▒─č─▒n─▒ renk bilimciler hen├╝z a├ž─▒klayam─▒yor.

Asl─▒nda g├Âz├╝m├╝ze gelen g├Âr├╝nt├╝ iki ├že┼čit g├Ârme h├╝cresi arac─▒l─▒─č─▒ ile taran─▒r. Silindir veya ├žomak ┼čeklinde olanlar ─▒┼č─▒─č─▒, koni ┼čeklinde olanlar ise rengi alg─▒lar. G├Âz├╝m├╝zde 7 milyon konik ve 100 milyon kadar silindirik h├╝cre vard─▒r.

Renge duyarl─▒ konik h├╝creler a─č tabakas─▒n─▒n ortas─▒nda, ─▒┼č─▒─ča duyarl─▒ silindirik h├╝creler ise kenar─▒nda daha yo─čundur. Bu nedenle gece g├Âky├╝z├╝nde g├Âz├╝m├╝z├╝n kenar─▒ndan g├Ârd├╝─č├╝m├╝z bir y─▒ld─▒z─▒, ona do─črudan bak─▒nca g├Âremeyiz. ├ç├╝nk├╝ burada ─▒

oldu─čundan g├Âr├╝nt├╝ kaybolur. Ayn─▒ ┼čekilde g├Âz├╝m├╝z├╝n kenar─▒yla bakt─▒─č─▒m─▒z ┼čekillerde renkler kaybolur.
Yap─▒lan deneylerde, pembe renge bakan ki┼čilerin rahatlad─▒klar─▒, k─▒rm─▒z─▒, turuncu ve sar─▒ gibi s─▒cak renklere bakanlarda tansiyonun y├╝kseldi─či, nabz─▒n ve solunumun h─▒zland─▒─č─▒, terlemenin ├žo─čald─▒─č─▒, mavi rengin ise tam tersi etki yaratt─▒─č─▒ belirlenmi┼čtir.

Ara┼čt─▒rmalar insanlar─▒n en ├žok mavi rengi sevdiklerini, bunu k─▒rm─▒z─▒ ve ye┼čilin takip etti─čini g├Âstermektedir. Erkekler ye┼čil, deniz mavisi, turuncu ve koyu mor renkleri tercih ederken, kad─▒nlar firuze ye┼čili, a├ž─▒k mavi, pembe gibi a├ž─▒k-u├žuk renkleri, ├žocuklar ise mavi, k─▒rm─▒z─▒, ye┼čil, sar─▒ ve turuncu gibi canl─▒ renkleri daha ├žok sevmektedirler.

Bir binada sar─▒ renge boyanm─▒┼č bir tavan, oday─▒ daha y├╝ksek, sar─▒ renkli duvarlar ise daha geni┼č g├Âsterir. Kliniklerin s─▒cak renklere boyanmas─▒, beyaz rengin hastalarda yaratt─▒─č─▒ h├╝z├╝n duygusunu azalt─▒r. Ayak├╝st├╝ haz─▒r yiyecek satan d├╝kkanlar─▒n duvarlar─▒ i┼čtah a├žt─▒ran portakal rengine boyan─▒rken yar─▒┼č arabalar─▒nda k─▒rm─▒z─▒ veya turuncu-sar─▒ renkler tercih edilir. Asl─▒nda bir renk olmayan, daha do─črusu renksizlik olan siyah da makam ara├žlar─▒n─▒n klasik rengidir.

K─▒rm─▒z─▒ renk kan rengidir, as─▒rlar boyu tehlikenin ve tahribat─▒n simgesi olmu┼čtur. Trafik ─▒┼č─▒klar─▒nda ‘dur’ sinyali olarak kullan─▒lmas─▒n─▒n nedeni de budur. Ameliyathanelerde, bula┼čan kan rengini belli etmeyece─či i├žin mant─▒ken k─▒rm─▒z─▒ giysi kullan─▒lmas─▒ gerekirken, teskin edici mavi ve ye┼čil renkler tercih edilir.

 

– Sa├žlar─▒m─▒z ni├žin uzuyor?

├ç├╝nk├╝ aksi takdirde berberler i┼čsiz kal─▒rd─▒! Ha, ha! ┼×aka bir yana v├╝cudumuzdaki k─▒llar─▒n ├žok ├Ânemli g├Ârevleri vard─▒r. Sa├žlar─▒m─▒z ba┼č─▒m─▒z─▒ yaz─▒n g├╝ne┼čten, k─▒┼č─▒n so─čuktan korurlar. Ka┼člar─▒m─▒z terimizin, kirpiklerimiz k├╝├ž├╝k par├žalar─▒n g├Âz├╝m├╝ze girmelerine engel olurlar. Burun ve kulaklar─▒m─▒zdaki k─▒llar tozlar─▒n girmesini ├Ânler. V├╝cudumuzdaki di─čer k─▒llar ise derimizi serin tutar, ─▒s─▒ kayb─▒n─▒ ├Ânler.

Bizler sadece sa├ž─▒m─▒z─▒n, sakal─▒m─▒z─▒n, koltukaltlar─▒nda ve genital b├Âlgelerimizdeki k─▒llar─▒n uzad─▒─č─▒n─▒, kollar─▒m─▒z, bacaklar─▒m─▒z ve di─čer yerlerdeki k─▒llar─▒m─▒z─▒n uzamad─▒─č─▒n─▒ d├╝┼č├╝n├╝r├╝z. Ger├žekte sa├ž─▒m─▒z da uzamas─▒n─▒ bir s├╝re sonra durdurur ama bunun i├žin baya─č─▒ uzun bir s├╝re ge├žer.

V├╝cudumuzdaki k─▒llar─▒n her biri topraktaki ├žim gibi, derimizin alt─▒ndaki kendi torbas─▒nda yeti┼čir ve b├╝y├╝r. Bu torbalardaki yeni sa├ž h├╝creleri k─▒llar─▒n k├Âklerini olu┼čturur. Yeni h├╝creler olu┼čtuk├ža, eskilerini torbalardan d─▒┼čar─▒ iterler ve bu h├╝creler d─▒┼čar─▒ itildik├že canl─▒ olma ├Âzelliklerini kaybederler, yani ├Âl├╝rler ve de k─▒llar─▒m─▒z─▒n ve sa├žlar─▒m─▒z─▒n bizim g├Ârebildi─čimiz k─▒sm─▒n─▒ olu┼čtururlar.

V├╝cudumuzun hangi k─▒sm─▒nda olduklar─▒na ba─čl─▒ olarak, k─▒l torbas─▒nda belirli bir s├╝rede yeni k─▒l h├╝creleri ├╝retilir. Bu s├╝reye ‘b├╝y├╝me s├╝reci’ denir. Sonra b├╝y├╝me bir s├╝re i├žin durur. Buna da ‘durma s├╝reci’ denir. Bu s├╝recin de sonunda k─▒llar─▒n yine b├╝y├╝d├╝─č├╝ ‘b├╝y├╝me s├╝reci’ gelir ve bu b├Âyle devam eder, gider.

Durma s├╝recinde k─▒l kopar ve alttan gelen bir yenisi yerini al─▒r. Yani bir k─▒l─▒n veya sa├ž telinin ula┼čabilece─či en uzun boyutu bu b├╝y├╝me s├╝recinin uzunlu─ču belirler. Kollar─▒m─▒zdaki k─▒llar─▒ olu┼čturan h├╝crelerin b├╝y├╝me s├╝reci birka├ž ay olarak programlanm─▒┼čt─▒r. Bu nedenle k─▒llar k─▒sa bir s├╝re i├žinde uzar, bir santimetre civar─▒nda bir uzunlu─ča geldiklerinde art─▒k uzamazlar, belirli bir s├╝renin sonunda da alttan yenileri gelir.

Di─čer taraftan sa├žlar─▒m─▒z─▒ n b├╝y├╝me s├╝reci iki seneden alt─▒ seneye kadar de─či┼čir. E─čer kesmezseniz bir metre hatta daha da fazla bir uzunlu─ča ula┼čabilir. Sa├žlar─▒m─▒z ├╝├ž ayl─▒k bir uzaman─▒ n ard─▒ ndan bir durma evresi ge├žirir ve bu s─▒rada alttan gelen yeni sa├žlar eskilerini atar, yani d├Âk├╝lmelerine sebep olur. Bunu banyo yapt─▒ktan sonra lavaboya d├Âk├╝len sa├žlar─▒ n─▒zdan anlayabilirsiniz. Bu yolla bir insan her g├╝n 70-100 aras─▒ nda sa├ž teli d├Âker.

Sa├ž ve k─▒llar─▒m─▒z─▒n her birinin b├╝y├╝me ve durma s├╝re├žlerine ba┼člama zamanlar─▒ farkl─▒ oldu─ču i├žin, hepsi birden ayn─▒ anda d├Âk├╝lmediklerinden devaml─▒ olarak ba┼č─▒m─▒zda sa├ž, v├╝cudumuzda k─▒l olur. Hayvanlarda bu s├╝re├žler ayn─▒ zamanda ba┼člay─▒p bitti─činden onlar y─▒l─▒ n belirli zamanlar─▒ nda t├╝ylerini d├Âkerler.

 

– Ni├žin uyuyoruz?

─░┼čte hayat─▒m─▒zla ilgili son derece ├Ânemli bir soruya bir s├╝rpriz cevap daha! ‘Hi├ž kimse bilmiyor.’ Cevab─▒n kolay oldu─čunu, uykuda enerjimizi ┼čarj etti─čimizi s├Âyleyebilirsiniz, ama bilimsel ara┼čt─▒rmalar bunu g├Âstermiyor. Yap─▒lan ara┼čt─▒rmalarda, ─░ngiltere’de 70 ya┼č─▒ nda bir kad─▒n─▒n, her gece bir saat uyuyarak, hatta bir keresinde 56 saat uyan─▒k kald─▒ktan sonra sadece l,5 saat uyuyarak ertesi g├╝n tam performans ile hayat─▒n─▒ s├╝rd├╝rebildi─či g├Âzlemlenmi┼čtir.

Asl─▒ nda normalde, hepimizin bildi─či gibi, bir gece dahi uyumasak, ertesi g├╝n adrenalin nedeni ile b├╝t├╝n aktivitelerimiz yava┼člamaktad─▒r. ─░ki gece ├╝st ├╝ste uyumayan insanda ise durum daha k├Ât├╝d├╝r. Dikkat ve konsantrasyon d├╝┼čer, hatalar artar.

├ť├ž g├╝nden sonra insan hayal g├Ârmeye ba┼člayabilir, d├╝┼č├╝nce berrakl─▒─č─▒ kaybolur. Daha sonra ise art─▒k insan ger├žekle ili┼čkisini keser. Fareler ├╝zerinde yap─▒lan deneylerde bir canl─▒y─▒ uyan─▒k tutmaya ├žal─▒┼čmakla ├Âl├╝m├╝ne neden olunabilece─či ispatlanm─▒┼čt─▒r.

Ayr─▒ca arka arkaya geceleri yetersiz uyuyanlarda da benzeri problemler g├Âzlemlenmi┼čtir. Uyku s├╝resince olu┼čtu─ču g├Âzlemlenen di─čer iki olaydan biri ├žocuklar─▒n b├╝y├╝me hormonlar─▒n─▒n geli┼čmesi, di─čeri ise ba─č─▒┼č─▒kl─▒k sistemimiz i├žin gerekli olan kimyasallar─▒n salg─▒lanmas─▒d─▒r.

Fakat soru hala yerinde duruyor! ‘Ni├žin uyuyoruz?’ Kimse bilmiyor. ─░┼čte size ├že┼čitli teoriler.Uyku, insana kaslar─▒n─▒ ve di─čer dokular─▒n─▒ onarma, ya┼članan veya ├Âlen h├╝crelerini yenileme ┼čans─▒ verir.

Uyku, insan beynine haf─▒zas─▒ndaki bilgileri d├╝zenleme, gereksizleri unutma ve ar┼čivleme ┼čans─▒ verir. R├╝yalar da bu i┼člemin bir par├žas─▒d─▒r.
Uyku, enerji t├╝ketimimizin miktar─▒n─▒ azalt─▒r. Bu nedenle g├╝nde 4-5 kez yerine ├╝├ž ├Â─č├╝n yemekle yetinebiliriz. Gece karanl─▒─č─▒nda zaten hi├žbir ┼čey yapamayaca─č─▒m─▒zdan, anahtar─▒ kapatarak enerji tasarrufu yapar─▒z.

Uyku, b├╝t├╝n g├╝n ├žal─▒┼čan beynin bir ┼čarj s├╝resi olabilir. Di─čer organlardaki enerji harcanmas─▒n─▒ k─▒sarak, beyin h├╝cre aktiviteleri i├žin gerekli olan enerjiyi art─▒rabilir.

Uyku hakk─▒nda t├╝m bildi─čimiz, geceleri iyi bir uyursak, sabahlar─▒ kendimizi iyi hissetti─čimiz, hem v├╝cudumuzun, hem de beynimizin yeni bir g├╝n i├žin kendisini tazeledi─či olgusudur.

 

– Uyku nedir?

Uyku insan hayat─▒nda s─▒rr─▒ tam olarak ├ž├Âz├╝lememi┼č enteresan bir olayd─▒r. Uykunun nas─▒l oldu─čunu bir bak─▒ma hepimiz biliriz. Uyuyan bir insanda a┼ča─č─▒daki durumlar g├Âzlemlenir;

o Yatarak uyur.
o G├Âzleri kapal─▒d─▒r.
o ├çok y├╝ksek bir ses olmad─▒k├ža, hi├žbir ┼čeyi i┼čitmez.
o Daha yava┼č ve ritmik olarak nefes al─▒r.
o Adaleler tamamen gev┼čemi┼čtir. (E─čer bir koltukta otururken uyumu┼čsan─▒z,
derin uykuda koltuktan d├╝┼čebilirsiniz.)
o Bir veya iki saatte bir kendi v├╝cudunu elleri ile kontrol eder.

Bunlara ilave olarak kalp at─▒┼č─▒ yava┼člar ve beyinde r├╝ya denilen ├žok ilgin├ž olaylar olu┼čur. Di─čer bir deyi┼čle uyuyan insan ├ževresinde olu┼čan ┼čeylerin ├žo─čuna ilgisizdir. Uyuyan bir insan ile komada olan bir hasta aras─▒ndaki en ├Ânemli fark, uykuda olan─▒n yeterli bir d─▒┼č m├╝dahale ile uyand─▒r─▒labilmesidir.
Vah┼či do─čada ya┼čayan hayvanlar i├žin bu d├╝zg├╝n ve etrafa ilgisiz, yakla┼č─▒k sekiz saatlik uyuma periyodu pek m├╝mk├╝n g├Âr├╝nmemekte, bu durumun insan─▒n evrimi s├╝resince olu┼čtu─ču san─▒lmaktad─▒r.

S├╝r├╝ngenler, ku┼člar ve memeliler hepsi uyurlar. Onlar da uykular─▒nda k─▒sa s├╝reler i├žin de olsa ├ževreleri ile ili┼čkilerini keserler. Baz─▒ bal─▒klar─▒n ve kurba─ča gibi hem suda, hem de karada ya┼čayanlar─▒n da belirli s├╝relerde aktivitelerini yava┼člatt─▒klar─▒, fakat hi├žbir zaman ├ževre ile ilgilerini kesmedikleri biliniyor. B├Âceklerin ise uyuyup uyumad─▒klar─▒ bilinmiyor, ancak onlar─▒nda baz─▒lar─▒ gece, baz─▒lar─▒ g├╝nd├╝z hareketsiz kal─▒yor.

Beyin dalgalar─▒ ├╝zerine yap─▒lan ├žal─▒┼čmalar sonucu, s├╝r├╝ngenlerin r├╝ya g├Ârmedikleri, ku┼člar─▒n ├žok az, memelilerin ise hepsinin uykular─▒nda r├╝ya g├Ârd├╝kleri saptanm─▒┼čt─▒r. ─░lgin├ž olan noktalardan biri ┼ču ki, inekler ayakta uyurken de─čil de, yatarken r├╝ya g├Ârebilmektedirler.
Hayvanlar─▒n uyku s├╝re├žleri de farkl─▒d─▒r. ├ľrne─čin insan bir kere ve uzun s├╝re uyurken, k├Âpekler k─▒sa aral─▒klarla b├╝t├╝n g├╝n uyurlar. Hayvanlar─▒n baz─▒lar─▒ uyku i├žin geceyi tercih ederken, baz─▒lar─▒ g├╝nd├╝z├╝ tercih eder.

─░nsanlar─▒n uyku ihtiyac─▒ ya┼čland─▒k├ža azal─▒r. Yeni do─čmu┼č bir bebe─čin uyku ihtiyac─▒ g├╝nde 20 saat iken, d├Ârt ya┼č─▒nda 12 saate, on sekiz ya┼č─▒nda 10 saate d├╝┼čer. Yeti┼čkinler uyku i├žin 7-9 saate ihtiya├ž duyarlar ama, genelde 6 saat yeterlidir.

 

– V├╝cudumuz ─▒s─▒s─▒n─▒ nas─▒l ayarl─▒yor?

V├╝cudumuzun ─▒s─▒s─▒n─▒ korumas─▒na k─▒┼č aylar─▒nda ├╝zerimize giysiler giyerek biz yard─▒mc─▒ oluyoruz ama s─▒cak yaz aylar─▒nda ├╝zerimizde ├ž─▒karacak bir ┼čey kalmay─▒nca v├╝cudumuz ─▒s─▒s─▒n─▒ nas─▒l ayarl─▒yor?

S─▒cak yaz aylar─▒nda v├╝cudumuz ─▒s─▒s─▒n─▒ terleme yolu ile koruyor ve ayarl─▒yor. Beynimizde terlemeyi d├╝zenleyen ├Âzel bir bez var. Ad─▒ da ‘hipotalamus’. Ayr─▒ca derimizin alt─▒nda yumak g├Âr├╝n├╝ml├╝ 2 milyon ter bezi ve bu bezlerin her santimetrekaresinde 400 ince kanal var.

├çevre ─▒s─▒s─▒n─▒n artmas─▒ ile beyin, ciltteki ter bezlerini uyar─▒r. Bu ter bezleri de ince kanallar vas─▒tas─▒ ile, deri ├╝zerine g├Âzle g├Âr├╝lemeyecek kadar az bir s─▒v─▒ salg─▒larlar. Cilt ├╝zerine ├ž─▒kan bu s─▒v─▒ buharla┼č─▒rken v├╝cudun ─▒s─▒s─▒n─▒ da al─▒r. Aynen esen bir ak┼čam r├╝zgar─▒ndan, serinletici bir fandan veya kap─▒ ├Ân├╝ne d├Âk├╝len bir sudan sonra duyulan serinlik hissi gibi cilt so─čur.

G├Âzle g├Âr├╝len ve g├Âr├╝lmeyen olmak ├╝zere iki ├že┼čit terleme vard─▒r. Nefes verirken bile terleriz. Bu arada ├ž─▒kan su buhar─▒ g├Âzle g├Âr├╝lmez. Di─čeri de y├╝z├╝m├╝zde, ensemizde ve ├Âzellikle koltuk altlar─▒m─▒zda yo─čun olarak bulunan ter bezlerinin salg─▒lar─▒ sonucu olu┼čan terlemelerdir. B├Âylece v├╝cudumuzun bir ┼čekilde so─čumas─▒ sa─članm─▒┼č olur.

Ayn─▒ ├ževre ─▒s─▒s─▒nda baz─▒lar─▒ rahats─▒z olur ve a┼č─▒r─▒ terlerken, baz─▒lar─▒ da bir rahats─▒zl─▒k belirtisi g├Âstermez, hallerinden memnun otururlar. Kimileri s─▒cak yaz g├╝nlerini severken, kimileri de kapal─▒, puslu k─▒┼č g├╝nlerini sever. Peki, bunun t─▒bbi bir a├ž─▒klamas─▒ var m─▒d─▒r acaba?

T─▒bbi de─čilse bile basit bir a├ž─▒klamas─▒ vard─▒r. Her insan─▒n v├╝cut ─▒s─▒s─▒, daha do─črusu ├Ânceden ayarlanm─▒┼č ortalama v├╝cut ─▒s─▒s─▒ ayn─▒ de─čildir. V├╝cudu 36 dereceye ayarlanm─▒┼č bir insan, 38 dereceye ayarlanm─▒┼č bir insana g├Âre, ├ževresindeki s─▒cakl─▒k y├╝kselmelerine daha hassast─▒r.

Terleme ve dola┼č─▒m sistemlerinin termostat d├╝─čmesi daha d├╝┼č├╝k derecelere ayarlanm─▒┼č insanlar, d├╝┼č├╝k ├ževre s─▒cakl─▒klar─▒nda kendilerini daha rahat hissederler.

 

– Alkol├╝n ne kadar─▒ trafikte zararl─▒d─▒r?

Trafik denetlemelerinde yap─▒lan alkol testinden a─čza at─▒lacak bir ┼čekerle veya sak─▒zla kurtulmak m├╝mk├╝n de─čildir. Alkol ald─▒─č─▒m─▒zda veya sar─▒msak, so─čan benzeri keskin kokulu yiyecekleri yedi─čimizde nefesimiz kokar. ─░stedi─čimiz kadar a─čz─▒m─▒z─▒ y─▒kayal─▒m, di┼člerimizi f─▒r├žalayal─▒m, ┼čeker yiyelim veya sak─▒z ├ži─čneyelim, fark etmez bu kokuyu tam olarak giderenleyiz.

Bu kokular─▒n nedenleri a─čza veya bo─čaza bula┼čan alkol, a─č─▒zda di┼člerin aras─▒nda kalan yiyecekler de─čildir. Onlar a─čz─▒n y─▒kanmas─▒ ile giderilebilir. Bu kokular mideden de gelmez, ├ž├╝nk├╝ yiyecek gitmedi─či zamanlarda yemek borusunun ucu hep kapal─▒d─▒r. T├╝m bu alkol ve kokulu yiyeceklerin molek├╝lleri midedeki haz─▒m s─▒ras─▒nda mide duvar─▒ndan ge├žerek kana kar─▒┼č─▒r. B├Âylece akci─čerlere ula┼čarak nefesle beraber ├ževreye yay─▒l─▒rlar.

Trafik denetlemelerinde yap─▒lan alkol testlerinde, nefesteki dolay─▒s─▒yla kandaki alkol miktar─▒ ├Âl├ž├╝l├╝r. Cihaza ├╝flemeyle d─▒┼čar─▒ verilen havan─▒n 2.000 santimetrek├╝p├╝ kanda bulunan alkol miktar─▒n─▒ g├Âsterir. Bu oran, al─▒nan alkol miktar─▒n─▒n ki┼činin a─č─▒rl─▒─č─▒na b├Âl├╝nmesi ve erkeklerde 0.7, kad─▒nlarda ise 0.6 katsay─▒s─▒n─▒n ├žarp─▒lmas─▒ ile hesaplanabilir.

Bu katsay─▒lar aras─▒ndaki fark─▒n nedeni, ayn─▒ v├╝cut ├Âl├ž├╝leri ve ya─č oranlar─▒na sahip bir kad─▒n ve erkek ├╝zerinde yap─▒lan deneylerde, her ne kadar alkol├╝n y├╝zde 20’si midede, y├╝zde 80’i ince ba─č─▒rsaklarda kana kar─▒┼čsa da, kad─▒nlarda alkol├╝n midede daha az par├žalanarak kana kar─▒┼č─▒m oran─▒n─▒n y├╝zde 30 daha fazla olmas─▒, kad─▒nlar─▒n daha ├žabuk sarho┼č olmalar─▒ ve sarho┼člu─čun daha uzun s├╝rmesinin g├Âzlemlenmesidir.

Bir kadeh sek rak─▒ veya iki bardak ┼čarap kanda 40 gram alkol bulunmas─▒ anlam─▒na gelir. B├Âyle bir doz 75 kilo a─č─▒rl─▒─č─▒ndaki erkekte 40((75XO,7)=0.76 gr/litre sonucunu verir ki, trafikteki yasal limiti a┼čar.

Bu miktarda alkol├╝ 60 kilo a─č─▒rl─▒─č─▒ndaki bir kad─▒n ald─▒─č─▒nda su├žlu olur, ├ž├╝nk├╝ hesaba g├Âre kan─▒nda 40( (60×0,6)= 1.1 gr/litre alkol ├ž─▒kar.
─░nsanlarda bir litre kandaki alkol oran─▒ 0,5 gram─▒ ge├žtikten sonra refleksler yava┼člar, s├╝r├╝c├╝ bilincine hakim olamaz. Bu da ciddi kazalara yol a├žar.

 

– Banyodan sonra ellerimiz ni├žin buru┼čur?

B├╝t├╝n v├╝cudumuz, bir k─▒sm─▒ g├Âzle g├Âr├╝lebilen, b├╝y├╝k bir k─▒sm─▒ da ancak dikkatli bak─▒nca fark edilen k─▒l ve t├╝ylerle kapl─▒d─▒r. Bu t├╝y ve k─▒llar─▒n dibinde ‘sebum’ ad─▒ verilen ya─č bezleri vard─▒r. Bunlar─▒n ├ž─▒kard─▒─č─▒ ya─č, su ge├žirmez keratin bir tabaka olu┼čturur ve suyun derimizden i├žeri girmesini ├Ânleyerek derimizi yumu┼čak tutar.

Belki de en ├žok kullan─▒lan yerler olmalar─▒ nedeni ile v├╝cudumuzda sadece parmak u├žlar─▒m─▒z ve tabanlar─▒m─▒zda k─▒l veya t├╝y yoktur. Dolay─▒s─▒ ile koruyucu keratin tabaka da yoktur. Ayr─▒ca parmaklar─▒m─▒z─▒n u├žlar─▒ ve ayaklar─▒m─▒z─▒n tabanlar─▒ kal─▒n bir deri tabakas─▒ ile kaplanm─▒┼čt─▒r.

Parmaklar─▒m─▒z─▒n u├žlar─▒ ve tabanlar─▒m─▒z suyun alt─▒nda belli bir s├╝re kal─▒p iyice ─▒slan─▒rsa, osmos denilen daha sulu bir maddenin daha koyu bir maddenin i├žine giri┼či sonucunda derimizin alt─▒na su girer ve bu su burada kendine yer bulmak ister. Ancak buradaki kal─▒n derimizin genle┼čerek bu suya ay─▒rabilece─či fazla yeri olmad─▒─č─▒ i├žin, aynen yaz─▒n ├žok s─▒cak havalarda yollardaki asfaltlarda oldu─ču gibi e─čilir, b├╝k├╝l├╝r yani b├╝z├╝┼č├╝r.

 

– Jet-lag olay─▒ nedir?

B├╝t├╝n hayvanlar─▒n v├╝cutlar─▒n─▒n, uyuma, v├╝cut ─▒s─▒s─▒, ├╝reme zaman─▒ gibi periyodik fonksiyonlar─▒n─▒ kontrol eden biyolojik bir i├ž saatleri vard─▒r. Bu i├ž saatlerin ├žo─ču, kendi fonksiyonlar─▒ i├žin kendi zaman dilimlerinde ├žal─▒┼č─▒r, ancak ─▒┼č─▒k ve s─▒cakl─▒k gibi d─▒┼č etkenlerden de etkilenir.

E─čer ─░stanbul’dan Newyork’a u├žarsan─▒z, sizin v├╝cut saatiniz hala ─░stanbul’a ayarl─▒d─▒r. ├ľrne─čin ─░stanbul’dan saat 12:00’de havalan─▒r, 8 saatlik bir u├žu┼čtan sonra Newyork’a var─▒rsan─▒z, v├╝cut saatiniz 20:00’dedir ama Newyork saat 13:00’├╝ ya┼čamaktad─▒r. V├╝cudunuzun saati ortama g├Âre 7 saat ileridedir. Karn─▒n─▒z ac─▒kacak, biraz sonra uykunuz gelecektir ama, ak┼čam olmas─▒na bile daha 7-8 saat vard─▒r.

─░┼čte bu olaya jet-lag denilir. ‘Lag’in ─░ngilizce’de anlam─▒ geri kalma, gecikmedir. Bu durumda u├žu┼čtan sonra insanda yorgunluk duyulmakta, ├Âzellikle okuma, araba kullanma ve i┼č g├Âr├╝┼čmeleri gibi konularda motivasyon ve konsantrasyon eksikli─či g├Âr├╝lmektedir.

D├╝nya d├Ân├╝┼č├╝n├╝ 24 saatte tamamlad─▒─č─▒ndan, d├╝nya y├╝zeyi kuzeyden g├╝neye her biri l saatlik 24 zaman b├Âlgesine b├Âl├╝nm├╝┼čt├╝r. ├ľrne─čin ─░stanbul ile Newyork aras─▒nda 7 zaman b├Âlgesi vard─▒r ve ayn─▒ anda ─░stanbul’da saat 14:00 iken, Newyork’ta sabah 07:00’dir.

N AS A’ya g├Âre insan v├╝cudunun biyolojik saatinin her bir zaman b├Âlgesine, yani bir saatlik bir zaman de─či┼čimine al─▒┼čmas─▒ bir g├╝n almaktad─▒r. Bu durumda ─░stanbul’dan Ne w York’a gidince v├╝cut kendini ancak 7 g├╝n sonra adapte edebilmektedir. Jet-lag olay─▒ u├žma mesafesine de─čil, ka├ž zaman b├Âlgesinden ge├žti─činize ba─čl─▒d─▒r. Ayn─▒ mesafe, ayn─▒ zaman b├Âlgesinde kuzey-g├╝ney mesafesinde gidilince jet-lag olay─▒ g├Âr├╝lmemektedir.

Jet-lag olay─▒n─▒n do─čuya do─čru mu, yoksa bat─▒ya do─čru mu seyahatte daha ├žok g├Âr├╝ld├╝─č├╝ tart─▒┼čma konusudur. ┼×├╝phesiz bu insanlar─▒n ├žo─čunlu─čunun yap─▒s─▒na ve ya┼čam d├╝zeyine ba─čl─▒d─▒r. Yap─▒lan anketler sonucunda, ├žo─čunlu─čun do─čuya do─čru yap─▒lan u├žu┼člarda daha ├žok rahats─▒z oldu─ču, insan─▒n v├╝cut saatini h─▒zland─▒rmada, yava┼člatmaya g├Âre daha fazla zorland─▒─č─▒ g├Âr├╝lmektedir.

K├╝├ž├╝k ├žocuklar─▒n pek etkilenmedi─či jet-lag olay─▒ndan en ├žok etkilenenler ise g├╝nl├╝k ya┼čant─▒s─▒ d├╝zenli ve rutin i┼čler yaparak ya┼čayanlard─▒r. U├žaktaki havan─▒n kuru olmas─▒, seyahat s├╝resince hareketin k─▒s─▒tl─▒ olmas─▒, i├žki i├žilmesi, yeterli s─▒v─▒ i├žecek al─▒namamas─▒, farkl─▒ iklimde farkl─▒ yemekler, insanlarda jet-lag’a kar┼č─▒ diren├ž k─▒r─▒c─▒ di─čer etkenlerdir.

 

– Karag├Âzl├╝lerin ├žocu─ču nas─▒l mavi g├Âzl├╝ olabilir?

Genlerin ana mekanizmas─▒ ├žok basittir. Her anne ve baba iki tam gene sahiptir. Ve bunlardan birini ├žocu─čuna ge├žirir. E─čer anne ve babadan al─▒nan genler ayn─▒ ise, yani ├žocuk her iki taraftan da mavi g├Âz genini ald─▒ ise problem yoktur. ├çocu─čun g├Âzlerinin rengi mavi olacakt─▒r. Ancak bir taraftan mavi g├Âz, di─čerinden kahverengi g├Âz genini ald─▒ ise g├Âzlerinin biri mavi di─čeri kahverengi olamayaca─č─▒na g├Âre bu genlerden biri ├╝st├╝n gelecektir.

─░┼čte rakibine kar┼č─▒ daima ├╝st├╝n gelen bu genlere hakim (dominant) gen ad─▒ verilir. ─░nsanlarda koyu renk g├Âz geni hakim gendir. Yukar─▒da bahsi ge├žen ├žocu─čun g├Âzleri kahverengi olacakt─▒r. Mavi g├Âz rengi gibi m├╝cadeleyi kaybeden gene de sakl─▒ (recessive) gen denilmektedir.

Anne ve babadaki her iki gen de hakim gen ise sonu├ž ayn─▒ olacakt─▒r. Sakl─▒ gen bu m├╝cadelede ancak her iki taraf─▒ n geni de sakl ─▒ gen ise galip ├ž─▒kabilir. Uzun boy ve k─▒sa boy genlerinde hakim olan uzun boydur. ├ľrne─čin babada iki uzun boy geni (U/U), annede ise iki k─▒sa boy geni (k/k) varsa, her ├žocukta mutlaka bir uzun ve bir k─▒sa boy geni(U/k) olacak ve uzun boy hakim gen oldu─čundan her ├žocuk uzun boylu olacakt─▒r.

Bu ├žocuklar (U/k) gen yap─▒l─▒ biri ile evlenirlerse, ├žocuklar─▒ n her birinde muhtemelen (U/U, U/k,’k/U, k/k) gen yap─▒s─▒ olu┼čacak yani ├╝├ž ├žocuk uzun boylu olurken bir tanesi k─▒sa boylu kalacakt─▒r. ─░nsanlarda kahverengi g├Âz rengi, g├Ârme yetene─či ve sa├žl─▒l ─▒k hakim genler iken mavi g├Âz, renk k├Ârl├╝─č├╝ ve kellik sakl─▒ genlerdir.

Sakl─▒ gen ├žocu─čun DNA sarmal─▒ nda kal─▒p, onun ├žocuklar─▒ na da ge├žebilir. Babas─▒ mavi, annesi kahverengi g├Âzl├╝ ├žocuk kahverengi g├Âzl├╝ olur ama mavi renk g├Âz geni sakl─▒ olarak durur. Kendisi ile ayn─▒ genetik yap─▒da biri ile evlenirse yukar─▒daki uzun boyk─▒sa boy ├Ârne─činde oldu─ču gibi anne ve baba kahverengi g├Âzl├╝ olmalar─▒ na ra─čmen ├žocuklardan biri mavi g├Âzl├╝ olabilir.

Bu durum Mendel kurallar─▒ na uygun olup mavi g├Âzl├╝ ├žocuklar─▒ olan kahverengi g├Âzl├╝ anne ve babalar─▒ n pani─če kap─▒lmalar─▒ na ve ortada ba┼čka bir neden aramalar─▒ na gerek yoktur.

– Ayn─▒ anne ve baban─▒n ├žocuklar─▒ ni├žin farkl─▒ oluyor?

├çocuklar─▒n olu┼čumunu anne ve babadan ald─▒klar─▒ kromozomlar belirliyorsa, her insanda bir set kromozom varsa ve de bu kromozomlar zamanla de─či┼čmiyorsa, ayn─▒ anne ve babadan olan ├žocuklar─▒n da birbirinin ayn─▒ olmas─▒ gerekmez mi? ├ťreme konusunda tabiat m├╝thi┼č ┼ča┼č─▒rt─▒c─▒d─▒r. Tabiatta ├žocuklar─▒n olu┼čumu ile ilgili ├Âzel bir sistem dizayn edilmi┼čtir.

Son y─▒llar─▒n g├Âzde konusu DNA ile ilgili olarak gazetelerde ve dergilerde ├žizilen resimlerden belki dikkatinizi ├žekmi┼čtir. Kad─▒ n veya erkek olsun her insan─▒n bir set kromozomu vard─▒r ve her kromozom birle┼čtikleri zaman ‘X’ harfini olu┼čturan iki par├žadan ibarettir. Bu ikili DNA’n─▒n birbirine s─▒k─▒ca sar─▒lm─▒┼č iki koludur.

Bir insan─▒n kromozomunun, bu iki yakas─▒ndan biri anneden, di─čeri de babas─▒ ndan gelir. Ortadan ‘X’ ┼čeklinde ba─čl─▒ bu yeni kromozomun her iki yar─▒s─▒ da komple bir gen setini ta┼č─▒r.

Sperm, yumurta ile birle┼čerek yeni bir insan─▒ n olu┼čumunu sa─člar. Sperm yeni bebe─čin kromozomunun bir yar─▒s─▒n─▒ ta┼č─▒r, yumurta di─čerini. Esas soru ┼čudur: Sperm ve yumurtadaki DNA nereden gelmektedir? Babadaki her h├╝cre, birbirinin tamamen ayn─▒ ‘X’ ┼čeklindeki kromozomlar─▒ ta┼č─▒r. Anne i├žin de bu ayn─▒d─▒r. Baba ile annenin kromozomlar─▒ da kendi anne ve babalar─▒n─▒n kromozomlar─▒ndan gelmi┼čtir. Ama hangi yar─▒s─▒ gelmi┼čtir? ─░┼čte do─čan─▒n m├╝thi┼č d├╝zeninin ipucu da buradad─▒r.

Babada sperm h├╝creleri olu┼čurken, kendi anne ve babas─▒n─▒n kromozomlar─▒n─▒n birer yar─▒s─▒n─▒ rastgele, yani bir kurala ba─čl─▒ olmadan al─▒r. Annenin yumurtalar─▒nda da ayn─▒ ┼čey olunca, do─čan her ├žocuk d├Ârt ki┼činin, yani anneanne, babaanne ve her iki dedesinin (dolay─▒s─▒yla onlar─▒n da ebeveynlerinin) genlerinin rasgele kar─▒┼čt─▒r─▒lm─▒┼č ┼čeklinden olu┼čur ve her ├žocuk farkl─▒ fiziksel ve psikolojik ├Âzellikler g├Âsterir.

 

– Kan─▒m─▒z k─▒rm─▒z─▒ iken damarlar─▒m─▒z ni├žin mavi?

Ya┼čam─▒m─▒z─▒n s├╝rebilmesi i├žin v├╝cudumuzdaki her bir h├╝crenin oksijene ihtiyac─▒ vard─▒r. H├╝crelerimize oksijeni kan─▒m─▒z ta┼č─▒r. Kan─▒m─▒z oksijeni havadan ald─▒─č─▒m─▒z nefesin sonucunda akci─čerlerimizden al─▒r ve v├╝cudumuzun her bir noktas─▒na ula┼čt─▒r─▒r. Bu noktalarda oksijeni h├╝crelere devreden kan─▒m─▒z, kalp taraf─▒ndan emilerek tekrar oksijen depolayabilmesi i├žin akci─čerlerimize pompalan─▒r ve ├ževrim b├Âyle devam eder.

Kan─▒m─▒z─▒n i├žinde oksijen molek├╝llerini tutup, damarlarda ta┼č─▒yarak, hedefe ula┼č─▒ld─▒─č─▒nda b─▒rakan ├Âzel bir molek├╝l vard─▒r. K─▒rm─▒z─▒ kan h├╝crelerini, yani alyuvarlar─▒ ├ževreleyen ve asl─▒nda demir i├žeren bir protein olan hemoglobin, oksijenle birle┼čerek bilinen parlak kan rengini olu┼čturur.

Kan─▒m─▒z h├╝crelerde oksijeni terk edip, karbondioksiti al─▒p geri d├Ânerken yani toplardamarlar─▒m─▒zda iken rengi koyu k─▒rm─▒z─▒ hatta biraz mora yak─▒nd─▒r. Damarlar─▒m─▒z─▒n ├žeperleri ve kan h├╝creleri renksiz olduklar─▒ndan, kan─▒n rengini veya renginin tonunu i├žinde oksijen olup olmamas─▒ tayin eder.

Damarlar─▒m─▒z─▒n mavi renkte g├Âr├╝nmesi, v├╝cudumuza gelen ─▒┼č─▒─č─▒n bir k─▒sm─▒n─▒n derimizde emilmesi, bir k─▒sm─▒n─▒n da yans─▒t─▒lmas─▒ ile ilgilidir. Derimizde mavi renk gibi y├╝ksek enerjiye sahip dalga boyundaki ─▒┼č─▒klar daha ├žok yans─▒t─▒l─▒p g├Âz├╝m├╝ze geldi─či i├žin damarlar─▒m─▒z mavi renkte g├Âr├╝l├╝r.

V├╝cudumuzda g├Ârd├╝─č├╝m├╝z damarlar─▒n hemen hemen t├╝m├╝ne yak─▒n─▒ daha koyu renkli kan─▒ ta┼č─▒yan toplardamarlard─▒r. Atardamarlarda kalp taraf─▒ndan pompalanan kan─▒n v├╝cudun her yerine s├╝ratle ula┼čabilmesi i├žin bas─▒n├ž y├╝ksektir. Toplardamarlarda ise kan─▒n bas─▒nc─▒ d├╝┼č├╝k, h─▒z─▒ da daha yava┼čt─▒r.

Herhangi bir atardamar kesildi─činde kan daha h─▒zl─▒ d─▒┼čar─▒ ├ž─▒kar, kan kayb─▒ s├╝ratli ve ├žok olur. Hayati tehlike yarat─▒r. Bu tehlikeye kar┼č─▒ atardamarlar─▒m─▒z daha kal─▒n ├žeperli yap─▒lm─▒┼č ve derimizin alt─▒nda daha derinlere yerle┼čtirilmi┼člerdir. Bir kaza veya ameliyat olmad─▒k├ža atardamarlar─▒m─▒z─▒ pek g├Âremezsiniz.
Bu nedenle derimizde g├Ârd├╝─č├╝m├╝z damarlar─▒n ├žo─ču, et kal─▒nl─▒─č─▒ az oldu─ču i├žin i├žindeki kan─▒n rengini daha ├žok yans─▒tan ve deriye daha yak─▒n olan toplardamarlard─▒r. Tabii ki bu durum toplardamarlar kesildi─činde kan─▒n koyu k─▒rm─▒z─▒ veya mor renkte akaca─č─▒ anlam─▒na gelmez. Kesilme yerinden akan kan derhal hava ile temas edip, ondaki zengin oksijeni al─▒r ve rengi yine bilinen kan rengine d├Ân├╝┼č├╝r.

 

– ─░nsanlar ni├žin dondurularak saklanam─▒yor?

Tedavisi g├╝n├╝m├╝zde m├╝mk├╝n olmayan hastalar─▒ ├Âlmeden ├Ânce dondurup, teknolojinin┬á geli┼čip,┬á tedavi┬á imkanlar─▒n─▒n┬á bulunabilece─či┬á ileriki┬á y─▒llara┬á kadar saklamak, bilim insanlar─▒n─▒n ├╝zerinde ├žok ├žal─▒┼čt─▒klar─▒ bir konudur ve bilim insanlar─▒n─▒ bu ara┼čt─▒rmalara iten sebep kurba─čalard─▒r.
Do─čada baz─▒ cins kurba─čalar k─▒┼č uykusu s├╝resince donarlar; kalp at─▒┼člar─▒, nefes al─▒┼člar─▒ ve kan dola┼č─▒mlar─▒ tamamen durur. Hatta aort damarlar─▒ kesildi─činde bile kanama olmaz. Buzlar ├ž├Âz├╝ld├╝kten sonra, ├Ânce kalp atmaya ba┼člar ve kurba─ča hayata geri d├Âner.

Yap─▒lan ara┼čt─▒rmalarda kurba─čalar─▒n aniden donmad─▒klar─▒, 24 saat s├╝resince kan ve h├╝crelerinin aras─▒ndaki su donduk├ža geriye donma noktas─▒ d├╝┼č├╝k bir tip antifriz ├ž├Âzelti b─▒rakt─▒klar─▒ ve glikoz ├╝retimlerini ├žok y├╝kselttikleri tespit edilmi┼čtir. Oysa insanda bu oranda ┼čeker y├╝kselmesine mani olacak bir├žok mekanizma vard─▒r ve iyi ├žal─▒┼čmamalar─▒n─▒n sonucu ise ┼čeker hastal─▒─č─▒d─▒r.

Bir memelinin h├╝cresinin dondurularak saklanabilmesi i├žin, h├╝crenin i├žinde olu┼čan buzun en az seviyede olmas─▒ gerekir. H├╝cre i├žindeki suyun tamamen donmas─▒ ├Âl├╝me yol a├žar. Bunun i├žin de dondurma i┼člemine h├╝cre d─▒┼č─▒ s─▒v─▒lardan ba┼član─▒lmal─▒, sadece h├╝cre aralar─▒ndaki ve kandaki su donmak, h├╝credeki zar ve proteinlerin yap─▒lar─▒ bozulmamal─▒d─▒r.

Donmu┼č kan, besin ve oksijen ta┼č─▒yamayaca─č─▒ndan, metabolizmada ne gibi aksakl─▒klar g├Âr├╝lebilece─či hala bilinmemektedir. Ayr─▒ bir sorun da suyun dondu─ču vakit geni┼člemesidir. Bu y├╝zden kan damarlar─▒ par├žalanabilir, doku yap─▒s─▒ bozulabilir, h├╝cre zar─▒ y─▒rt─▒labilir.

Asl─▒nda art─▒k g├╝n├╝m├╝zde insan─▒n yumurta h├╝creleri, sperm ve beyaz kan h├╝creleri, deri ve korneas─▒ dondurularak saklanabilmektedir. Ancak bunlar─▒n h├╝cre say─▒lar─▒ ├žok azd─▒r. Nakil i├žin b├Âbrekler ve karaci─čer buz i├žinde saklan─▒r ama bunun da s├╝resi en fazla 2-3 g├╝nd├╝r. ├ťstelik bu organlar so─čuk ortamda saklanmakta ama dondurulmamaktad─▒r.

Halen bir organ bile dondurulup saklanamad─▒─č─▒na g├Âre, b├╝t├╝n bir v├╝cudu dondurarak saklama konusunda bilim insanlar─▒ pek iyimser de─čiller ama ├žal─▒┼čmalar devam ediyor. Daha do─črusu insan─▒ dondurup saklamak ┼č├╝phesiz m├╝mk├╝n de, tekrar ─▒s─▒t─▒l─▒p canland─▒rman─▒n yolu hen├╝z bilinmiyor.

 

– Suyun alt─▒nda ni├žin bulan─▒k g├Âr├╝r├╝z?

Denize dal─▒p g├Âzlerimizi a├žt─▒─č─▒m─▒zda etraf─▒ bulan─▒k g├Âr├╝r├╝z ama deniz g├Âzl├╝─č├╝n├╝ tak─▒nca her ┼čey netle┼čir. Anla┼č─▒l─▒yor ki, g├Âz├╝m├╝z├╝n ├Ân├╝nde deniz g├Âzl├╝─č├╝n├╝n i├žindeki hava olmad─▒k├ža, suyun i├žinde g├Ârme i┼člevinde bir aksama olmaktad─▒r.

G├Âz├╝m├╝z├╝n d─▒┼čb├╝key ┼čeklindeki d─▒┼č y├╝zeyi sadece bir mercek g├Ârevi g├Âr├╝r. Bu mercek olmadan g├Âz├╝m├╝z ─▒┼č─▒─č─▒ al─▒p, arka taraftaki retina tabakas─▒na odaklayamaz. Yani g├Âz├╝m├╝z├╝n d─▒┼č─▒ bir g├Ârme eleman─▒ndan ziyade, g├Âr├╝nt├╝n├╝n ince ayar─▒n─▒ yapan basit bir mercektir.

I┼č─▒k, havadan suya veya bir prizman─▒n i├žinden ge├žerken oldu─ču gibi, farkl─▒ yo─čunluktaki cisimlerden ge├žerken k─▒r─▒l─▒r. Bunu biliyoruz. G├Âz├╝m├╝z├╝n yo─čunlu─ču ve d─▒┼čb├╝keyli─či ├Âyle ayarlanm─▒┼čt─▒r ki, gelen ─▒┼č─▒k k─▒r─▒lma sonucunda g├Âz├╝m├╝z├╝n arkas─▒ndaki retinada odakla┼č─▒r.

I┼č─▒─č─▒n sudaki h─▒z─▒, g├Âz├╝m├╝z├╝ ge├žerkenki h─▒z─▒ ile yakla┼č─▒k ayn─▒d─▒r. Ancak suyun yo─čunlu─ču farkl─▒ oldu─čundan buradan gelen ─▒┼č─▒k, havadan gelecek ─▒┼č─▒─ča g├Âre yo─čunlu─ču ayarlanm─▒┼č g├Âz├╝m├╝zde tam k─▒nlamaz, g├Âr├╝nt├╝ retinada tan─▒ odakla┼čamaz ve suyun alt─▒nda cisimleri flu g├Âr├╝r├╝z.

E─čer su ile g├Âz├╝m├╝z aras─▒na bir cam koyar ve arkas─▒nda havan─▒n bulundu─ču bir bo┼čluk b─▒rak─▒rsak, sudan havaya ge├žen ─▒┼č─▒k oradan g├Âz├╝m├╝ze gelerek normal olarak k─▒r─▒l─▒r ve g├Âr├╝nt├╝ de retina da net olarak odakla┼č─▒r.

 

– ─░nsanlar─▒n ni├žin baz─▒lar─▒ solakt─▒r?

─░nsanlar─▒n ├žo─čunun ni├žin, daha ├žok sa─č ellerini kulland─▒klar─▒ hen├╝z bilinmiyor. E─čer d├╝nya n├╝fusunun yar─▒s─▒ solak olsayd─▒ veya d├╝nyada hi├ž solak bulunmasayd─▒, bu durum tabiat─▒n kurallar─▒na daha ‘uygun olabilirdi, ancak tek yumurta ikizlerinin bile y├╝zde onunun farkl─▒ ellerini kullanmalar─▒ ┼ča┼č─▒rt─▒c─▒d─▒r. Bu durumun genetik olmad─▒─č─▒, kal─▒t─▒mla bir ilgisinin bulunmad─▒─č─▒ da kesin. Bebeklerin rahimdeki pozisyonlar─▒yla ilgili teoriler var ama kan─▒tlanm─▒┼č de─čil.

─░nsan─▒n d─▒┼č─▒nda hi├žbir yarat─▒k, bir elini veya aya─č─▒n─▒ di─čerine g├Âre ├Âncelikli kullanmaz. D├╝nyada tarih boyunca, k├╝lt├╝r ve ─▒rk fark─▒ olmaks─▒z─▒n insanlar aras─▒nda sa─č elini kullananlar hep ├žo─čunlukta olmu┼člard─▒r. Bilim insanlar─▒ y─▒llard─▒r bunun nedenini aray─▒p durmaktad─▒r.

Bilindi─či gibi, beynimizin her iki yar─▒s─▒ de─či┼čik yetenekleri kontrol eder. ├ľnceleri beynimizin sol yans─▒n─▒n konu┼čma yetene─čimize kumanda etti─či bilindi─činden, yazmam─▒za da kumanda etti─či, b├╝t├╝n ├Ânemli kumandalar─▒ bu taraf─▒n ├╝stlendi─či san─▒l─▒yordu. Ama sonralar─▒ beynimizin sa─č yar─▒s─▒n─▒n da idrak, yarg─▒lama, haf─▒za gibi ├žok ├Ânemli i┼člevlere kumanda etti─či, beynin her iki yar─▒s─▒n─▒n da bir birinden ├╝st├╝n olmad─▒─č─▒ ve her iki taraf─▒n da e┼čit de─čerde g├Ârevler ├╝stlendi─či g├Âr├╝ld├╝.

Solaklar─▒n oran─▒ hakk─▒nda ├že┼čitli g├Âr├╝┼čler var. Genel g├Âr├╝┼č bunun 1/9 oran─▒nda oldu─ču ┼čeklindedir. Her az─▒nl─▒─č─▒n ba┼č─▒na geldi─či gibi solaklar toplumda baz─▒ zorluklarla kar┼č─▒la┼čm─▒┼člar, hatta tarihin karanl─▒k ├ža─člar─▒nda ┼čeytanla bile ├Âzde┼čtirilmi┼člerdir. G├╝n├╝m├╝zde bile solak do─čan ├žocuklar, aileleri taraf─▒ndan sa─č elleri ile yazmaya zorlanmaktad─▒rlar.

Sa─č ellerini kullananlar i├žin hayat daha kolayd─▒r. Onlar daha iyi organize olmu┼člar, ac─▒mas─▒z bir ├╝st├╝nl├╝k kurmu┼člar, d├╝nyada her ┼čeyi kendilerine g├Âre ayarlam─▒┼člard─▒r. Arabalar─▒n vitesleri, silahlarda bo┼č kovanlar─▒n f─▒rlay─▒┼č y├Ân├╝, hatta tuvaletteki musluklar─▒n yeri bile hep sa─č ellilere g├Âre tasarlanm─▒┼čt─▒r.
─░ngilizce’de sol anlam─▒ndaki ‘left’ kelimesi, zay─▒f ve kullan─▒┼čs─▒z anlam─▒nda eski ─░ngilizce’de kullan─▒lan ‘lyft’ kelimesinden t├╝retilmi┼čtir. Sa─č anlam─▒ndaki ‘right’ ise hakl─▒l─▒k ve do─čruluk anlam─▒nda da kullan─▒l─▒r. T├╝rk├že’de de ├Âyle de─čil mi? Sa─č hem canl─▒ ve hayatta anlam─▒nda kullan─▒l─▒r, hem de sa─čl─▒kl─▒, sa─člam gibi s─▒fatlar─▒n k├Âk├╝n├╝ olu┼čturur, solun ise soluk gibi bir s─▒fat─▒n k├Âk├╝n├╝ olu┼čturma d─▒┼č─▒nda sadece bir nota ile isim benzerli─či vard─▒r.

 

– Parmaklar─▒m─▒z ni├žin ├ž─▒tlar?

Baz─▒ insanlar her iki elinin parmaklar─▒n─▒ birbirine ge├žirerek ve onlar─▒ gererek ses ├ž─▒kart─▒rlar, yani ├ž─▒tlat─▒rlar. ├ço─čumuz buradan gelen sesin kemiklerden geldi─čini san─▒r─▒z, hatta rahats─▒z oluruz ama nedense bunu yapanlar hallerinden memnun g├Âr├╝n├╝rler.

En ├žok ve kolayl─▒kla ├ž─▒tlatt─▒─č─▒m─▒z yerler v├╝cudumuzda en ├žok bulunan s├╝rt├╝nmeli eklem yerleridir. Bu tip eklem yerlerinde, ├Ârne─čin parmaklar─▒m─▒zda, iki kemi─čin birle┼čti─či yerde bir ba─člant─▒ kaps├╝l├╝ vard─▒r. Bu kaps├╝l├╝n i├žinde kemiklerin hareketleri s─▒ras─▒nda buralar─▒ ya─člayan bir s─▒v─▒ vard─▒r. Bu s─▒v─▒n─▒n i├žinde erimi┼č halde oksijen, nitrojen ve karbondioksit gazlar─▒ bulunur.

V├╝cudumuzda en kolay ├ž─▒tlatabilece─čimiz eklem yerlerimiz parmaklar─▒m─▒zd─▒r. Parmaklar─▒m─▒z gerilince ve eklem yerlerimiz d├╝zle┼čince bu kaps├╝l de gerilir. ─░├žindeki s─▒v─▒n─▒n bas─▒nc─▒ azal─▒r ve gaz kabarc─▒klar─▒ patlamaya ba┼člar. ─░┼čte kula─č─▒m─▒za gelenler bu seslerdir. Patlayan kabarc─▒klar neticesinde gazlar bu s─▒v─▒y─▒ terk eder, s─▒v─▒ daha da genle┼čir ve eklem yerinin hareket kabiliyetini artt─▒r─▒r.

┼×├╝phesiz ki eklem yerinin gerilmesi, bu kaps├╝l├╝n boyu ile s─▒n─▒rl─▒d─▒r. E─čer parmaklar─▒n─▒z─▒ ├ž─▒tlatt─▒─č─▒n─▒z anda r├Ântgenini de ├žekerseniz, eklem i├žinde olu┼čan gaz kabarc─▒klar─▒n─▒ g├Ârebilirsiniz. Bu olay eklem yerindeki hacmi yakla┼č─▒k y├╝zde 15-20 art─▒r─▒r.

Ayn─▒ parma─č─▒n─▒z─▒ arka arkaya ├ž─▒tlatamazs─▒n─▒z. Bir s├╝re beklemeniz gerekir, ├ž├╝nk├╝ gaz kabarc─▒klar─▒n─▒n s─▒v─▒ i├žersinde tekrar olu┼čmas─▒ biraz zaman al─▒r.
T├╝m bu a├ž─▒klamalar, deneylerle ispatlanmas─▒na ra─čmen, yine de bu kadar k├╝├ž├╝k gaz miktar─▒n─▒n bu kadar b├╝y├╝k bir ses ├ž─▒kartabilmesinin nedeni hala anla┼č─▒lm─▒┼č de─čildir. Bu sorunun tatmin edici bir cevab─▒ da hen├╝z yoktur. Ayr─▒ca detayl─▒ ├žal─▒┼čmalar g├Âstermi┼čtir ki, ├ž─▒t─▒rdama s─▒ras─▒nda iki ayr─▒ ses duyulmaktad─▒r. Birincisinin gaz kabarc─▒klar─▒n─▒n patlamas─▒ oldu─ču biliniyor. ─░kinci sesin ise kaps├╝l├╝n uzama s─▒n─▒r─▒na vard─▒─č─▒nda ├ž─▒kt─▒─č─▒ san─▒l─▒yor.

Evet geldik en ├žok merak edilen soruya! Parmaklar─▒m─▒z─▒ ├ž─▒tlatmak v├╝cudumuz i├žin zararl─▒ m─▒d─▒r? Bu konuda elde ├žok az bilimsel ├žal─▒┼čma sonucu vard─▒r. Bir g├Âr├╝┼če g├Âre parmak ├ž─▒tlatman─▒n eklem yerlerimizdeki s─▒v─▒ya bir tesiri yoktur. Di─čer bir g├Âr├╝┼če g├Âre ise s├╝rekli olarak bunu yapanlarda ve bunu al─▒┼čkanl─▒k haline getirenlerde, eklemler etraf─▒ndaki yumu┼čak doku zarar g├Ârmekte, parmaklar ┼či┼čmekte, dolay─▒s─▒ ile elin kavrama g├╝c├╝ azalmaktad─▒r.

 

– Uyurken beynimizde neler oluyor?

E─čer bir insan─▒n ba┼č─▒na ‘elektroensephalograf (ezberlemeniz gerekmez!) ad─▒n─▒ ta┼č─▒yan bir cihaz ba─člarsan─▒z, o insan─▒n yayd─▒─č─▒ beyin dalgalar─▒n─▒ kaydedebilirsiniz. Uyan─▒k ve hareketsiz durumdaki bir insan─▒n beyni, saniyede 10 kez sal─▒n─▒m yapan ‘alfa’ dalgalar─▒ yayar. Hareketli bir insan─▒n beyni ise, sal─▒n─▒m─▒ iki kez fazla olan ‘beta’ dalgalar─▒ yayar.

Uyku s─▒ras─▒nda ise beyin, sal─▒n─▒mlar─▒ ├žok daha az olan iki t├╝r dalgay─▒, ‘teta’ ve ‘delta’ dalgalar─▒n─▒ yayar. ‘Teta’ dalgalar─▒n─▒n sal─▒n─▒m─▒ saniyede 3.5 ila 7 aras─▒nda olup, ‘delta’ dalgalar─▒n─▒nki saniyede 3.5’tan azd─▒r.

─░nsan─▒n uykusu derinle┼čtik├že, beyin dalgalar─▒ da yava┼člar. ─░nsanda en derin ve uyand─▒r─▒lmas─▒n─▒n en zor oldu─ču uyku zaman─▒nda, beyin art─▒k ‘delta’ dalgalar─▒ yaymaya ba┼člam─▒┼čt─▒r.

┼×imdi geldik i┼čin en ilgin├ž y├Ân├╝ne. ─░nsan gece uykudayken ├že┼čitli zamanlarda beklenmeyen ┼čeyler olu┼čur. ─░ngilizce’deki ‘H─▒zl─▒ G├Âz Hareketleri’ kelimelerinin ba┼č harflerinden al─▒narak ‘REM’ uykusu da denilen ve insanlar─▒n ├žo─čunlu─čunda bir gecede 3-5 kez g├Âr├╝len bu safhada, beyin dalgalar─▒ uyan─▒k bir insan─▒nki kadar h─▒zlan─▒r.

Bir insan─▒ veya bir k├Âpe─či REM uykular─▒ s─▒ras─▒nda seyrederseniz, g├Âzlerinin ├Âne ve arkaya h─▒zla titredi─čini g├Âr├╝rs├╝n├╝z. REM uykusu safhas─▒nda k├Âpeklerin ├žo─čunda, insanlar─▒n ise bir k─▒sm─▒nda, kollarda, bacaklarda ve y├╝z kaslar─▒nda se─čirmeler de g├Âr├╝lebilir.
R├╝ya REM uykusu safhas─▒nda olur. Bu safhadaki bir insan─▒ uyand─▒r─▒rsan─▒z, r├╝yas─▒n─▒ ├žok canl─▒ olarak hat─▒rlar ve anlatabilir. REM safhas─▒ d─▒┼č─▒ndaki uykularda insanlar genellikle r├╝ya g├Ârmezler.

Geceleri iyi bir uyku ├žekebilmek i├žin, hem REM, hem de bunun d─▒┼č─▒ndaki safhalar─▒n birlikte ya┼čanmas─▒ gereklidir. REM k─▒sm─▒ uyku s├╝resinin y├╝zde 25 kadar─▒n─▒ kapsamal─▒d─▒r. Normal uykudaki bir REM veya r├╝ya b├Âl├╝m├╝ 5 ila 30 dakika s├╝rer.

Uyku ila├žlar─▒ daha ├žabuk ve derin uyuman─▒z─▒ sa─člayabilirler ama uykunuzun ve ├Âzellikle de REM k─▒sm─▒n─▒n kalitesini de─či┼čtirirler. Uykudan ├Ânce al─▒nan alkol de beynin dalga yayma sistemini ve d├╝zenini etkiler. D├╝zenli bir uyku i├žin insan her zaman ayn─▒ saatte yatmal─▒, hafta sonlar─▒ da dahil ayn─▒ saatte uyanmal─▒d─▒r.

Add a Comment

E-posta hesab─▒n─▒z yay─▒mlanmayacak. Gerekli alanlar * ile i┼čaretlenmi┼člerdir