Soru ve Cevaplarla ─░lgin├ž Bilgiler ÔÇô 3

– Ni├žin h─▒├žk─▒r─▒r─▒z?

Akci─čerlerimiz kaburgalar─▒m─▒z─▒n i├žinde birer torba gibi dururlar. Nefes ald─▒─č─▒m─▒zda bu torbalar i├žerlerine alabildikleri kadar hava alarak ┼či┼čerler. G├Â─čs├╝m├╝z├╝ karn─▒m─▒zdan ay─▒ran ve akci─čerlerimizin alt─▒na biti┼čik b├╝y├╝k bir kas olan diyafram, b├╝z├╝┼čerek ci─čerlerimizin geni┼člemesini sa─člar, nefes almam─▒za yard─▒mc─▒ olur.

S├╝ratli yemek yenildi─činde, yutkunma neticesinde yemek ile birlikte bir miktar da hava al─▒n─▒r. H─▒├žk─▒r─▒k, yiyece─čin y├╝zeyine yap─▒┼čarak sindirim sistemine giren bu havay─▒ atmak i├žin sistemin g├Âsterdi─či bir tepkidir. Diyafram s├╝ratle b├╝z├╝┼čerek, ├žok ani ve h─▒zl─▒ nefes almam─▒z─▒ sa─člar. Bu arada bo─čaz─▒m─▒z─▒n ├╝st taraf─▒nda, ses tellerimizin bulundu─ču k─▒s─▒mda bir kapanma olur ve buradan ge├žen hava bir an bloke edilir. Bu da ‘h─▒ck’ ┼čeklinde bir sesin ├ž─▒kmas─▒na neden olur.

Midedeki bir olayla diyafram─▒n ili┼čkisi, bu iki organdaki sinirlerin birbirine ├žok yak─▒n hatta i├ž i├že ge├žmi┼č olmalar─▒ndand─▒r. Bu nedenle en ├žok yemekten sonra h─▒├žk─▒r─▒r─▒z. Sindirim i┼člemi bittikten sonra h─▒├žk─▒r─▒k olmaz. H─▒├žk─▒r─▒─č─▒ ├Ânlemek i├žin ├žok ├že┼čitli ├Âneriler vard─▒r.

Ba┼č a┼ča─č─▒ durmak, yava┼č yava┼č su i├žmek, kollar─▒ yukar─▒da tutmak, nefesi tutmak, ileride bir noktaya bakarak derin nefes almak, buzlu su i├žmek, nefesi tutarak ├╝├ž kere yutkunmak, nane yutmak, parma─č─▒ kula─ča bast─▒rarak su i├žmek ve korkutmak gibi.

Bunlardan korkutarak insan─▒ ┼čok etmek, dolay─▒s─▒yla sinir sistemini etkilemek, derin nefes alarak diyafram─▒n mideyi itmesini sa─člamak ve de kandaki d├╝┼č├╝k karbondioksit seviyesinin h─▒├žk─▒r─▒─č─▒n olu┼čumunu h─▒zland─▒rd─▒─č─▒ bilindi─činden nefesi tutmak en mant─▒kl─▒ ├Ânlemlerdir.

Asl─▒nda ise bu ├Ânlemlerin hi├žbirine gerek yoktur. H─▒├žk─▒r─▒klar yakla┼č─▒k 5 saniyede bir olur ve genellikle bir dakikadan fazla s├╝rmezler. Siz ├Ânlemlerle u─čra┼č─▒rken, o zaten kendi kendine kesilir. H─▒├žk─▒r─▒─č─▒ kesmek i├žin kabul edilen genel g├Âr├╝┼č hi├žbir ├Ânlemin h─▒├žk─▒r─▒─č─▒ kesmedi─čidir. Ancak aylarca s├╝ren istisnai durumlarda, muhakkak t─▒bbi m├╝dahale gerekir, hatta bu durumlarda sinirler ├╝zerinde operasyon yap─▒lmas─▒ bile g├╝ndeme gelebilir.

├çok miktarda biber yemek gibi kimyasal yanmalar─▒n, enfeksiyonlar─▒n ve ├╝lser gibi hastal─▒klar─▒n da h─▒├žk─▒r─▒─č─▒ meydana getirebilecekleri ileri s├╝r├╝l├╝yor. H─▒├žk─▒r─▒k s├╝resince bir ┼čey yememekte ve i├žmemekte fayda vard─▒r, ├ž├╝nk├╝ bu s─▒rada tekrar fazla hava al─▒nabilir.

H─▒├žk─▒r─▒─č─▒ ├Ânlemek i├žin en iyisi yeme─či yava┼č yiyin, ├žok miktarda yemeyin, yemek yerken karbonatl─▒ i├žki i├žmeyin, yeme─če konsantre olun, ├žok konu┼čmay─▒n ve g├╝lmeyin. Yeme─če sayg─▒n─▒z ne kadar artarsa, h─▒├žk─▒r─▒k o kadar azal─▒r.

 

– Ta┼č─▒t tutmas─▒ nas─▒l oluyor?

Ne kadar h─▒zla ve ne kadar uzak mesafeye gitmelerine ba─čl─▒ olmadan, insanlar hareket halindeki vas─▒talar─▒n i├žinde mide buland─▒r─▒c─▒ bir rahats─▒zl─▒k hissederler.

D─▒┼č kula─č─▒m─▒z─▒n g├Ârevi i┼čitmeyi sa─člamakt─▒r ama i├ž kula─č─▒m─▒z dengemizden sorumludur. Hareket halinde oldu─čumuzda, i├ž kula─č─▒m─▒z─▒n i├žindeki s─▒v─▒ ├žalkalan─▒r ve sinir sistemimiz vas─▒tas─▒ ile beynimize sinyal gider. E─čer araban─▒n i├žinde bir ┼čey okuyorsan─▒z veya araban─▒n i├žinde bir ┼čeye bak─▒yorsan─▒z, g├Âzlerden beyine hareket halinde olmad─▒─č─▒n─▒z sinyali gider ama i├ž kulaklar─▒n─▒zdan giden sinyal farkl─▒d─▒r. O, v├╝cudunuzdaki sars─▒nt─▒dan dolay─▒ hareket halinde oldu─čunuzu bildirir. Bu iki sinyal aras─▒ndaki fark, halk aras─▒nda ‘araba tutmas─▒’ diye adland─▒r─▒lan, mide buland─▒r─▒c─▒ etkiyi yarat─▒r.

Asl─▒nda dalgal─▒ denizde seyreden bir gemideki insan─▒ deniz tutmas─▒ ne ise hareket halindeki bir araban─▒n i├žindeki insan─▒ ta┼č─▒t tutmas─▒ da ayn─▒ ┼čeydir. Denizdeki hareket tam anlam─▒ ile ├╝├ž boyutlu oldu─čundan etkisi daha fazlad─▒r. Ba┼č a─čr─▒s─▒, ba┼č d├Ânmesi, nab─▒zdaki art─▒┼č ve mide b├Âlgesindeki bask─▒ hissi ile kusma ihtiyac─▒ en belirgin ├Âzelliklerdir. Bunlara ilaveten deniz tutmas─▒nda, bulant─▒dan ├Ânce stres hormonlar─▒ da salg─▒lanmaya ba┼člad─▒klar─▒ndan rahats─▒zl─▒k ve panik hissi iyice kuvvetlenmektedir.

Arabada iken g├Âzlerinizle, bir uza─ča, bir yakma bakarsan─▒z, bu ta┼č─▒t tutma probleminize yard─▒mc─▒ olabilir. Bu nedenledir ki, arabay─▒ kullananlarda ta┼č─▒t tutmas─▒ olay─▒ g├Âr├╝lmez. ├ç├╝nk├╝ araba, kullanan─▒n kontrol├╝ alt─▒ndad─▒r. S├╝r├╝c├╝ araban─▒n ne zaman duraca─č─▒n─▒ veya h─▒zlanaca─č─▒n─▒, ne y├Âne d├Ân├╝lece─čini bilmektedir. Ta┼č─▒t tutmas─▒ gen├žlerde daha ├žok g├Âr├╝l├╝r, ├ž├╝nk├╝ ya┼čland─▒k├ža ve ├žok seyahat ettik├že, i├ž kula─č─▒n hareketlere kar┼č─▒ hassasiyeti azal─▒r.
Bir g├Âr├╝┼če g├Âre, ta┼č─▒t tutmas─▒ndaki denge bozuklu─ču, bulan─▒k g├Ârme gibi belirtilerde beyine g├Ânderilen sinyaller, zehirlenince beyine yollanan sinyallerle ayn─▒. Bu nedenle de beyin mideye kusma ve i├žindeki zehiri bo┼čaltma emrini veriyor.

Ta┼č─▒t tutmas─▒na kar┼č─▒ ├Ânerilerimiz ┼č├Âyle: Kitap okumay─▒n, zihniniz ba┼čka ┼čeylerle me┼čgul olsun. Olay asl─▒nda beyinde olu┼čtu─čundan, onu ba┼čka bir ┼čeyle me┼čgul edin. Zihinsel veya kelime oyunlar─▒ oynay─▒n. Mide bozucu ┼čeyler yemeyin, ├žok gerekirse bunun i├žin ├╝retilmi┼č ila├žlar─▒, kulak arkas─▒na yap─▒┼čt─▒r─▒lan bantlar─▒ kullan─▒n.

├çinli doktorlar y├╝zy─▒llard─▒r ta┼č─▒t tutmas─▒na kar┼č─▒ akupunktur tedavisi uyguluyorlar. Bu uygulamadan siyah ve beyaz ─▒rktan insanlar─▒n y├╝zde 50-60’─▒ etkilendi─či halde Asyal─▒lar─▒n hemen hepsi etkileniyor. Bu fark─▒n da sinir sistemindeki bir genetik temele dayand─▒─č─▒ san─▒l─▒yor.

 

– Ni├žin g├╝l├╝yoruz?

B├Âyle de soru mu olur, tabii ki f─▒kralara, komik laflara ve olaylara g├╝l├╝yoruz diyebilirsiniz. Ama ara┼čt─▒rmalar olay─▒n bu kadar basit olmad─▒─č─▒n─▒ g├Âsteriyor. Tabii sizler de hakl─▒ olabilirsiniz. G├╝lmek ara┼čt─▒rmac─▒lar taraf─▒ndan y─▒llarca ara┼čt─▒r─▒ld─▒─č─▒ kadar karma┼č─▒k olmay─▒p, ilkel atalar─▒m─▒zdan kalan, ├ževremize uyum ve sosyal hayat─▒ payla┼čmakla ilgili bir davran─▒┼č bi├žimi de olabilir.

Bebekler do─čar do─čmaz i├žg├╝d├╝sel olarak a─člarlar ama ancak d├Ârt hafta sonra g├╝l├╝msemeye ba┼člarlar. Anne ve baban─▒n bundan mutluluk duydu─čunu hissettik├že bebeklerin g├╝lmeleri fazlala┼č─▒r. G├╝lmek bir ├že┼čit d─▒┼ča vurum gibidir. G├╝lerken kalp at─▒┼č─▒ h─▒zlan─▒r, derin nefes al─▒n─▒r, beyin taraf─▒ndan ‘endorf─▒n’ denilen kimyasallar salg─▒lan─▒r. Endorfin ise v├╝cudumuzda gerginli─či, a─čr─▒y─▒ azalt─▒r.

G├╝lmek de ├╝z├╝nt├╝ veya ├Âfke gibi bir bo┼čalma yoludur, ancak bunun ni├žin b├Âyle oldu─ču tam olarak bilinmiyor. ┼×├╝phesiz hepimiz g├╝ld├╝kten sonra kendimizi daha iyi hissediyoruz. G├╝lerken bedendeki gerginlik, kaslardaki denetimin yitirildi─či noktaya kadar azald─▒─č─▒ndan, sandalyeden d├╝┼čebiliyoruz veya bir├žok olayda kendimizi tutam─▒yoruz.

G├╝lmek sosyal ili┼čkilerde mutlulu─ču payla┼čmak gibi g├Âr├╝lebilir ama her zaman mutluluk ifadesi de─čildir. Hepimiz patronumuzun yapt─▒─č─▒ bir ┼čakaya (pek komik olmasa bile) g├╝lme e─čilimindeyizdir. Yani g├╝├ž, kar┼č─▒s─▒nda daima tebess├╝m eden y├╝zler g├Âr├╝r.

├çok y├╝ksek sesle g├╝lmek, gelebilecek tehlikelere kar┼č─▒ sinirsel bir reaksiyon da olabilir.┬á ─░ki┬á insan┬á aras─▒ndaki┬á bir┬á m├╝cadelede, bir┬á oyunda┬á g├╝├žl├╝┬á olan┬á zay─▒f─▒ ezerken de g├╝lebilir. Yani g├╝lmek, g├╝c├╝n ve sald─▒rganl─▒─č─▒n bir g├Âstergesi de olabilir. G├╝lerken insan─▒n y├╝z ifadesinden mutlu oldu─čunu herkes anlar ama o y├╝z ifadesi ile arkas─▒nda yatan duygular aras─▒ndaki ili┼čkiyi psikologlar bile hala tam olarak izah edemiyorlar.

Hala bir m├╝sabakay─▒ kazan─▒p mutluluktan g├╝lmesi gerekenlerin ni├žin g├Âzya┼člar─▒ i├žinde a─člad─▒klar─▒n─▒n, a─člamas─▒ gereken bir yerde bir insan─▒n yine g├Âzya┼člar─▒ i├žinde kahkahalarla ni├žin g├╝ld├╝─č├╝n├╝n sebebi anla┼č─▒lm─▒┼č de─čildir. Ancak bu arada kahkaha ile g├╝lmekle, g├╝l├╝msemeyi ay─▒rt etmek gerekir. G├╝l├╝msemek kesinlikle insan─▒n, kar┼č─▒s─▒ndaki i├žin iyi ┼čeyler hissetmese bile kendisi i├žin bir mutluluk ifadesidir.

Yap─▒lan bir ara┼čt─▒rmaya g├Âre insanlar 50’li y─▒llarda g├╝nde ortalama 18 dakika g├╝lerken, bu s├╝re g├╝n├╝m├╝zde 6 dakikaya d├╝┼čm├╝┼č bulunmaktad─▒r. Yeti┼čkinlerin g├╝nde ortalama 60, ├žocuklar─▒n ise 500 kez g├╝ld├╝─č├╝ ve bir g├╝l├╝┼č├╝n ortalama 6 saniye s├╝rd├╝─č├╝ ara┼čt─▒rmac─▒lar taraf─▒ndan saptanm─▒┼čt─▒r.

 

– ─░nsanlar nas─▒l y├╝zebiliyor?

Bir cismin suyun ├╝st├╝nde kalabilmesi i├žin sudan hafif olmas─▒ gerekir. Ancak 120 kiloluk bir insan─▒n suda ├žok rahat s─▒rt ├╝st├╝ yatt─▒─č─▒n─▒, ├žok zay─▒f bir ki┼činin ise suyun ├╝st├╝nde kalabilmek i├žin debelendi─čini ├žok kez g├Ârm├╝┼čs├╝n├╝zd├╝r. Burada ├Ânemli olan a─č─▒rl─▒k de─čil yo─čunluktur. Yani cismin hacim olarak bir santimetrek├╝p├╝n├╝n veya bir litresinin a─č─▒rl─▒─č─▒d─▒r.

─░ki konuyu birbirinden ay─▒rt etmek laz─▒md─▒r. Y├╝zme bilmek insan─▒n suda bir noktadan di─čerine bir ┼čekilde gidebilmesidir ki, bunu insan─▒n karadaki y├╝r├╝mesine veya ko┼čmas─▒na benzetebiliriz. Suyun ├╝st├╝nde kalmak ise karada ayakta durmak gibidir. Do─ču┼čtan bu yetenek bize verilmi┼čtir.

Suyun yo─čunlu─ču, yani bir litresinin a─č─▒rl─▒─č─▒ l kilogram oldu─čundan sadece l ,00 olarak g├Âsterilir. Kemiklerimizin yo─čunlu─ču 1.80, adalelerimizin 1.05, v├╝cudumuzdaki ya─člar─▒n 0.94, ci─čerlerimizdeki havan─▒n ise 0.00’d─▒r. Bu yo─čunluklar─▒n v├╝cudumuzdaki miktarlar─▒na g├Âre ortalamas─▒ al─▒n─▒nca, ortalama bir insan─▒n v├╝cudunun yo─čunlu─čunun sudan biraz az oldu─ču g├Âr├╝l├╝r. Yani istesek bile suyun dibinde kalamay─▒z, su bizi yukar─▒ iter.

Bu sadece insanlar i├žin ge├žerli de─čildir. Memeli hayvanlar─▒n, koyunlar da dahil olmak ├╝zere ├žo─čunlu─ču suyun ├╝st├╝nde kalabilir. ─░nsanlarda ├žok adaleli olanlarla, bir deri bir kemik olanlar─▒n yo─čunluklar─▒ daha y├╝ksektir ve suyun ├╝st├╝nde kalmalar─▒ pek rahat de─čildir. Kad─▒nlar─▒n v├╝cutlar─▒nda erkeklere oranla daha ├žok ya─č bulundu─čundan, yo─čunluklar─▒ nispeten azd─▒r ve su onlar─▒ daha rahat ta┼č─▒r.

Y├╝zme sporu yapanlarda ise durum farkl─▒d─▒r. ├ľzellikle erkeklerin uzun boylu ve ince olmalar─▒ gerekir. Bu yap─▒da olanlar─▒n v├╝cutlar─▒n─▒n yo─čunluklar─▒ ortalama insandan daha fazlad─▒r ama onlar i├žin ├Ânemli olan, suyu geri ├žekerek ileri hareketi sa─člayacak olan kas g├╝c├╝ ve suya en az direnci g├Âsterecek v├╝cut yap─▒s─▒d─▒r.

Tuzlu su, tatl─▒ sudan biraz daha yo─čundur. Bu y├╝zden denizde y├╝zmek, tatl─▒ su dolu bir havuzda y├╝zmekten daha rahatt─▒r ve tuzlu suda daha h─▒zl─▒ y├╝z├╝lebilir.

B├╝t├╝n di─čer kara sporlar─▒n─▒n aksine, y├╝zmede kad─▒nlar─▒n performans─▒ erkeklere ├žok yak─▒nd─▒r. ┼×├╝phesiz bunun nedeni ise kad─▒nlar─▒n erkeklere g├Âre yo─čunluklar─▒n─▒n daha az olmas─▒ ve b├Âylece suyun onlara sa─člad─▒─č─▒ kolayl─▒kt─▒r.

Baz─▒ ├╝lkelerde kad─▒nlara havuzda, suyun i├žinde do─čum yapt─▒r─▒ld─▒─č─▒n─▒ medyada izlemi┼čsinizdir. Do─čan bebekler sa─čl─▒kl─▒ olarak suyun ├╝zerine gelebilmekte, daha sonraki geli┼čmelerinde, suyun alt─▒nda ├žok rahat hareket edebilmektedirler. ├ç├╝nk├╝ bebekler, ana rahminde su i├žindedirler. Suyun i├žinde olmak onlar i├žin de─či┼čik de─čil, zaten al─▒┼č─▒k olduklar─▒ bir ortamd─▒r.

 

– ─░nsanlar─▒n kanlar─▒ neden birbirlerinden farkl─▒?

V├╝cudumuzda ya┼čant─▒m─▒z boyunca hi├ž durmadan ├žal─▒┼čan bir kas─▒m─▒z vard─▒r. Yani tek bir kastan olu┼čan kalbimiz. Kalbimiz nefes ile al─▒nan oksijeni akci─čerlerimizde alan kan─▒ v├╝cudumuzun her noktas─▒na pompalar. Bir dakikal─▒k s├╝rede ci─čerlerin ald─▒─č─▒ hava ile kalbin pompalad─▒─č─▒ kan ayn─▒ hacimde, yakla┼č─▒k 6 litredir. Gerilim halinde ci─čerlerin al─▒p verdi─či hava, kalbin kan kapasitesini a┼čar. Peki nas─▒l oluyor da bu kan insandan insana farkl─▒ oluyor ve hatta birbirleri ile hi├ž uyu┼čmuyor?

─░nsanlar─▒n kan gruplar─▒ do─čmalar─▒ndan ├Ânce genetik olarak saptanm─▒┼čt─▒r. Kan─▒m─▒zda yabanc─▒ maddeleri, mikroplar─▒ tespit edip bunlarla sava┼čan h├╝crelerimiz, yani k─▒rm─▒z─▒ kan h├╝creleri, bir di─čer deyi┼čle alyuvarlar vard─▒r. Bu alyuvarlar sadece 120 g├╝n ya┼čarlar. Bu nedenle v├╝cudumuzda devaml─▒ alyuvar ├╝retilir. Ortalama bir ya┼čam s├╝resi boyunca, insan v├╝cudunda yar─▒m tondan fazla alyuvar ├╝retilir. Bu alyuvarlar─▒n y├╝zeylerinde ‘antigen’ denilen proteinler ve lipidler vard─▒r. ─░┼čte bu antigenlerin varl─▒─č─▒ veya yoklu─ču kan gruplar─▒n─▒ tayin eder.

Asl─▒nda bilinen 300 kan grubu vard─▒r ama AB 0 ad─▒ verilen en yayg─▒n gruplama sistemi, ebeveynlerden miras al─▒nan A ve B ad─▒ verilen iki antigenin varl─▒─č─▒ veya yoklu─ču ├╝zerine kurulmu┼čtur. Bu sistemi ilk olarak 1902 y─▒l─▒nda Avusturya k├Âkenli ABD’li bilimci Kari Landsteiner ortaya ├ž─▒karm─▒┼čt─▒r.
Bu gruplamada kanlar A, B, AB ve 0 (s─▒f─▒r) olmak ├╝zere d├Ârde ayr─▒l─▒rlar. ─░nsan─▒n d─▒┼č─▒ndaki hayvanlar─▒n da farkl─▒ kan gruplar─▒ vard─▒r. ├ľrne─čin, domuzlarda 16, ineklerde 12, k├Âpeklerde 7, kedilerde ise 2 farkl─▒ kan gurubu tespit edilmi┼čtir.

Bu gruplamada baz─▒lar─▒ birbirleri ile uyumlu olabilir ve di─čer gruptan kan alabilir veya verebilir. Uyumsuz gruplarda ise kar┼č─▒ taraf─▒n savunmac─▒ antigenleri gelenleri dost bilmeyip sava┼č a├žarak kanda p─▒ht─▒la┼čmaya, b├Âbrek rahats─▒zl─▒klar─▒na hatta ├Âl├╝me sebep olabilirler. ┼×imdi kim kimden kan alabilir, kim kime kan verebilir ona bakal─▒m.

Kan grubu => Kan─▒n al─▒nabilece─či grup => Kan─▒n verilebilece─či grup

G├Âr├╝ld├╝─č├╝ gibi AB grubu herkesten kan alabilmekte, 0 grubu ise herkese kan verebilmektedir. Sava┼č gibi kan ihtiyac─▒ n ─▒ n yo─čun, test zaman─▒ n ─▒ n az oldu─ču zamanlarda, kan bankas─▒nda m├╝mk├╝n oldu─ču kadar ├žok s─▒f─▒r grubu kan depolan─▒r.

– Ni├žin hap┼č─▒r─▒yoruz?

Hap┼č─▒rma, ani, irade d─▒┼č─▒, sesli bir ┼čekilde a─č─▒zdan ve burundan nefes vermektir. Hap┼č─▒rma burun kanallar─▒ndaki sinirlerin uyar─▒lmas─▒ sonucu olu┼čan psikolojik bir reaksiyondur. Asl─▒nda burnumuz nefes almam─▒zda ├žok ├Ânemli bir g├Ârev yapar. Hava onun dar kanallar─▒ndan t├╝rb├╝lans olu┼čturarak ge├žerken hem ─▒s─▒s─▒ ayarlan─▒r, hem de i├žindeki toz burada filtre edilir.

Buradaki sinirlerin uyar─▒lmas─▒n─▒n nedenleri de─či┼čiktir. En ├žok alerjik etkilenmedir ama toz, duman, parf├╝mler hatta aniden ─▒┼č─▒─ča bakma gibi ba┼čka bir├žok nedenleri daha vard─▒r. Hap┼č─▒rmadan ├Ânce sanki bir yerimiz ─▒s─▒r─▒lm─▒┼č gibi sinir u├žlar─▒n─▒n ikaz g├Ândermesi sonucu, burnumuzdan ├Ânce bir salg─▒ gelir. Biz bunun pek fark─▒ na varamay─▒z.

Bu salg─▒n─▒n ard─▒ndan beyine giden ikaz neticesinde ba┼č ve boynumuzdaki kaslar uyar─▒larak ani nefes bo┼čanmas─▒ olay─▒ ya┼čan─▒r. Ses tellerinin oldu─ču b├Âl├╝m ├Ânce kapan─▒r ve buradaki havan─▒n bas─▒nc─▒ iyice y├╝kselir. Sonra aniden a├ž─▒larak hava y├╝ksek bir sesle d─▒┼čar─▒ verilir. Tabii beraberinde burnumuzdaki toz gibi yabanc─▒ maddeler ve so─čuk alg─▒nl─▒─č─▒ yaratan mikroplar da. Ancak t─▒p bilimi hap┼č─▒rma ile yay─▒lan mikroplar─▒n, elle yay─▒lanlardan ├žok daha az oldu─čunu saptam─▒┼č bulunmaktad─▒r.

Uyku s─▒ras─▒nda ├Âzellikle r├╝ya safhas─▒nda sinir sisteminin baz─▒ elemanlar─▒ kapal─▒ oldu─čundan normal ┼čartlarda hap┼č─▒rma olmaz. Uyar─▒ ├žok kuvvetli ise olabilir ama an─▒nda uyan─▒l─▒r. Ancak bu beyin taraf─▒ndan tehlike olarak alg─▒lanmaz. Uyurken aya─č─▒n─▒ g─▒d─▒klad─▒─č─▒m─▒z ki┼činin aya─č─▒n─▒ ├žekip, arkas─▒n─▒ d├Ân├╝p, uyumaya devam etmesi gibi.

Hap┼č─▒rma refleksinin detaylar─▒ tam bilinmese de kesin olarak bilinen bir ┼čey var. Hap┼č─▒r─▒rken g├Âzlerinizi a├ž─▒k tutamazs─▒n─▒z. Bunu bilim insanlar─▒ v├╝cudumuzda bir ac─▒ veya a─čr─▒ duydu─čumuzda g├Âzlerimizi kapatmam─▒za ba─čl─▒yor. Kibarl─▒k olsun diye hap┼č─▒r─▒─č─▒ tutmaya ├žal─▒┼čmak ise kesinlikle tavsiye edilmiyor.

G├╝ne┼č ─▒┼č─▒─č─▒ ile kar┼č─▒la┼č─▒nca hap┼č─▒rman─▒n genetik oldu─ču ileri s├╝r├╝l├╝yor. D├╝nya n├╝fusunun en az y├╝zde 18’i bu hassasiyete sahip. Hap┼č─▒rma say─▒s─▒n─▒n da genlerle nakledildi─čini ileri s├╝ren bilim insanlar─▒ var. Baz─▒ ailelerde ├╝├ž kere hap┼č─▒r─▒l─▒rken, baz─▒lar─▒nda sekizincide duruyormu┼č.

─░nsanlara hap┼č─▒rd─▒ktan sonra ‘├žok ya┼ča’ deme adetinin k├Âkeni H─▒ristiyanlar─▒n ‘God bless you’ yani Tanr─▒ seni takdis etsin’ veya ‘Tanr─▒n─▒n hay─▒r duas─▒ ├╝zerinde olsun’ c├╝mlesine dayanmaktad─▒r. Alt─▒nc─▒ y├╝zy─▒lda hap┼č─▒ranlara v├╝cutlar─▒ndaki ┼čeytan─▒ att─▒klar─▒ i├žin tebrik anlam─▒nda s├Âylenen bu s├Âz b├╝y├╝k veba salg─▒n─▒ ba┼člay─▒nca Papa taraf─▒ndan s├Âylenmesi zorunlu k─▒l─▒nd─▒ ve kanunla┼čt─▒r─▒ld─▒.

 

 

– Sa├žlar─▒m─▒z ni├žin beyazla┼č─▒yor?

 

Asl─▒nda bir sa├ž teli, ortas─▒ bo┼č olan ve i├žinde melanin denilen boya pigmentleri bulunan bir t├╝pten ba┼čka bir ┼čey de─čildir. Gen├ž ya┼člarda bu bo┼člukta sa├ža renk veren melanini bir arada tutan bir s─▒v─▒ vard─▒r. Ya┼čland─▒k├ža derimiz sa├žlar─▒m─▒z─▒ ve v├╝cudumuzdaki di─čer k─▒llar─▒ eskisi gibi sa─čl─▒kl─▒ olarak ├╝retemez. K─▒llar─▒n ortas─▒ndaki s─▒v─▒ kaybolur, boya h├╝creleri de tutunamad─▒─č─▒ndan sadece hava kal ─▒r. Sa├žlar boyas─▒z hale gelir, beyaz renge yani as─▒l rengine d├Ân├╝┼č├╝r.

B├╝t├╝n sa├žlar─▒m─▒z─▒ n beyaza d├Ân├╝┼čme s├╝reci 10 ila 20 y─▒l s├╝rebilir. Asl─▒ nda her bir sa├ž telinin rengi ya siyaht─▒r (sar─▒, k─▒rm─▒z─▒, kumral vs.) ya da beyaz. Yani her bir sa├ž teli yava┼č yava┼č grile┼čip beyazlanmaz. Ancak bu s├╝re├ž i├žinde hepsi ayn─▒ anda beyazlanmad─▒─č─▒ndan, beyazlar─▒ n say─▒s─▒ artt─▒k├ža b├╝t├╝n sa├ž gittik├že a├ž─▒lan gri renkte g├Âr├╝l├╝r. ─░┼čin ilgin├ž taraf─▒ boya h├╝creleri bazen ├╝retime h─▒z verirler. Gittik├že beyazla┼čan sa├žlar ge├žici bir s├╝re tekrar biraz koy ula┼čm─▒┼č gibi g├Âr├╝nebilirler.

─░nsanlar aras─▒nda bir ┼čok veya a┼č─▒r─▒ gerilim ge├žiren birinin sa├žlar─▒n─▒n bir gecede beyazla┼čt─▒─č─▒, bir s├╝re sonra da tekrar eski rengine d├Ând├╝─č├╝ s├Âylenir. Hatta baz─▒ tarih├žiler Krali├že Marie Antoinette’nin giyotine gidece─či g├╝n├╝n gecesinde sa├žlar─▒n─▒n hepsinin bembeyaz oldu─čunu yazarlar.
Sa├žlar─▒ n devaml─▒ olarak uzad─▒─č─▒, belirli bir s├╝re sonra d├Âk├╝l├╝p alttan yeni sa├ž geldi─či hat─▒rlanacak olursa, mevcut sa├ž─▒n de─čil, ancak yeni gelecek sa├ž─▒ n beyaz olabilece─či, dolay─▒s─▒yla sa├žlar─▒n bir gecede beyazla┼čmas─▒n─▒n m├╝mk├╝n olmad─▒─č─▒ g├Âr├╝l├╝yor. Ancak bilim insanlar─▒ bu olay─▒n birka├ž haftal─▒k bir s├╝re├žte olabilece─čini s├Âyl├╝yorlar.

Tiroid bezi, ┼čeker gibi hastal─▒klarda ve a┼č─▒r─▒ stres veya ┼čok gibi durumlarda ki┼činin renkli sa├žlar─▒ bu s├╝re├žte tamamen d├Âk├╝lebilir ve geriye sadece daha ├Ânceden beyazla┼čm─▒┼č sa├žlar kalabilir. Di─čer sa├žlarla birlikte beyazlar─▒ n yerine de daha g├╝r ve siyah sa├žlar ├ž─▒kabilir.

Sa├žlar─▒n beyazla┼čmas─▒ insanl─▒k tarihinde nedense hep sorun olmu┼čtur. Kimileri onu olgunlu─čun ve bilgeli─čin simgesi olarak g├Âr├╝rken, tarih boyu sava┼č kahramanlar─▒, ya┼čl─▒l─▒─č─▒n ve g├╝├žs├╝zl├╝─č├╝n belirtisi olarak g├Ârm├╝┼čler ve bir ┼čekilde sa├žlar─▒n─▒ boyam─▒┼člard─▒r.

Bu arada bir ┼čeyi daha belirtelim; sa├žlar─▒m─▒z─▒n k─▒v─▒rc─▒k, dalgal─▒ veya d├╝z olmas─▒n─▒ da ebeveynlerimizden ald─▒─č─▒m─▒z genler belirliyor. K─▒v─▒rc─▒k bir sa├ž─▒ kesti─čimizde kesitinin dikd├Ârtgene yak─▒n oldu─čunu, dalgal─▒ sa├ž─▒n elips, d├╝z sa├ž─▒ n kesitinin ise daire oldu─čunu g├Ârebilirsiniz. ─░┼čte bu sa├ž kesitlerinden dolay─▒ baz─▒ sa├žlar d├╝md├╝z uzarken baz─▒lar─▒ hemen k─▒vr─▒lmaya ba┼člar. K─▒v─▒rc─▒k sa├žl─▒lar, sa├žlar─▒ n─▒z─▒ bo┼čuna ├╝t├╝lemeyin, sa├ž─▒n yap─▒s─▒n─▒ yani kesitinin ┼čeklini de─či┼čtirmeden kal─▒c─▒ bir d├╝z sa├ža sahip olman─▒z m├╝mk├╝n de─čil

 

– T─▒rnaklar─▒m─▒z nas─▒l uzuyor?

 

Hayvanlar pen├želerini topra─č─▒ kazmada, savunmada ve sald─▒r─▒da kulland─▒klar─▒ i├žin bunlar─▒n sivri olduklar─▒, insanlar─▒n t─▒rnaklar─▒n─▒n ise ge├žirdikleri evrim sonucunda d├╝zle┼čti─či ileri s├╝r├╝l├╝yor. Genel anlamda t─▒rnaklar─▒m─▒z sa├žlar─▒m─▒zla ortak bir ├Âzellik g├Âsterir. ─░kisinin de g├Âr├╝len k─▒s─▒mlar─▒ ├Âl├╝ h├╝crelerden olu┼čmu┼čtur┬á┬á ve┬á┬á kompozisyonlar─▒ndaki┬á┬á ana┬á┬á madde┬á┬á keratindir.┬á┬á T─▒rnaklar─▒m─▒z parmaklar─▒m─▒z─▒ mekanik d─▒┼č tehlikelere kar┼č─▒ korurlar. ├ľzellikle el t─▒rnaklar─▒m─▒z parmaklar─▒m─▒z i├žin ├žok ├Ânemlidir. Onlar olmasayd─▒ derimizin yumu┼čak tabakas─▒ ile e┼čyalar─▒ tutup kald─▒ramazd─▒k.

El ve ayak t─▒rnaklar─▒m─▒z, derimizin alt─▒ndaki, t─▒rnak diplerine ├žok yak─▒n k├Âklerinden ├ž─▒karlar. Burada t─▒rnak ├žok incele┼čir ve yar─▒m ay ┼čeklinde beyaz bir renk al─▒r. Bu b├Âl├╝m ba┼č parmaklarda ├žok belirgindir, di─čer parmaklarda olabilir de, olmayabilir de ama ser├že parma─č─▒m─▒zda pek g├Âr├╝lmez. K├Âkteki h├╝creler ├Âl├╝ bir h├╝cre olan keratin ├╝retirler ve yeni h├╝creler ├╝redik├že ├Âl├╝ t─▒rna─č─▒ d─▒┼čar─▒ do─čru iterler. Bu nedenle de aynen sa├žlar─▒m─▒z gibi t─▒rnaklar─▒m─▒z─▒ keserken de ac─▒ duymay─▒z.

T─▒rnaklar─▒m─▒z derimize her iki yandan elastik fiberlerle ba─čl─▒d─▒rlar. Bu sayede yanlardan ba─čl─▒ olduklar─▒ halde uzad─▒k├ža rahatl─▒kla ilerlerler. Derideki yataklar─▒ ile irtibat─▒ biten t─▒rnaklar beyazla┼č─▒r ve kesilmeyi beklerler. Halbuki bu k─▒sm─▒n da k├╝├ž├╝k objeleri tutmak, bir taraf─▒m─▒z─▒ ka┼č─▒mak, sivilce s─▒kmak gibi ├žok ciddi fonksiyonlar─▒ vard─▒r.

Elimizdeki t─▒rnaklar─▒n ayaktakilere tek fark─▒, daha h─▒zl─▒, yani haftada ortalama 0,5 – 0,6 milimetre h─▒zla uzamalar─▒d─▒r. Yani kesilmezlerse y─▒lda 2,5 – 3,0 santimetre uzunlu─ča ula┼čabilirler. Ayak t─▒rnaklar─▒n─▒n uzama h─▒z─▒ bunun d├Ârtte biri kadard─▒r.

En h─▒zl─▒ uzayan t─▒rnak orta parmaktakidir. Buradan parmak ne kadar uzunsa, oradaki t─▒rnak da o kadar h─▒zl─▒ uzar sonucunu ├ž─▒kartabiliriz. B├╝t├╝n t─▒rnaklar s─▒cak havada so─ču─ča nazaran daha h─▒zl─▒ uzarlar. T─▒rnaklardaki uzama h─▒z─▒ ya┼č ilerledik├že yava┼člar. ├çok ileri ya┼člarda neredeyse yar─▒ yar─▒ya d├╝┼čer. Bebeklerde de t─▒rnak uzama h─▒z─▒ yeti┼čkinlere g├Âre daha yava┼čt─▒r.

D─▒┼čar─▒dan ├žok basit bir yap─▒ym─▒┼č gibi g├Âr├╝nen t─▒rnaklar─▒m─▒z asl─▒nda ├žok kar─▒┼č─▒k ve bug├╝n bile tam olarak anla┼č─▒lamam─▒┼č bir yap─▒ya sahiptirler. T─▒rnak, daha do─črusu onu olu┼čturan k─▒s─▒m psikolojik de─či┼čmelere de duyarl─▒d─▒r. Stresli zamanlarda, uzun s├╝ren y├╝ksek ate┼čte, zararl─▒ i├žkiler al─▒nd─▒─č─▒nda ├žatlarlar, lekeler olu┼čur, kal─▒nla┼č─▒r veya incelirler, yani deforme olurlar. Bu ├Âzellikler t─▒rnaklar─▒m─▒z─▒ sa─čl─▒k durumumuzu ortaya koyan ├Ânemli ipu├žlar─▒ haline getirir.

 

– Erkek ve kad─▒nlar─▒n el yaz─▒lar─▒ farkl─▒ m─▒d─▒r?

El yaz─▒s─▒na bakarak yazan─▒n kad─▒n m─▒, yoksa erkek mi oldu─čunu tespit edemezsiniz. Bir el yaz─▒s─▒n─▒n analizi sonucu, yazan─▒n ki┼čili─či, karakteri, hissi durumu, a├ž─▒kl─▒─č─▒, ak─▒l durumu, enerjisi, motivasyonu, korkulan ve savunmas─▒, hayal g├╝c├╝ ve uyumlulu─ču gibi bir├žok konuda fikir sahibi olunabilir ama cinsiyeti konusunda bir karar verilemez. Ger├ži kad─▒nlar─▒n ve erkeklerin el yaz─▒lar─▒nda ayr─▒ ayr─▒ baz─▒ karakterleri benzer ┼čekilde kulland─▒klar─▒ bilinmektedir ama bu t├╝m bir yaz─▒ hakk─▒nda tatmin edici bir fikir vermez.

El yaz─▒s─▒ analizi ki┼činin ┼čuuralt─▒nda yatanlar hakk─▒nda az ├žok ipucu verebilir ama bu da bir noktaya kadard─▒r. El yaz─▒s─▒ndan sadece cinsiyet de─čil ─▒rk, din ve hatta yazan─▒n solak m─▒, yoksa sa─č elini mi kulland─▒─č─▒ da tespit edilemez.

Bu konu n├Ârobiyoloji dal─▒nda ├žal─▒┼čanlar─▒n da ilgisini ├žekmi┼č ve bilim insanlar─▒ sinirkaslar─▒n─▒n reaksiyonlar─▒n─▒ s─▒n─▒fland─▒rmaya ├žal─▒┼čm─▒┼člard─▒r. Baz─▒ sinirkas─▒ reaksiyonlar─▒n─▒n benzer ki┼čiliklere ve beyin ikazlar─▒na sahip insanlarda oldu─čunu g├Ârm├╝┼čler, buradan da yaz─▒ tarz─▒ ile ki┼čilik aras─▒nda bir ba─člant─▒ olabilece─čini saptam─▒┼člard─▒r.

El yaz─▒s─▒ insandan insana de─či┼čir. Her ├žocu─ča ilkokulda harflerin yaz─▒lmas─▒ belirli bir kal─▒pta ├Â─čretilmesine ra─čmen, ├žocuklar ├žok k─▒sa s├╝rede kendi bireysel ├Âzelliklerini harflere ve yaz─▒ ┼čekillerine yans─▒t─▒rlar. Zamanla insan olgunlu─ča eri┼čince kendi ki┼čili─čine ├Âzel ve bak─▒ld─▒─č─▒nda yazan─▒n kim oldu─čunu ele verecek yaz─▒ stili olu┼čur.

Asl─▒nda ├žok az─▒m─▒z d├╝┼č├╝nd├╝─č├╝m├╝z gibi yazar─▒z. El yaz─▒m─▒z d├╝┼č├╝ncemizden ziyade ki┼čili─čimizi yans─▒t─▒r. El yaz─▒s─▒n─▒ analiz etme art─▒k sosyal bir bilim dal─▒ olarak kabul edilmektedir. E─čitimli ve tecr├╝beli bir analizci y├╝zde 85-95 do─črulukla yaz─▒n─▒n sahibi (cinsiyeti de─čil) hakk─▒nda bilgi verebilmektedir. Bu analizcilere i┼č ba┼čvurular─▒nda, firmalara ve devlete adam almada hatta mahkemelerin yapt─▒rd─▒─č─▒ tatbikatlarda ba┼čvurulmaktad─▒r.

Sahte imzalar da benzer bir konudur. Sahtekar taklit etti─či imzaya kendi yaz─▒ stilinden de bir ┼čeyler katar. ├ço─ču kez bu sahte imzalar kolayl─▒kla ay─▒rt edilebilir. Sahte imzay─▒ atan, imzay─▒ ├žok incelemi┼č, imzay─▒ at─▒┼č ┼čeklini ve kalem hareketlerinin s─▒ras─▒n─▒ ├žok iyi uygulam─▒┼čsa bile imzan─▒n sahte oldu─ču tespit edilebilir, ancak sahte imzay─▒ atan hakk─▒nda bilgi edinilemez.

 

– Yirmi ya┼č di┼čimiz ni├žin ge├ž ├ž─▒k─▒yor?

─░nsan v├╝cudundaki baz─▒ organlar─▒n g├╝n├╝m├╝zde pek i┼člevleri olmamas─▒na ra─čmen insanl─▒k tarihinin ba┼člang─▒c─▒nda ├Ânemli roller oynad─▒klar─▒ san─▒l─▒yor. V├╝cudumuz sanki ba┼čka ┼čeyler de yapabilmek i├žin yarat─▒lm─▒┼č gibidir. ├ľrne─čin ├žok ilgin├ž yerlerimizde k─▒llar vard─▒r, dizlerimiz olmas─▒ gerekenden ├žok b├╝y├╝kt├╝r, ayaklar─▒m─▒zda bu kadar parma─ča ihtiya├ž var m─▒d─▒r, apandisitimiz v├╝cudumuzda ne ar─▒yor?

K─▒llar─▒n nedeninin ilk insanlar─▒n duygular─▒n─▒ sadece sesle de─čil hareket ve koku ile de iletmeleri oldu─ču san─▒l─▒yor. V├╝cudumuzun baz─▒ b├Âlgelerinde bulunan t├╝y ve k─▒llar─▒n ana g├Ârevleri koku ├╝retip ├Âzellikle erkek ve di┼či aras─▒nda ileti┼čim kurmakt─▒. Ayn─▒ ┼čekilde apandisitin de ba┼člang─▒├žta ot yiyen atalar─▒m─▒z─▒n otlar─▒n─▒ sindirmede kulland─▒klar─▒, ama zamanla otlanmaktan vazge├žtikleri i├žin k├Ârelen bir organ oldu─ču san─▒l─▒yor.

Yabanc─▒lar─▒n “ak─▒l di┼či” de dedikleri yirmi ya┼č di┼čleri ge├ž ├ž─▒kt─▒klar─▒ gibi, ├žo─ču kez problem de yarat─▒rlar ve di┼č hekimlerince derhal ├žekilmeleri ├Ânerilir. Asl─▒nda ├ži─čnemede pek fonksiyonu da olmayan bu di┼čler bize hen├╝z yiyece─či pi┼čirerek yemeyi ke┼čfedemeyen atalar─▒m─▒z─▒n miras─▒d─▒r. Onlar─▒n ├ži─č yiyecekleri yemek i├žin daha kuvvetli bir ├ženeye ve di┼člere ihtiya├žlar─▒ vard─▒.

Zaten di─čer b├╝t├╝n di┼člerimiz de ayn─▒ anda ├ž─▒kmaz. ├ľnce s├╝t di┼čleri ├ž─▒kar. Onlar d├Âk├╝ld├╝kten sonra ├Ân di┼čler ve k├Âpek di┼čleri ├ž─▒kar sonra da az─▒ di┼čleri. Yirmi ya┼č di┼čleri bu s─▒ray─▒ biraz gecikerek takip eder. B├╝t├╝n bu olaylar olurken de ├ženemiz geli┼čmeye devam eder, ancak 20 ya┼č─▒ n─▒ ge├žtikten sonra yirmi ya┼č di┼člerine ├žene kemi─čimizde yer a├ž─▒l─▒r.

─░nsanl─▒k geli┼čtik├že yirmi ya┼č di┼čine de ├ženemizde o kadar az yer kal─▒yor, yani insan─▒ n evriminde ├žene gittik├že k├╝├ž├╝l├╝yor. Bu nedenle baz─▒ insanlarda bu di┼čler hi├ž ├ž─▒kmadan g├Âm├╝l├╝ olarak kalabiliyor. Yerine tam oturamad─▒─č─▒ ndan ├ž├╝r├╝yebiliyor, iltihap yapabiliyor. Bir fonksiyonu olmad─▒─č─▒ ndan da di┼č hekimleri ├žekip almay─▒ tercih ediyorlar.

G├Ârevleri sadece ├ži─čnemek olmas─▒ na ra─čmen di┼člerimizin i├žinde sinirler de vard─▒r. Bu sinirler di┼člerimizle ilgili ac─▒, a─čr─▒ ve ─▒s─▒y─▒ beynimize iletirler. Yani di┼čimiz ├ž├╝r├╝rse sinir bir problem oldu─ču konusunda beynimizi ikaz eder ama nedense bu ikaz─▒ di┼č ├ž├╝r├╝d├╝kten, i┼č i┼čten ge├žtikten sonra yapar, di┼č hekimleri de o di┼či kurtarmak i├žin ├Ânce sinirini al─▒rlar.

 

– Ni├žin her insan─▒n sesi farkl─▒?

─░nsan sesi, daha do─črusu insan konu┼čmas─▒ olu┼čurken katk─▒da bulunan o kadar ├žok ┼čey vard─▒r ki, bunlar bir araya gelince iki insan─▒ n konu┼čmas─▒ n ─▒ n ayn─▒ olma ihtimali yok denecek kadar azd─▒r. Hatta her bireyin konu┼čmas─▒ o kadar kendine ├Âzg├╝d├╝r ki, telefonda sesin alttan ve ├╝stten belirli frekanslar─▒ yok edilmesine ra─čmen, a├žar a├žmaz ‘merhaba’ deyi┼činden kar┼č─▒m─▒zdaki ki┼čiyi tan─▒yabiliriz.

Sesimizin olu┼čmas─▒n─▒n ana nedeni ┼č├╝phesiz ses tellerimizdir. Ses tellerinin boyu sesimizin kal─▒ nl─▒─č─▒ n─▒ belirler. Ne kadar uzunsalar ses o kadar ince ├ž─▒kar. Kad─▒nlar─▒ n erkeklere g├Âre avantajlar─▒ ses tellerinin daha uzun olmalar─▒d─▒r. Tabii ki ses tellerimiz sesimizin t─▒n─▒s─▒n─▒ tek ba┼člar─▒ na belirleyemezler. Duda─č─▒m─▒z, di┼člerimiz, dilimiz olmasayd─▒ ortaya anla┼č─▒lmaz rahats─▒z edici bir g├╝r├╝lt├╝ ├ž─▒kard─▒.

Konu┼čurken nefes veririz. Bu nefes konu┼čman─▒n karakteristi─čini etkileyen en az 11 noktadan ge├žer. Ayr─▒ca ki┼činin karakteri, havan─▒ n ak─▒┼č─▒ ve h─▒z─▒, a─č─▒z ve dudak yap─▒s─▒ da konu┼čmada etkin fakt├Ârlerdir. Ancak t├╝m konu┼čma olay─▒n─▒n organizat├Âr├╝ beyindeki bir b├Âlgedir. Burada d├╝┼č├╝ncenin ana yap─▒s─▒ olu┼čturulur, kulak ve g├Âzlerden gelen sinyallerle birle┼čtirilir ve bo─čaza sinyal olarak g├Ânderilir.

Hayvanlarda ise beyinde b├Âyle bir b├Âlge yoktur. Baz─▒ papa─čan, muhabbet ku┼ču hatta karga t├╝rlerinin konu┼čmalar─▒ onlar─▒ n ezberleme ve tekrar edebilme yetenekleridir. Bilin├žli bir konu┼čma s├Âz konusu de─čildir. Genetik olarak insana en yak─▒ n olan ┼čempanzelerin bile dil ve damak yap─▒lar─▒ nedeni ile insan gibi konu┼čmalar─▒ m├╝mk├╝n de─čildir.

D├╝nyan─▒ n d├Ârt bir yan─▒nda farkl─▒ lisanlar konu┼čuluyor ama t├╝m bu insanlar a─č─▒zlar─▒nda benzer sesler ├ž─▒kar─▒yorlar. Her iki dudaklar─▒ ile T’ ve ‘B’, dudak ve di┼čleri ile ‘F’ ve ‘V, dilin ├Ân k─▒sm─▒ ile ‘T’ ve ‘D’, dilin arka k─▒sm─▒ ile de ‘K’ ve ‘G’ seslerini ├ž─▒kar─▒yorlar.

Dilin ilk insanlarda, i┼čbirli─či daha do─črusu k├╝lt├╝r ve bilgileri gelecek nesillere aktarma ihtiyac─▒ ndan do─čdu─ču san─▒l─▒yor. G├╝n├╝m├╝ze kadar alt─▒ bin dil geli┼čtirilmi┼č. D├╝nyadaki b├╝t├╝n dillerin tek ortak yan─▒, en ├žok kullan─▒lan kelimelerin daha az say─▒da harfle yaz─▒lmalar─▒d─▒r. Altay dilleri ailesine giren T├╝rk├že’mizde baz─▒ ilgin├ž ├Âzellikler var. Bir kere cisimleri di┼či ve erkek olarak ay─▒rm─▒yoruz, ses uyumu var ve bir ad veya fiil k├Âk├╝nden de─či┼čik eklerle yeni kelimeler t├╝retebiliyoruz.

─░nsan y├╝z├╝ndeki ka┼č, g├Âz, burun, a─č─▒z ve di─čer ┼čekillerin ├žok az fark g├Âstermelerine ra─čmen hepsi birle┼čince nas─▒l bir insan di─čerine benzemiyorsa, olu┼čumunda katk─▒da bulunan ┼čeylerin ├že┼čitlili─či a├ž─▒s─▒ndan konu┼čmam─▒z da ├Âyledir.

 

– Ni├žin b├Âcek yemiyoruz?

B├Âcek yeme fikrinin insanda olu┼čturdu─ču tek duygu i─črenme duygusudur. ─░nsanlar─▒n g─▒da t├╝ketim al─▒┼čkanl─▒klar─▒n─▒, kalori de─čerleri ve beslenme dengesi de─čil, dinler, gelenekler k─▒sacas─▒ k├╝lt├╝rler belirler.

G├╝n├╝m├╝z insanlar─▒ sadece birka├ž omurgal─▒, yumu┼čak├ža ve kabuklular─▒ yemesine kar┼č─▒n, atalar─▒m─▒z b├Âcek yiyici idi.

B├Âcekler bol miktarda protein ve ya─čs─▒z s─▒─č─▒r etinden daha az ya─č i├žerirler, i├žlerinde bol miktarda kalsiyum, demir, ├že┼čitli mineraller ve vitamin vard─▒r.
Protein i├žeri─či bak─▒m─▒ndan, ├žekirge y├╝zde 50-75, ├Âr├╝mcek y├╝zde 64, kar─▒nca y├╝zde 24, tavuk y├╝zde 23, bal─▒k y├╝zde 21, s─▒─č─▒r eti y├╝zde 20 ve kuzu eti y├╝zde 17 zengindir.

Avrupal─▒lar b├Âcek yemez ama Afrika’da de─či┼čik ├žekirge t├╝rleri ve iri kelebek t─▒rt─▒llar─▒ yenir. Tayland’da bir t├╝r iri su b├Âce─či, Yeni Gine’de a─čustos b├Âce─či, Japonya’da k─▒zart─▒lm─▒┼č yaban ans─▒, yaln─▒z veya di─čer besin maddeleri ile veya soslarla kar─▒┼čt─▒r─▒l─▒p yenmektedir.

Halen d├╝nyam─▒zda, insan g─▒das─▒ olarak 500 civar─▒nda b├Âcek t├╝r├╝ yenilmekte, bunun y├╝zde 40’─▒ Meksika’da t├╝ketilmektedir.

─░nsanlar─▒n b├Âcek yeme al─▒┼čkanl─▒─č─▒n─▒ kazanamamalar─▒n─▒n sebebi muhtemelen, b├Âceklerin boyutlar─▒n─▒n k├╝├ž├╝k, dolay─▒s─▒yla t├╝ketim i├žin gerekli olan miktar─▒n temininin zor olmas─▒ndan kaynaklanmaktad─▒r.

Bundan sonra s├Âyleyeceklerimiz, bizi dikkatli okuyan ve evlerindeki kalorifer b├Âce─činin ekonomik de─čerini anlayan okurlara;
E─čer b├Âcek yemeye karar vermi┼čseniz, onlar─▒ sa─čl─▒kl─▒ olarak yakalamal─▒ ve derhal i┼čleme koymal─▒s─▒n─▒z, ├ž├╝nk├╝ ├Âl├╝ b├Âcekler ├žok ├žabuk bozulurlar.
Karasinekler ve hamam b├Âcekleri gibi b├Âcekler ├žo─čunlukla bakteri ta┼č─▒rlar, bunlar─▒ yememek gerekir. Asl─▒nda ├ľyle veya b├Âyle b├╝t├╝n b├Âcekler parazit ta┼č─▒d─▒klar─▒ndan, iyi bir pi┼čirme gerekir.T├╝yl├╝ b├Âcekler bo─čaz─▒ tahri┼č eder, renkli b├Âcekler ise ├žo─čunlukla zehirlidir.

┼×aka bir yana, insanlar sa─čl─▒kl─▒ bir ┼čekilde b├Âcek yiyebilme al─▒┼čkanl─▒─č─▒na kavu┼čsalard─▒, besi hayvanc─▒l─▒─č─▒na ayr─▒lan otlaklar bug├╝n orman olarak korunabilecekti!

 

– K─▒rm─▒z─▒ renk bo─čalar─▒ ni├žin k─▒zd─▒r─▒r?

Asl─▒nda k─▒rm─▒z─▒ renk hi├žbir bo─čay─▒ k─▒zd─▒rmaz. ├ç├╝nk├╝ bo─čalar renk k├Âr├╝d├╝r ve k─▒rm─▒z─▒y─▒ di─čer renklerden ay─▒rt edemezler. Bo─ča g├╝re┼činde matador bo─čay─▒ eline ald─▒─č─▒ ┼čapkas─▒n─▒ ┼čal─▒n─▒ sallayarak k─▒zd─▒r─▒r. Bo─čan─▒n k─▒rm─▒z─▒ ┼čala sald─▒rd─▒─č─▒ inanc─▒ yanl─▒┼čt─▒r.

─░spanya’da bo─čalar─▒n k─▒rm─▒z─▒ renge sald─▒rd─▒─č─▒ inanc─▒, matadorlar─▒n k─▒rm─▒z─▒ ba┼čl─▒k kullanmalar─▒ nedeni ile yayg─▒nla┼čm─▒┼čt─▒r. Halbuki ba┼čl─▒klarda bu renk bo─čay─▒ k─▒zd─▒rmak i├žin de─čil, seyircilere ho┼č g├Âr├╝nt├╝ verebilmek i├žin se├žilmi┼čti.

K─▒rm─▒z─▒ renk asl─▒nda insanlar─▒ etkiler. Yap─▒lan deneylerde bu rengin insanlarda kan bas─▒nc─▒n─▒ y├╝kseltip, kalp at─▒┼č─▒n─▒ h─▒zland─▒rd─▒─č─▒ saptanm─▒┼čt─▒r. Bunun nedeninin de k─▒rm─▒z─▒n─▒n, kan─▒n rengi oldu─ču san─▒lmaktad─▒r.

Bo─čalar arenada k─▒rm─▒z─▒ rengi g├Âr├╝nce asabile┼čmezler. Kendinizi bo─čan─▒n yerine koyun. Etraf─▒n─▒zdaki ├ž─▒─čl─▒k atan binlerce insan─▒n ortas─▒nda, tozlu, g├╝r├╝lt├╝l├╝ ve ├žok s─▒cak bir ortamda, s─▒rt─▒n─▒za saplanm─▒┼č onca k─▒l─▒c─▒n ac─▒s─▒ i├žinde, bir de ┼čapkas─▒n─▒ ┼čal─▒m sallaya sallaya ├╝st├╝n├╝ze gelen bir adam varsa, yani k─▒zmak i├žin bu kadar sebep varken, s─▒rf rengi k─▒rm─▒z─▒ diye bir bez par├žas─▒na k─▒zar m─▒yd─▒n─▒z?

Bo─ča g├╝re┼či hakk─▒nda bilinen yanl─▒┼člar sadece bu kadar de─čil. Asl─▒nda bo─ča g├╝re┼či gelene─či ─░spanya’dan do─čmu┼č de─čildir. ─░lk ├ža─člardan itibaren bo─ča, kuvvetin, dayan─▒kl─▒l─▒─č─▒n ve verimlili─čin simgesi olmu┼čtur. Bo─ča g├╝re┼činin ilk versiyonu antik Yunan, Roma, M─▒s─▒r ve hatta Kore ve ├çin medeniyetlerinde g├Âr├╝l├╝r.

Bo─čaya Persliler taparlar, Afrika Zumlar─▒ ise ├Âld├╝r├╝p safras─▒n─▒ i├žerlerdi. T├╝m bu geleneklerin temelinde, hayvan─▒n g├╝c├╝ yatmaktad─▒r. Bu gelene─čin bir ┼čekilde ─░spanya’ya geldi─či, Avrupa ├╝lkeleri i├žinde feodal d├╝zeni en son terk eden bu ├╝lkede de kal─▒c─▒ oldu─ču san─▒lmaktad─▒r.

 

– Sivrisinekler insan─▒ ni├žin sokar?

D├╝nyada yakla┼č─▒k ├╝├ž bin sivrisinek t├╝r├╝ oldu─ču bilinmektedir. Bunlar─▒n ├žo─ču insana sald─▒rmaz. Zaten aksi olsayd─▒ d├╝nyan─▒n her yerinde bulunabilen bu yarat─▒klar ormanda, da─čda, insan bulunmayan yerlerde ya┼čamlar─▒n─▒ idame ettiremezlerdi.

─░nsanlar─▒n kanlar─▒n─▒ emerek ya┼čayan sivrisinek t├╝rlerinin yaln─▒z di┼čileri kan emer. Di┼čiler de insanlar─▒n kanlar─▒n─▒ kendi yumurtalar─▒n─▒ ├╝retebilmek i├žin protein sa─člayabilmek amac─▒yla emerler. Bir├žok cinste di┼či sivrisinekler en az─▒ndan ilk yumurtalar─▒n─▒ kana ihtiya├ž duymadan ├╝retebilirler, fakat sonraki yumurtalar─▒ i├žin kana ihtiya├žlar─▒ vard─▒r. Bulabildikleri her canl─▒n─▒n kan─▒n─▒ emerler, hatta deniz y├╝zeyine gelen bal─▒klar bile ellerinden kurtulamaz.
Erkekler ├ži├žek ├Âzleri ile beslenirler. Yumurta ├╝retme gibi bir dertleri olmad─▒─č─▒ndan insanlar─▒ sokmazlar.

Di┼či sivrisinekler avlar─▒n─▒n yerlerini duyargalar─▒ ve ├╝├ž ├žift bacaklar─▒ndaki al─▒c─▒larla bulurlar. Al─▒c─▒lar ile nem, ter ve ─▒s─▒ ├Âzelliklerini saptarlar. Sivrisine─čin uyargalar─▒ bir santigrad─▒n binde biri kadar s─▒cakl─▒k de─či┼čimlerini alg─▒layabilecek kadar hassast─▒r.

Di┼či sivrisinekler insan─▒n nefes verirken ├ž─▒kard─▒─č─▒ karbondioksit bulutu i├žinde, ileri geri hareketler yaparak bu bilgileri de─čerlendirirler, av─▒n yararl─▒ olaca─č─▒na karar verirlerse eyleme ge├žerler. Baz─▒lar─▒n─▒n ‘sivrisinek bana dokunmaz’ demelerinin esas nedeni ter ve nefes kokular─▒n─▒n, sivrisinek i├žin cazip ve ├Âzendirici olmamas─▒d─▒r.

Sivrisinek san─▒ld─▒─č─▒ gibi i├ži delik ve sivri u├žlu bir boruyu deriye sokarak kan─▒ emmez. Sivrisinekte a─čz─▒n alt─▒ndaki kesede iki t├╝p, iki de ne┼čter olarak kulland─▒─č─▒ testere a─č─▒zl─▒ b─▒├žak vard─▒r. ├ľnce b─▒├žaklarla deride delik a├žar, sonra t├╝plerden biri ile t├╝k├╝r├╝klerini bu deli─čin i├žine ak─▒t─▒r.

Bu t├╝k├╝r├╝k insan kan─▒n─▒n p─▒ht─▒la┼čmas─▒n─▒ ├Ânler, b├Âylece ikinci t├╝p├╝ sokarak, s─▒v─▒ kan─▒ size fark ettirmeden kolayca emer. E─čer bir dakika i├žinde hala fark etmediyseniz, deposu kan─▒n─▒zla dolu olarak, kafay─▒ bulmu┼č ┼čekilde derinizden ayr─▒l─▒r.

Sivrisinekleri tahrik eden ┼čey nefesinizdeki karbondioksit oran─▒ ile derinizdeki ─▒s─▒ ve nem oran─▒ oldu─čundan, ├Âzellikle geceleri sivrisinek h├╝cumlar─▒n─▒ ge├ži┼čtirebilmek i├žin, ├žok s─▒k nefes al─▒┼čveri┼či gerektirecek fiziksel hareketler yapmaman─▒z, teninizi serin ve kuru tutman─▒z gerekti─čini unutmay─▒n.

 

– Tellere konan ku┼člar ni├žin ├žarp─▒lm─▒yorlar?

─░nsanlar─▒n dokunduklar─▒ anda k├Âm├╝r olduklar─▒ binlerce volt cereyan ta┼č─▒yan elektrik tellerine konan ku┼člar nas─▒l oluyor da cereyana kap─▒lm─▒yorlar? ├ç├╝nk├╝ topraklanmam─▒┼člard─▒r. ├ç├╝nk├╝ tam bir devre meydana getirmezler. ├ç├╝nk├╝ k─▒sa devre yaratmazlar. T├╝m bu ‘├ž├╝nk├╝’lerin anlam─▒ esas─▒nda ayn─▒ yola ├ž─▒kar.

Elektri─čin, elektronlar─▒n kom┼ču atomlara ├žarp─▒p onlar─▒ titre┼čtirmesi ile iletilen bir enerji oldu─čunu hepimiz biliyoruz. Bir jenerat├Ârden, kablonun i├žindeki iki telden biri ile ├ž─▒kan ak─▒m, lambay─▒ yak─▒p, g├Ârevini yapt─▒ktan sonra di─čer n├Âtr telden geri d├Âner.

Elektrik ak─▒m─▒ direnci sevmez. Eve d├Ânmek i├žin daima en k─▒sa ve kolay yolu tercih eder. Bir su birikintisi i├žinde iseniz ve elektrikli bir tele dokunursan─▒z, ak─▒m telden en kolay yol olan v├╝cudunuza girer, oradan da son derece iletken olan su birikintisine ge├žerek, topraktan eve d├Âner.

Elektrik telleri ├╝zerine konan ku┼člar─▒n toprakla alakalar─▒ yoktur. Onlar elektri─čin evine d├Ânmesi i├žin bir k─▒sa yol yaratmazlar. Elektrik onlar─▒n v├╝cudundan ge├žmektense, kendisine ku┼č v├╝cudundan daha az diren├ž g├Âsteren, iki ayaklar─▒ aras─▒ndaki teli tercih eder. Ku┼člar da bu nedenle b├╝t├╝n bir g├╝n boyu, y├╝ksek voltaj ta┼č─▒yan, ├ž─▒plak elektrik telleri ├╝zerinde durabilirler.

E─čer bu arada ku┼č kazara elektrik tellerini ta┼č─▒yan dire─če temas ederse, elektrik ak─▒m─▒ ku┼čun g├Âvdesi ve direk yolu ile topra─ča ge├žer ve ku┼č ├Âl├╝r. Y├╝ksek enerji hatlar─▒n─▒n direklerinde oturan ku┼člar─▒n telleri gagalama al─▒┼čkanl─▒klar─▒ vard─▒r.

Bir zamanlar Almanya’da bu ┼čekilde ku┼č ├Âl├╝mleri o kadar artt─▒ ki, direkler ve destekler topraktan izole edilerek ku┼člar ├Âl├╝mden kurtar─▒ld─▒.

 

– Atlar nas─▒l ayakta uyuyabiliyorlar?

Amerikan kovboy filmlerinde, atlar─▒n geceleri kamplarda veya g├╝nd├╝z barlar─▒n ├Ân├╝nde daima ayakta, binilmeye haz─▒r vaziyette durduklar─▒n─▒ seyrederiz. Do─črudur, atlar nadiren yatarlar, genellikle hasta olduklar─▒ veya do─čum yapacaklar─▒ zaman.

Atlar g├╝nlerce, hatta haftalarca yere yatmadan ayakta durabilirler ve yol gidebilirler. Ayakta dururken dizlerini kilitlemeleri ve uyumalar─▒ m├╝mk├╝nd├╝r. Siz bunu denerseniz, beyninizin ├╝st├╝ne d├╝┼čmeniz kesindir.

Bilim insanlar─▒, atlar─▒n ayakta iken daha rahat olduklar─▒n─▒ ve daha az enerji sarf ettiklerini s├Âyl├╝yorlar. ├ç├╝nk├╝ at─▒n v├╝cudu bir hayli b├╝y├╝kt├╝r ve yatarken nefes almas─▒nda i├ž organlar─▒ kimi g├╝├žl├╝klere yol a├žar.

 

– Ku┼člar ni├žin ‘V’ ┼čeklinde u├žuyorlar?

Sadece kazlar de─čil, mart─▒lar, pelikanlar gibi b├╝y├╝k su ku┼člar─▒ da filo olarak toplu halde giderken ‘V’ ┼čekli olu┼čturarak u├žarlar. Bunun nedeni ile ilgili kesin olmayan, tart─▒┼čmaya a├ž─▒k ├že┼čitli g├Âr├╝┼čler vard─▒r. Biz bunlardan en ├žok ra─čbet g├Âren ikisinden bahsedelim.

Birinci g├Âr├╝┼če g├Âre, s├╝r├╝n├╝n ‘V’ ┼čeklinde u├žmas─▒n─▒n amac─▒ enerji tasarrufudur. Bu u├žu┼č ┼čekli ile ├Âncelikle en ├Ândeki ku┼č, bir arkadaki ku┼ča gelecek r├╝zgar─▒ ve hava direncini engeller ve daha az enerji sarf etmesini sa─člar.

Bunun bir ba┼čka ├Ârne─či de bisiklet tak─▒m yar─▒┼člar─▒nda birbiri arkas─▒na saklanarak giden ve s─▒k s─▒k en ├Ândekini de─či┼čtiren yar─▒┼čmac─▒larda da g├Âr├╝l├╝r. Araba yar─▒┼člar─▒nda da arkadaki araba ├Ândekine m├╝mk├╝n oldu─čunca yakla┼čarak, onun kesti─či r├╝zgar ve hava ak─▒m─▒n─▒n avantaj─▒ ile daha az yak─▒t harcamay─▒ ama├žlar. Bu ┼čekilde u├žan ku┼člarda da s─▒k s─▒k en ├Ândeki liderin de─či┼čti─či ileri s├╝r├╝lmektedir.

Yine bu g├Âr├╝┼če g├Âre, ├Ândeki ku┼č kanad─▒n─▒ ├ž─▒rpt─▒─č─▒nda, kanad─▒n─▒n ucunda bir hava bo┼člu─ču, yani bir girdap yarat─▒r, arkadaki ku┼č buraya y├╝kselen havay─▒ kanatlar─▒n─▒n alt─▒nda bularak ve daha az enerji sarf ederek y├╝ksekli─čini muhafaza eder. Bu ku┼čun hareketinden de bir arkadaki ku┼č faydalan─▒r. Bu u├žu┼č ┼čeklinin daha ziyade b├╝y├╝k ku┼člarda g├Âr├╝lmesinin nedeni de bunlar─▒n b├╝y├╝k kanatlar─▒ ile yaratt─▒klar─▒ hava hareketinin b├╝y├╝kl├╝─č├╝ ve arkadaki ku┼čun i┼čine yarayabilmesidir.

70’li y─▒llarda yap─▒lan bir ara┼čt─▒rma sonucunda, 25 ku┼čluk bir filonun bu ┼čekilde u├žarak, u├žu┼č mesafesini y├╝zde 75 art─▒rabildi─či ileri s├╝r├╝lm├╝┼čt├╝r. Ancak bu teoriye g├Âre her ku┼čun ├Ândeki ile ayn─▒ mesafe ve a├ž─▒da u├žmas─▒ ve senkronize yani e┼č zamanl─▒ kanat ├ž─▒rpmas─▒ gerekir ki, bu, ger├žekte m├╝mk├╝n de─čildir.

─░kinci bir g├Âr├╝┼če g├Âre ise, ku┼člar─▒n g├Âzleri ba┼člar─▒n─▒n yan─▒ndad─▒r, dolay─▒s─▒yla tam ├Ânlerini g├Âremezler. Bu u├žu┼č ┼čekli ile s├╝r├╝n├╝n fertlerinin birbirini g├Ârerek, kaybolmadan bir arada kalmas─▒ sa─član─▒r. Bu g├Âr├╝┼če kar┼č─▒ olanlar ise ku┼člar─▒n geceleri de u├žtuklar─▒n─▒, bu nedenle ├Ândeki ku┼ču g├Ârmenin ├Ânemli olmad─▒─č─▒n─▒ zaten s├╝r├╝y├╝ ku┼člar─▒n ba─č─▒r─▒┼člar─▒n─▒n bir arada tuttu─čunu ileri s├╝r├╝yorlar.

├çok basit gibi g├Âr├╝len bu olay─▒n bile sebebi tam ├Â─črenilmi┼č de─čil, belki de g├Âr├╝┼člerin bile┼čimi, yani hepsi do─čru. Ku┼člar konu┼čabilseler de anlatsalar!

 

– Kediler nas─▒l hep d├Ârt ayak ├╝zerine d├╝┼čerler?

Bilimsel olarak izah─▒ biraz zor. Bilime g├Âre d├╝┼čen bir cisme d─▒┼čar─▒dan bir kuvvet uygulamazsan─▒z, ona a├ž─▒sal bir d├Ânme hareketi kazand─▒ramazs─▒n─▒z. Ger├ži bir kule atlay─▒c─▒s─▒, havuza d├╝┼čmeden ├Ânce havada birka├ž kez takla atar, kendi ekseni etraf─▒nda d├Âner ama bu tramplen veya kuleyi terk ederken ayaklar─▒ ile ba┼člatt─▒─č─▒ bir d├Ânme hareketidir.

S─▒rt├╝st├╝ d├╝┼čen bir kedi ├Ânce bacaklar─▒n─▒ kendisine, kuyru─čunu da bacaklar─▒n─▒n aras─▒na ├žeker, ba┼č─▒n─▒ yere bakacak ┼čekilde d├Ând├╝r├╝r. Belirli bir noktada tam tersini yaparak bacaklar─▒n─▒ ve kuyru─čunu a├žar ve v├╝cudu tam ters y├Âne, yani yere do─čru d├Âner. B├Âylece para┼č├╝t etkisi yaratarak, h─▒z─▒n─▒ da frenler ve ini┼čin yumu┼čak olmas─▒n─▒ sa─člar.

Yap─▒lan deney ve g├Âzlemlerde bir kedinin al├žak bir yerden d├╝┼čmesinin, y├╝ksek bir yerden d├╝┼čmesine g├Âre ├žok daha fazla hasar yaratabilece─či tespit edilmi┼čtir. ├ľrne─čin yakla┼č─▒k 100 metre y├╝ksekli─čindeki, 32 katl─▒ bir binan─▒n tepesinden d├╝┼čen bir kediye hi├žbir ┼čey olmazken, 7 katl─▒ binalardan d├╝┼čenlerde ciddi sakatl─▒klar, hatta ├Âl├╝m vakalar─▒ g├Âr├╝lm├╝┼čt├╝r. Bilim insanlar─▒ bunu da ‘limit h─▒z’ ile izah ediyorlar.

Havadan yere d├╝┼čen cisimler, ├Ânce gittik├že artan bir h─▒zla yere d├╝┼čerler. Sonra k├╝tlelerine ba─čl─▒ olarak belirli bir mesafede h─▒zdaki bu art─▒┼č durur ve ‘limit h─▒z’ denilen sabit bir h─▒zla yere d├╝┼čmeye devam ederler. Yani bir g├Âkdelenin tepesinden at─▒lan madeni bir paran─▒n yere d├╝┼čme an─▒ndaki h─▒z─▒ ile u├žaktan at─▒lan (ayn─▒) paran─▒n h─▒z─▒ aras─▒nda bir fark yoktur. ─░yi ki de yoktur, ├ž├╝nk├╝ bu ‘limit h─▒z’ olmasayd─▒ ve cisimler gittik├že artan bir h─▒zla d├╝┼čmeye devam etselerdi, ya─čmur damlalar─▒ kafam─▒za kur┼čun gibi d├╝┼čebilirlerdi.

Bu teoriye g├Âre y├╝ksekten d├╝┼čen kediler, yakla┼č─▒k saatte 100 kilometre s├╝rate gelince limit h─▒za ula┼č─▒rlar, art─▒k hep ayn─▒ h─▒zda d├╝┼čerler ve stresi atlat─▒p, kendilerine gelir ve gev┼čerler. Ba┼člang─▒├žta bahsetti─čimiz d├Ânme hareketini yapt─▒ktan sonra, Avustralya’da ya┼čayan u├žan sincaplar─▒n u├žu┼čuna benzer ┼čekilde, t├╝m v├╝cutlar─▒n─▒ para┼č├╝t gibi kullanarak, yaralanma olas─▒l─▒─č─▒n─▒ en aza indirerek, yere inerler.

Tabii b├╝t├╝n bu deney sonu├žlar─▒ ve teoriler, hayvan hastanelerine gelen kediler g├Âz ├Ân├╝ne al─▒narak ortaya ├ž─▒kart─▒lm─▒┼čt─▒r. Y├╝ksekten d├╝┼č├╝p de ├Âlen veya al├žaktan d├╝┼č├╝p, ├Âlmeyip, olay yerini terk eden, her iki ┼čekilde de hayvan hastanelerine u─čramam─▒┼č kedilerin say─▒lar─▒ bilinmiyor.

 

– Ye┼čil ot yiyen ineklerin s├╝tleri ni├žin beyazd─▒r?

Hayvanlar─▒n yedikleri g─▒dalar─▒n renklerinin, neresinden ├ž─▒karsa ├ž─▒ks─▒n, ├ž─▒kan ┼čeyin rengi ile bir alakas─▒ yoktur. Buna en iyi ├Ârnek inektir. Bir ine─čin en ├žok yedi─či ye┼čil renkli otlard─▒r. Bu otlar ine─čin d├Ârt odal─▒ midesinde ├ž├Âz├╝l├╝r ve molek├╝llere ayr─▒l─▒r, molek├╝llerin ise renkleri yoktur. S├╝t├╝n renginin beyaz olmas─▒n─▒n nedeni i├žinde ├ž├Âz├╝nm├╝┼č halde bulunan kalsiyum kasinat (caseinate)t─▒r.

Peki o zaman d─▒┼čk─▒ ni├žin kahverengi, idrar ni├žin a├ž─▒k sar─▒ renktedir? D─▒┼čk─▒n─▒n kahverengi olmas─▒n─▒n sebebi ba─č─▒rsaklarda hazm─▒ sa─člayan s─▒v─▒lar, ├Âzellikle de safra suyudur. Safra suyu asl─▒nda ye┼čil renktedir fakat g─▒dalarla kar─▒┼čt─▒k├ža kahverengi renk al─▒r. Bu nedenle d─▒┼čk─▒ bazen ye┼čilimsi de olabilir. ├çok az da olsa ald─▒─č─▒m─▒z g─▒dalar d─▒┼čk─▒n─▒n rengini etkileyebilir. ├ľrne─čin v├╝cudumuz pancara koyu k─▒rm─▒z─▒ rengi veren maddeyi bazen par├žalayamaz ve pancar yedikten sonra d─▒┼čk─▒ k─▒rm─▒z─▒ms─▒ bir renk alabilir.

D─▒┼čk─▒daki renk, ┼čekil ve k─▒vam de─či┼čikliklerinin ├žo─ču son zamanlardaki bir beslenme de─či┼čikli─či ya da ge├žici bir sindirim bozuklu─čuna dayan─▒r. Ancak e─čer d─▒┼čk─▒ belirgin bir ┼čekilde normalden a├ž─▒k veya koyu renkte is, ya da kanl─▒ ise, bu daha ciddi bir durumu g├Âsterir, derhal doktora ba┼čvurulmal─▒d─▒r.
V├╝cudumuzu terk eden s─▒v─▒ maddelerin, yani idrar ve terin renginin de i├žilen s─▒v─▒ maddenin rengi ve kimyasal yap─▒s─▒ ile bir alakas─▒ yoktur. S─▒v─▒ veya kat─▒ olsun yemek borusundan i├žeri girip, sindirim sistemimizi boydan boya ge├žen g─▒dalar e─čer metabolizmada iyi par├žalanamazlarsa bunun sonucu d─▒┼čk─▒da g├Âr├╝lebilir. Ama idrar ├Âyle de─čildir. ─░drar metabolik art─▒klar─▒ n dola┼č─▒m sistemi ile ta┼č─▒nmas─▒yla b├Âbreklerde olu┼čur.

─░drar─▒ n normal rengi a├ž─▒k sar─▒d─▒r. Bu renkteki de─či┼čiklikler muhakkak bir ┼čeylerin iyi gitmedi─čini g├Âsterir. Bu durumda hemen doktora gitmek gerekir. ─░drar kahverengi veya kola renginde ise karaci─čer veya safrakesesi problemi, k─▒rm─▒z─▒ ise enfeksiyon, iltihaplanma veya idrar sisteminde kanama olabilir.
Ancak fazlalar─▒ v├╝cuttan at─▒lan vitaminler veya baz─▒ do─čal ve suni g─▒da boyalar─▒ da idrarda bunlara benzer renk de─či┼čikliklerine neden olabilir. E─čer idrar─▒ n─▒z─▒ n rengi ye┼čil veya mavi ise bu duruma hemen hemen kesinlikle g─▒da boyalar─▒ neden olmu┼čtur. Endi┼če edilecek bir durum de─čildir. Boyalar zarar vermeden v├╝cuttan ├ž─▒kar.

 

– Sinekler tavanda nas─▒l y├╝r├╝yebiliyorlar?

Sineklerin duvarlarda, camlarda hatta tavanlarda ba┼č a┼ča─č─▒ bu kadar rahat hareket etmeleri, yer ├žekimi yasas─▒na meydan okurmu┼č├žas─▒na davran─▒┼člar─▒ hep merak konusu olmu┼č, bilim insanlar─▒n─▒n da dikkatini ├žekmi┼čtir. Bu arada ┼čunu s├Âyleyelim ki, sinek diye k├╝├ž├╝msememek gerekir. D├╝nyam─▒zda bulunan her canl─▒ organizman─▒n do─črudan veya dolayl─▒ olarak, kendi tabiat─▒ ve eko sistemi i├žinde, insana bir faydas─▒ vard─▒r.

V├╝cutlar─▒n─▒n hacimlerine oranla, sinekler a─č─▒r say─▒lmazlar ve onlar─▒ yere ├žeken g├╝├ž pek ├Ânemli de─čildir. Bu g├╝ce kar┼č─▒ gelen de, ayaklar─▒ndaki k─▒llar─▒n ucunda bulunan vantuzlard─▒r. Bu vantuzlar ayr─▒ca yap─▒┼čt─▒r─▒c─▒, ya─čl─▒ bir madde salg─▒larlar. Sinekler ayaklar─▒ndaki bu y├╝zlerce vantuz ve salg─▒lar─▒ sayesinde her t├╝rl├╝ y├╝zeyde gezinebilirler. Ancak y├╝zeyin ya─č ├ž├Âz├╝c├╝, ├Ârne─čin solvent gibi bir madde ile kaplanmam─▒┼č olmas─▒ gerekir. Sinekler tavanda y├╝r├╝rken, 6 bacaklar─▒ ndan ikisi hareketlidir. Di─čer 4 bacak daima sabit durumdad─▒r.

Kar─▒ncalarda ise durum biraz farkl ─▒d─▒r. Ortalama bir kar─▒ncan─▒n v├╝cudunun hacmine g├Âre a─č─▒rl─▒─č─▒, sine─če nazaran daha fazlad─▒r. Hatta toprakta ya┼čayan baz─▒ t├╝rleri d├╝z bir zemine bile t─▒rmanamazlar. Evlerimize giren k├╝├ž├╝k kar─▒ncalar, ├žok hafif olduklar─▒ndan duvarlarda y├╝r├╝yebilirler.
Belki b├Âyle ┼čeyler ilginizi ├žekmiyor olabilir ama, as─▒l merak edilen konu sineklerin tavanda nas─▒l y├╝r├╝yebildiklerinden ├žok oraya nas─▒l konduklar─▒d─▒r. ├ľyle ya, ba┼č─▒ yukar─▒da, ayaklar─▒ a┼ča─č─▒da u├žan bir sine─čin tavana tepetakla konabilmesi i├žin bir yerde takla atmas─▒, u├žu┼č konumunu de─či┼čtirmesi gerekir, ama nerede, ne zaman ve nas─▒l?

Uzun s├╝re inan─▒lan teoriye g├Âre, sinekler tam konma an─▒nda, yuvarlanan bir varil gibi yandan yar─▒m d├Ân├╝┼č yap─▒yorlard─▒. Bu teorinin yanl─▒┼č oldu─ču, ancak y├╝ksek s├╝ratli, saniyede bir├žok film ├žekebilen kameralar sayesinde ortaya ├ž─▒kt─▒ ve sineklerin bir s─▒rr─▒ daha a├ž─▒kl─▒─ča kavu┼čtu.

├çekilen filmlerden g├Âr├╝ld├╝ ki, sinekler tavana konarken yandan de─čil, sirklerdeki trapezciler gibi geriye yar─▒m ters takla atmaktad─▒rlar. Tavana yakla┼č─▒nca, ├Ân ayaklar─▒n─▒ ba┼člar─▒n─▒n ├╝zerine ├žekerek ters d├Ânmekte ve tavana ├Ânce ├Ân ayaklar─▒ ile dokunmaktad─▒rlar. Sonra s─▒ra ile di─čer ayaklar─▒ n─▒ da koyarak v├╝cutlar─▒n─▒n tavanda tutunmas─▒n─▒ sa─člamaktad─▒rlar.

 

– Bir k├Âpek ya┼č─▒ ni├žin yedi insan ya┼č─▒na e┼čittir?

Evlerinde k├Âpek bulunduranlar, k├Âpeklerinin ya┼člar─▒ n─▒ insan ya┼č─▒ ile mukayese edebilmek i├žin, her bir k├Âpek ya┼č─▒ n ─▒ n yedi insan ya┼č─▒ na e┼čit oldu─čunu ileri s├╝rerler. Peki bu do─čru mudur?

Tam olarak de─čil. Bu konuda ├╝retilen ├že┼čitli form├╝ller var ama en basit ve akla yatk─▒n olan─▒ ┼ču; K├Âpe─čin birinci ya┼č─▒ = 21 insan ya┼č─▒ K├Âpe─čin ondan sonraki her ya┼č─▒ = 4 insan ya┼č─▒ Buna g├Âre 7 ya┼č─▒nda bir k├Âpe─činiz varsa, insan ├Âmr├╝ne g├Âre 21 + (6 x 4) = 45 ya┼č─▒ ndad─▒r. Bu hesaba devam edersek 10 ya┼č─▒ndaki bir k├Âpek insan─▒ n 57, 15 ya┼č─▒ daki ise 77 ya┼č─▒ndaki ├Âmr├╝n├╝ s├╝rmektedir.

Bu hesap ┼čekli akla daha yatk─▒nd─▒r. Bir k├Âpek ya┼č─▒ yedi insan ya┼č─▒ na e┼čittir d├╝┼č├╝ncesi ile seks├╝el olgunlu─ča eri┼čmi┼č bir ya┼č─▒ndaki bir k├Âpek yedi ya┼č─▒ndaki bir ├žocuk ile, 15 ya┼č─▒ndaki bir k├Âpek ki, bir├žok k├Âpek bu ya┼ča ula┼čabiliyor, 105 ya┼č─▒ndaki istisna ve az bulunur bir ihtiyarla e┼čle┼čtirilmi┼č olur ki, bu da akla pek uygun gelmiyor.

 

– Kutuplardaki hayvanlar nas─▒l ya┼č─▒yorlar?

B├╝t├╝n memelilerin v├╝cutlar─▒n─▒n ─▒s─▒ derecesi 35 – 38 derece aral─▒─č─▒ndad─▒r. U├žabilenlerde bu birka├ž derece daha y├╝ksektir. ─░nsan ─▒s─▒ya kar┼č─▒ ├žok hassast─▒r.

Hava s─▒cakl─▒─č─▒ 30 derece olunca denize girer de, 5 derecede ├╝zerine palto giyer. Oysa hayvanlar─▒ n giysileri yoktur. K├Âpekler eksi 40 derecede kutuplarda k─▒zak ├žeker, buzlu sularda bal─▒klar ├ž─▒r─▒l├ž─▒plak y├╝zerler.

Asl─▒nda ─▒s─▒dan etkilenmek sadece insana mahsus de─čildir. G├╝ne┼čin bulut arkas─▒ na girmesi ile havadaki iki derecelik ─▒s─▒ d├╝┼č├╝┼č├╝ u├žan sine─či zor y├╝r├╝r hale getirebilir. ├ľ─člen g├╝ne┼činde z─▒p z─▒p z─▒playan ├žekirge, sabah serinli─činde hareketleri a─č─▒rla┼čt─▒─č─▒ndan ├žok rahat yakalanabilir.
Kendi v├╝cut ─▒s─▒s─▒ndan ├žok daha d├╝┼č├╝k ─▒s─▒ ko┼čullar─▒nda ya┼čayabilmek i├žin canl─▒lar─▒n iki silah─▒ vard─▒r. Biri v├╝cut ─▒s─▒lar─▒n─▒ ayarlamalar─▒, di─čeri de k├╝rk denilen v├╝cut ├Ârt├╝leridir. Kutup b├Âlgesinde ya┼čayan bir canl─▒, tropik b├Âlgede ya┼čayana nazaran on kat daha fazla ─▒s─▒ meydana getirmek veya v├╝cut ├Ârt├╝s├╝ on kat daha fazla koruyucu olmak zorundad─▒r.

├çok so─čuk iklimlerde ya┼čayan hayvanlar─▒n ya┼čam nedenleri ara┼čt─▒r─▒l─▒rken hep k├╝rkleri ├╝zerinde durulmu┼čtur. Halbuki burada ya┼čayan hayvanlar─▒ n k├╝rkleri ile ─▒l─▒man b├Âlgelerde ya┼čayan hemcinslerinin k├╝rkleri aras─▒nda ├žok ciddi bir fark yoktur. ├ťstelik domuzlar hi├ž k├╝rkleri olmamas─▒ na ra─čmen deri alt─▒ ya─č tabakalar─▒ sayesinde v├╝cut ─▒s─▒lar─▒ndan 20 derece daha d├╝┼č├╝k ─▒s─▒ ortamlar─▒ndan hi├ž etkilenmezler.

Zaten d├╝nyam─▒zda ├╝zeri tamamen k├╝rkle kapl─▒ hi├žbir hayvan yoktur. ├ço─čunun ayak ve burun gibi k─▒s─▒mlar─▒ g├Ârevlerini yapabilmek i├žin a├ž─▒kta b─▒rak─▒lm─▒┼čt─▒r. Ancak buralarda v├╝cuda s─▒cak kan ileten atar damarlar k─▒lcal damarlar vas─▒tas─▒ ile deriye daha yak─▒ n olan toplar damarlar─▒ ─▒s─▒t─▒rlar. Bu sayede buzun ├╝st├╝nde y├╝r├╝yen bu t├╝r hayvanlar─▒ n ayaklar─▒ ├╝┼č├╝mez. Ama bu da, hayvan─▒ n t├╝m v├╝cudunun ├╝┼č├╝meden bu so─čuk ortamda nas─▒l ya┼čayabildi─čini a├ž─▒klayamaz.

Kutuplarda, buzlu sularda ya┼čayan bal─▒klar─▒ n, s─▒f─▒r ve s─▒f─▒r alt─▒ derecedeki ortamda donmamalar─▒n─▒n s─▒rr─▒n─▒n, bu bal─▒klar─▒n derilerindeki buz kristallerinin donma derecesini d├╝┼č├╝ren bir protein oldu─ču tespit edilmi┼č, hatta genetik m├╝hendisleri laboratuar ortam─▒nda bu proteini ├╝reten geni yaratmay─▒ ba┼čarm─▒┼člard─▒r.

Bilim insanlar─▒ bu ├Ârnekten yararlanarak, meyve a─ča├žlar─▒n─▒ dondan, u├žak kanatlar─▒ n─▒ ve yollar─▒ buzdan kurtarabileceklerini d├╝┼č├╝nd├╝ler ama hen├╝z geni┼č ├žapl─▒ ├╝retimi zor g├Âr├╝lmektedir. Ne yaz─▒k ki, s─▒cak kanl─▒ hayvanlar─▒n kendilerini ├žok so─čuk ortama nas─▒l adapte ettiklerinin s─▒rr─▒ hala tam ├ž├Âz├╝lm├╝┼č de─čil.

 

– ├ľr├╝mcek a─č─▒n─▒n ├Âzelli─či nedir?

├ľr├╝mcekler g├╝n├╝m├╝z teknolojisinin bile ├ž├Âzemedi─či inan─▒lmaz canl─▒lard─▒r. ├ľr├╝mcek a─č─▒n─▒n ├žok ├Âzel nitelikleri olan sa─člaml─▒k ve esneklik bug├╝ne kadar taklit edilemedi. Ayn─▒ ├žaptaki bir ├želik telden iki kat daha g├╝├žl├╝ olan bu doku ne kadar ├žekilirse ├žekilsin orijinal durumuna d├Ânecek kadar esnektir.

├ľr├╝mcek a─člar─▒ kendine y├╝ksek h─▒zla ├žarpan nesneleri y─▒rt─▒lmadan esneyerek frenler. Tekrar gerisin geriye yaylanmad─▒─č─▒ndan nesne ters y├Âne f─▒rlamaz, yap─▒┼č─▒r kal─▒r. ├ľr├╝mcek a─č─▒n─▒n esneme kapasitesi bug├╝n yapay olarak ├╝retilmi┼č en iyi telin neredeyse d├Ârt kat Bu maddeyi yapay olarak elde etmeyi hala ba┼čaramayan bilim insanlar─▒n─▒n ├Âr├╝mcek ├žiftli─či kurup, ├Âr├╝mcekleri sa─čarak, ipliklerini ald─▒klar─▒n─▒ biliyor muydunuz? Yakla┼č─▒k 2,5 santimetre boyundaki bu ├Âr├╝mceklerden g├╝nde hayvan ba┼č─▒na 320 metre (yakla┼č─▒k 3-5 gram) iplik elde ediliyor ve bu iplikler ABD ordusuna kur┼čun ge├žirmez yelek yapmada kullan─▒l─▒yor.

D├╝nyada 34 bin ├Âr├╝mcek cinsi tespit edilmi┼čtir. Yani her cins ├Âr├╝mcek farkl─▒ ├Âzellikler ta┼č─▒r. ├ľr├╝mceklerin hepsinde zehir bezleri vard─▒r, ama karadul ├Âr├╝mce─či, kahverengi ├Âr├╝mcek gibi ├žok az t├╝r├╝ insana zarar verebilir. D├╝nyan─▒n en b├╝y├╝k ├Âr├╝mce─či ise G├╝ney Amerika’n─▒n kuzey k─▒sm─▒nda ya┼čayan ‘Goliath Trantula’ isimli dev ├Âr├╝mcektir. Erke─činin baca─č─▒n─▒n boyu 25 santimetreyi bulur. Kurba─čalar─▒, kertenkeleleri, fareleri ve hatta k├╝├ž├╝k y─▒lanlar─▒ yakalay─▒p yiyecek kadar g├╝├žl├╝d├╝r.

├ľr├╝mcekler, di─čer b├Âceklerden farkl─▒ olarak sekiz baca─ča ve sekiz g├Âze sahiptirler. B├╝y├╝me safhas─▒nda bir bacak k─▒r─▒l─▒rsa yerine yenisi gelebilir. V├╝cutlar─▒ iki par├ža olup arka k─▒sm─▒ndaki bezlerden a─č ├╝retimi ba┼člar, buradaki ├žok ince deliklerden s─▒v─▒ ve damlalar halinde verilen a─č malzemesi d─▒┼čar─▒ ├ž─▒kar ├ž─▒kmaz donar.

├ľr├╝mcek a─č─▒n─▒n her taraf─▒ yap─▒┼č─▒c─▒ de─čildir. Kurban a─ča yakalan─▒nca yap─▒┼čkan k─▒sm─▒ bildiklerinden kendileri de a─ča yakalanmadan onun yan─▒na kadar giderler. ├ľr├╝mcek a─č─▒n─▒ amac─▒na g├Âre farkl─▒ ┼čekillerde ├Ârer. A─čdaki ipliklerin de cinsleri yerlerine g├Âre farkl─▒d─▒r. Yumurtalar─▒n sarmalanmas─▒ i├žin ├╝retti─či yumu┼čak iplik onu ayn─▒ zamanda bir u├žurtma gibi u├žurabilir. A─č─▒n ana yap─▒s─▒, dairesel k─▒s─▒mlar─▒, av─▒ yakalayacak k─▒sm─▒ i├žin elastikiyetleri ve sa─člaml─▒klar─▒ farkl─▒ ipler ├╝retir.

├ľr├╝mceklerin bir├žok t├╝r├╝nde erke─čine g├Âre 4 – 5 kat b├╝y├╝k olan di┼činin ├žiftle┼čtikten sonra erke─čini yedi─či do─črudur. Ancak bu erkeklerin bir gecelik zevk u─čruna katland─▒klar─▒ bir sonu├ž de─čil, kendi nesillerini devam ettirebilmek, kendi evlatlar─▒n─▒ ├╝rettirebilmek i├žin kendilerini di┼čiye kurban etmeleridir.

Add a Comment

E-posta hesab─▒n─▒z yay─▒mlanmayacak. Gerekli alanlar * ile i┼čaretlenmi┼člerdir